Skip to main content

YENİDOĞANIN FİZİK MUAYENESİ

Evre II              İntraventriküler kanama, ventrikülün %10-50’si dolu, dilatasyon yok
Evre III             Ventriküler dilatasyonla birlikte %50’den fazla kanama
Evre IV            Evre III’e ilaveten periventrikiler intraparenkimal kanama

 

Tanıda yardımcı olabilecek diğer yaklaşımlar: Lomber ponksiyon, ventriküler ponksiyon, kompüterize tomografi ve EEG.

 

İVK’nın en önemli komplikasyonu posthemorajik hidrosefalidir.%10-15’inde görülür. Diğer komplikasyonlar: Uygunsuz ADH salınımı, santral diabet insitus, subepandimal psödokist, porensefalik kist ve periventriküler lökomalazi (PVL).

Kötü prognoz nedenleri

Ventrikülo-peritoneal şant gerektiren progresif hidrosefali

30 hf.dan küçük gestasyonel yaş

Uzun mekanik ventilasyon (>28 gün)

İntraparenkimal kanama

Aşırı PVL

 

 

İVK gelişimini önleyen ilaçlar

Etamsilat         Kapiller kanamayı sınırlar, kanama zamanını azaltır.

İndometazin    Kan basıncındaki oynamaları azaltır.

Vitamin E        Endotel membranlarını stabilize eder.

Tedavide kullanılan ilaçlar

Fenobarbital    Taze donmuş plazma  NaHCO3

 

SUBDURAL KANAMA

        Doğum sırasında mekanik travma ile subdural aralıkta kan toplanmasıdır. En çok sefalopelvik uyuşmazlığı olan primipar kadınların term LGA bebeklerinde görülür. Klinik belirtiler değişkendir. Bir grup bebek asemptomatiktir veya hafif letarji dışında bulgu yoktur. Diğer bir grupta (akut kanama) ön fontanelin kabarık ve gergin oluşu, letarji ve hipotoni önde gelen bulgulardır. Moro refleksi zayıftır, kusma ve irritabilite görülebilir. Opistotonus gelişebilir. Subdural kanama en sık subakut gidiş gösterir. Bu grupta belirtiler doğumdan birkaç saat veya gün sonra fokal-multifokal nöbetlerle ortaya çıkar. Emme güçlüğü, uyarıya yanıt azalması, santral tip fasiyal paralizi, ekstremite paralizisi gelişebilir. Fontanel hafif-orta derecede kabarıktır, gözlerde “batan güneş manzarası” olabilir. Ağır vakalarda temporal lop herniasyonu, buna bağlı beyin sapı bulguları, tek taraflı midriasis gelişebilir. Kronik subdural hematomda belirtiler (ilerleyen baş büyümesi, anemi, konvülziyon ve gelişme geriliği)

 

birkaç hafta veya ay sonra ortaya çıkar. Subdural kanamalara %20 kafatası kırıkları eşlik eder. Bu açıdan kraniografi gereklidir. Kesin tanı BBT ile konur. Subdural kanamalar genellikle cerrahi tedavi gerektirir.

 

            OMURGA VE SPİNAL KORD TRAVMALARI

       Genellikle zor ve makadi doğumlar sırasında sırtın aşırı traksiyonu sonucu vertabralarda kırılma ve ayrılma olabilir. En sık 7. servikal ve 1. torakal vertebralar etkilenir. Nadiren spinal kordda kopma, kanama ve ödem görülür. Bu durumda lezyon altındaki bölgede 1. nöron tipi nörolojik fonksiyon kaybı vardır.

PERİFERİK SİNİR TRAVMALARI

BRAKİYAL PARALİZİ

İri bebeklerde omuz çekilirken brakiyal pleksusun zedelenmesi sonucu oluşur. Genellikle tek taraflıdır, sağ tarafta sola göre 2 kat sıktır.

Erb-Duchenne Paralizisi: Vakaların %80’ini oluşturur.Servikal 5 ve 6. sinirler zedelenir.  Çocuğun kolu tipik olarak adduksiyon ve iç rotasyonda, ön kol pronasyondadır. Paralitik tarafta Moro alınmaz. Biseps refleksi toktur. El hareketleri korunmuştur. Yakalama refleksi alınır. Beraberinde klavikula veya humerus kırıkları, omuz subluksasyonu görülebilir. Bazı vakalarda frenik sinir (4. servikal) de olaya katılır. Frenik sinir paralizisinde solunum güçlüğü ile birlikte karın tipi solunumun olmadığı farkedilir. Akciğer grafisinde o taraf diafragma yükselmiştir.

Klumpke Paralizisi: Servikal 7,8 ve torakal 1. sinirler zarar görür. Elde paralizi olur. Yakalama refleksi yoktur. 1. torakal sinirin sempatik lifleri tutulduğunda Horner sendromu (ptosis ve miyosis) birliktedir.

 

Tedavide ön kol dirsekten 90o/90o ve kol dış rotasyonda yatağa tespit edilir. El de etkilenmişse avuç içi doldurularak el nötral pozisyonda tutulur. Erb-Duchenne paralizi (ödem ve kanamaya bağlı olanlar) genellikle tam şifa ile sonlanır.  İyileşme süresi birkaç hafta ile 18 ay arasında değişir. Tam sinir kopmalarında ve Klumpke paralizisinde prognoz kötüdür. Bu çocuklarda nörolojik defisit kalıcıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir