Skip to main content

Viroloji-Mikoloji-Parazitoloji

   1. Spesifik      

       2. Non-spesifik   Non-spesifik savunma:      

       1. İnterferonlar     

        2. Ateş        

     3. Fagositoz          

   4. Mukosiliyer temizlenme

İNTERFERONLAR

İnterferonlar viral proteinlerin translasyonunu bloke ederek etki eder.

 İnterferonlar 3 gruba ayrılır:     

        1. Alfa – interferonlar (lökosit)       

      2. Beta – interferonlar (fibroblast)          

     3. Gama – interferonlar (lenfosit) Alfa ve Beta interferonlar      

       İnterferon, enfekte konakta özgül olmayan cevabı oluşturan en önemli koruma vasıtasıdır.              Viral mRNA’ nın translasyonunu inhibe eder. Gama interferon

 Gama interferon primer olarak Th hücreleri tarafından üretilen bir lenfokindir.

           Gama interferon, makrofaj, NK hücresi ve nötrofillerin fagositoz etkinliğini aktive eden en güçlü maddelerdir.             Gama interferon Class I ve II MHC proteinlerinin sentezini artırır.  İnterferonların bazı özellikleri:

Virüs için değil, konak hücre için spesifiktir.

Protein yapısındadır, insan interferonu glikoprotein yapısındadır.

İnterferonların en sık yan etkisi İnfluenza benzeri hastalıktır.

Çoğu aside ve ısıya dirençlidir. 5. kromozomun 21. geninden kodlanırlar.

DNA teknolojisi ile sadece alfa ve beta interferon üretilebilmektedir.

         Antitümoral etkisi vardır. Hücre proliferasyonunu bloke eder. Hipotalamusa etkiyerek PGE2 sentezi ile ateş oluşturur.

Onkojenik Virüsler
Virüs ailesi Virüs Transformasyon mekanizması Ouşturduğu maliğnite
Papovaviradae (DNA) HPV E6 ve E7 proteinleri Genital kanser (en sık serviks), Squamöz cell ca, Orofaringeal ca, Larinks papillomu (çocuklarda)
SV40 T antijeni Hamsterda beyin ve kemik kanseri ile mezotelyoma
BK ve JC İnsanda kanser yaptığı gösterilememiş
Herpesviridae (DNA) EBV EBNA ve LMP,

Burkitt (c-myc proteini)Nazofarinks ca, Burkitt lenfoma, B hücre lenfomasıHHV8V-gpcr V-siklinKaposi sarkomu Primer effüzyon lenfomasıHepadnaviridae(DNA)HBVX proteiniHepatosellüler kanserFlaviviradae (RNA)HCV Hapatosellüler ca (en sık)RetroviridaeHTLV-1Tax proteini (IL-2)Erişkin T hücreli lösemi/lenfomaHTLV-2 Hair cell lösemiAdenoviridaeAdenovirüsE1A ve E1B proteinleriHayvanlarda sarkom yapmasına rağmen insanda kanser yaptığı gösterilememiştir.

VİRÜSLERİN SINIFLAMASI

Nükleik asit yapısına göre 2 gruba ayrılabilir:             1. DNA virüsleri             2. RNA virüsleri

DNA virüsleri:

Poxvirus

Herpesvirus

Adenovirus

Papovavirus

Parvovirus

Hepadnavirus

dna

RNA virüsleri:

Picornavirus

Paramiksovirus

Ortomiksovirus

Koronavirus

Retrovirus

Reovirus

Firbovirus

Togavirus

Rabdovirus

Bunyavirus

Kalisivirus

rna

ZARFLI DNA VİRÜSLERİ

Latent enfeksiyon oluşturma yetenekleri vardır. HERPESVİRÜSLAR Herpesvirus ailesinin 5 önemli patojeni vardır:             1. HSV-1             2. HSV-2             3. VZV (Varicella – Zoster)             4. EBV             5. CMV            

Tüm herpes virusler yapıca birbirine benzerler.

Tümü lipoprotein bir zarf ile çevrili ikozahedral yapıya sahiptir.

 Çift iplikçikli DNA içerir.

Latent enfeksiyonlara neden olurlar.

HSV-1, HSV-II ve VZV hem primer enfeksiyonda hem de aktivasyonlarında veziküler döküntü yapar.

Bazı herpesvirusler insanda kansere sebep olur.

Gruba özgü ortak antijenleri yoktur.

Tüm herpes virusler ektodermal kökenli hücrelere yerleşmeye eğilimlidir.

Latent fazdaki virus çoğalmaz.

HSV-I ve HSV-2

          HSV-I‘in yaptığı lezyonlar genellikle belden yukarıda iken HSV-2 lezyonları belden aşağıdadır. HSV-I enfeksiyonları:              Akut gingivostomatit (primer HSV en sık formu)              Herpes labialis (Nükseden); en sık görülen form       

Keratokonjonktivit

Ensefalit

HSV-2 enfeksiyonları:             Genital herpes (en sık)            

Neonatal herpes

Aseptik menenjit

 

HSV-I esas olarak tükrükle, HSV-II cinsel temasla bulaşır.

HSV-I enfeksiyonları genital bölgede, HSV-II lezyonlarıda ağız boşluğunda görülebilir. (%10-20)

Genellikle HSV-I trigeminal gangliyonlar, HSV-II lumbar ve sakral gangliyonlarda latent haldedir.

HSV-II doğum esnasında yenidoğana bulaşarak ciddi generaline neonatal herpes oluşturur.

Herpesvirüslerin lezyonlarının tabanında tipik olarak çok çekirdekli dev hücreler bulunur.

Herpes ensefalit’i sıklıkla temporal lobu tutar.

Keratokonjuktivit sonucu oluşan korneal körlüğün en sık rastlanan etkenidir.

En sık mortaliteye neden olan ensefalit etkeni virüs, Herpes Simplex virüs’tür.

             HSV-I ve II plesantayı geçemezler.

Virüslere karşı kanda antikorlar olduğu halde latent enfeksiyonlar ortaya çıkabilir.

HSV ürediği hücrelerde intranükleer inklüzyon cisimcikleri (Crowdy A) yapar.

 Primer enfeksiyon %90-95 oranında asemptomatik geçer.

            Herpes simplex Tip I’in neden olduğu ilk enfeksiyon genellikle çocuklarda gingivostomatit, yetişkinlerde farenjit’tir.             Herpes gingivostomatit 2-3 mm’lik gri-beyaz nekrotiktir ve ağrılıdır. Herpes gingivostomatit Ramsey-Hunt sendromu             HSV nin fasial siniri tutmasıdır.

Herpes zoster sebep olur

Fasial paralizi

Dilin 2/3 ön duyu kusuru vardır.

Şiddetli ağrı ve veziküller mevcuttur.

Tedavide famciclovir kullanılır

famciclovir Tanı            Hücre kültürlerine ekilerek yapılır. Tipik sitopatik etki 1-3 günde görülür.

ELİSA ile antikorlar aranabilir.

          Deri lezyonlarında vezikül tabanından alınan hücrelerin giemsa ile boyanmasıyla Tzanck yayması hızlı bir tanı yöntemidir. (Multinukluer dev hücre) dev hücre Tedavi

acyclovir,

valacyclovir,

vidarabin

Asiklovir:

Lezyonların süresini kısaltır.

Virusun yayılmasını azaltır.

HSV-I’in göz enfeksiyonları için trifluridin lokal olarak kullanılır.

 

HERPES VİRUSLARA ETKİLİ İLAÇLAR

Asiklovir

Herpes enfeksiyonlarında ilk tercihtir.

Bu grubtaki ilaçların en selektif olanıdır.

             Virus tarafından alındığına timidin kinaz aracılığıyla asiklovir trifosfat dönüştürülür.

   Sadece replike olan virüslere etkilidir. Latentlere etkisizdir.

             EBV ve CMV timidin kinaz bulundurmadığından asiklovire dirençlidir.

IV, oral veya topikal yolla kullanılabilir.

BOS’a geçer.

Sistemik uygulandığında böbrek fonksiyon bozukluğu yapabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir