Skip to main content

YENİDOĞANIN FİZİK MUAYENESİ

Yenidoğanda solunum fizyolojisi

  • Fetusun kilogram başına 02 tüketimi erişkinden 2 kat fazladır.
  • O2 depoları 1-2 dk yeterli olan fetusda  Pa O2 30-35 mmHg kadardır.
  • Fetal hb.nin O2’e affinitesi ve taşıma kapasitesi yüksektir. Bunun nedeni Hb F’in

2-3 DPG ile bağlantısının daha az olmasıdır.

  • Fetal Pa CO2 45-50 mmHg, pH 7.34-7.38 arasındadır.

Sonuç: Maternal kan nispeten daha alkalik ve hipokarbik, fetal kan daha asidik ve hiperkarbik ve vücut ısısı 0.5 oC daha yüksek olduğu için plasental gaz alışverişiplasental solunum sağlanır.

  • İU solunum hareketleri gebeliğin erken dönemlerinden itibaren vardır. 20. hf.ya kadar düzensiz olan bu hareketler, 36. hf.da tamamen düzeli hale gelir.
  • Fetal solunum hareketlerinin amacı doğumdan sonraki esas solunum hareketlerine hazırlık yapmak ve akciğerlerde yapılan alveoler sıvıyı sürekli olarak amniyon sıvısına boşaltmaktır.
  • Fetal alveoler sıvı (FAS) alveol epitelinde aktif transport ile yapılır, Cl ve K’dan zengin asidik (HCO3 düşük) bir sıvıdır.
  • FAS gebeliğin sonuna doğru akciğerlerde 30-35 ml/kg bulunur. Bu miktar doğumdan sonra oluşacal fonksiyonel rezidüel kapasite (FRK) kadardır. FAS’ın
  • 1/3’ü doğumun başlamasıyla beta-adrenerjik (adrenalin) uyarım sonucu (yapımı durdurur, absorpsiyon başlar), 1/3’ü doğum sırasında göğüs kompresyonu sonucu (trakea ve ağız yoluyla atılır), 1/3’ü ise pulmoner kapiller ve lenfatikler yoluyla absorbe edilerek temizlenir. FAS’nın temizlenmesi sonucu FRK tam olarak 1. dk.da oluşur. Bu nedenle APGAR ilk olarak 1. dk.da değerlendirilir.

 

Fetal Akciğer Gelişimi

3 evrede olur: 1. Psödoglandüler evre (ilk 16 hf), 2. Kanaliküler evre (16-24 hf)

3. Terminal kese – sakküler evre (24 hf.dan sonra). Gebeliğin 24-26. hf.sından önce alveoler epitel diferensiasyonunu tamamlamamıştır. Bu haftadan sonra epitel hücreleri tip I ve tip II pnömositlere diferensiye olur. Tip I hücreler gaz alışverişinden, tip II hücreler sürfaktan yapımından sorumludur. Yenidoğanda pnömositlerin büyük çoğunluğu tip II’lerden oluşurken bu oran erişkinlerde % 7’dir.

Sürfaktan

Fiziksel olarak “deterjan” özelliği gösteren sürfaktan, yüzey gerilimini azaltarak alveollerin kollabe olmalarını önler. Lipoprotein yapıdadır.

% 80-90 lipid

% 80-90 fosfolipid

%60-65 fosfatidilkolin (FTK- lesitin-L)

% 8-12  fosfatidilgliserol (FTG) ve fosfatidilinositol (FTİ)

% 10-20 sfingomiyelin (S) ve kolesterol

% 10-20 protein

% 1-2     karbonhidrat

Gebeliğin 30. hf.sından sonra lesitin sentezi artarken sfingomiyelin sentezi azalır. 36. hf.da L/S oranı 2/1 olduğunda akciğer matürasyonu tamamlanmış sayılır.

L/S < 1.5                      ise        % 70

L/S = 1.5-1.9                ise        % 50

L/S > 2                                    ise        % 2-5               oranında RDS gelişebilir.

 

Sürfaktan sisteminin matürasyonunun değerlendirilmesinde L/S oranı yanı sıra FTG düzeyi de önemlidir. Diyabetik anne bebeklerinde L/S > 2 olsa bile yeterli FTG yapılamamış olduğundan sürfaktan yetersizliğine bağlı RDS gelişebilir.

 

Diyabetik anne bebeklerinde     L/S = 2.1-3.4     ise % 10

L/S = 3.5          ise % 5            RDS gelişebilir.

 

Buna karşılık plasental yetmezliklerde (İUGG) FTG daha erken ortaya çıktığından L/S<2 olsa bile RDS nispeten daha az gelişir.

Akciğer matürasyonunu hızlandıran ve geciktiren durumlar

 

Hızlandıranlar

Kronik retroplasental kanama

Erken membran rüptürü

Asfiksi olmadan uzamış doğum

Plasental yetmezlik

Orak hücreli anemi

Hipertiroidi

Cinsiyet (kız)

Geciktirenler

Maternel diyabet mellitus

Hidrops fetalis

Asfiksi

İntrauterin enfeksiyon

Kronik oligohidramniyos (28 hf.dan önce)

 

 

 

L/S oranına bakılması çok önemli olmakla birlikte bebeğin hipoksiden korunması daha önemlidir. Hipoksik ortamda sürfaktanı yapan tip II pnömpsitler de zedelenir. Bu nedenle İU hipoksi saptandığınd, L/S ne olursa olsun bebeğin doğuma alınması gerekir. Böyle durumlarda sürfaktan sisteminin olgunlaşmasının hızlanması için anneye verilen steroidlerde genellikle etkili olmaz (zaten endojen steroidler artmıştır!).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir