Skip to main content

SANTRAL SİNİR SİSTEMİ VE FARMAKOLOJİSİ

         Sarkoplazmik retikulumdan kalsiyum salınımını ve dolayısıyla kas kasılmasını önler. Kas düzeyindeki etkiyle çizgili kasları gevşetir.En önemli kullanım yeri malign hipertermidir.

İdiyosenkratik hepatotoksik etki oluşturabilir.

 

BARBİTÜRATLAR

BARBİTÜRATLARIN ETKİ SÜRELERİNE GÖRE SINIFLANDIRILMASI
Uzun Etkililer Orta Etkililer Kısa Etkililer
Fenobarbital AllobarbitalPentobarbital

Sekobarbital

Amobarbital

Aprobarbital

Butabarbital

Butalbital

MefobarbitalTiopentalMetoheksital

Tiyamilal

 

 

Bz’lere göre daha güçlü antikonvülsandırlar.

Antikonvülsan etkilerine karşı tolerans gelişmez.

En güçlü antiepileptik etki fenobarbital’de ortaya çıkar.

Kern ikterus tedavisinde kullanılırlar. (İndirekt bilirubin konjugasyonunu arttırırlar)

Beyin kan akımını ve oksijen tüketimini azaltırlar. Bu nedenle KİBAS’lı hastalarda iyi tercihlerdir.

Göz içi basıncını düşürürler.

Laringospazm ve öksürük yaparlar.

Anestezik dozlarda, hipotalamustaki termoregülatör merkezi inhibe ederek hipotermi yapabilirler.

GİS düz kas tonüsünü ve motilitesini azaltırlar. Konstipasyon yaparlar.

Karaciğerde safra oluşumunu ve safra akımını artırırlar (kolerezis).

Hiperaljezik etkileri vardır.

ALKOL (ETANOL)

           GABA Cl kanalı kompleksini aktive ederek hipnosedatif etki gösterir. Ayrıca NMDA bloker etkiside bulunur.

Antihistaminiklerle, barbituratlarla, benzodiazepin birlikte alındığında ağır SSS depresyonu oluşabilir.

Etanol mide barsak kanalında çabuk ve tam absorbe olur.

          Esas olarak karaciğerde alkol dehidrogenaz tarafından asetaldehite ve daha sonra da aldehit dehidrogenaz ile asetata dönüştürülür.

          Metil alkol, etil alkol gibi aynı enzimlerle metabolize edilir. Fakat son metabolit formaldehit ve formik asit gibi fazla toksit maddelerdir.

 

          Alkol dehidrogenaz inhibitörü olan Fomepizol toxitede kullanılır. Metil alkol zehirlenmesinde etil alkol verilmesi, metilalkol metabolizmasını yavaşlatır ve toksik metabolit oluşum hızını düşürür.

DİSULFİRAM

Aldehit dehidrogenazı inhibe ederek alkol alanlarda asetaldehit birikmesine bağlı asetaldehit sendromuna neden olur.

Disulfiram benzeri etki gösteren ilaçlar;

Kloralhidrat

Prokarbazin

Sefalosporinler: Moksalaktam, sefamandol, sefaperazon

Metronidazol

Klorpropamid

 

Asetaldehitin kanda birikmesi;

Yüzde sıcaklık hissi, kızarıklık

Taşikardi

Hiperventilasyon

Bulantı’ya neden olur.

Alkolü bırakmak isteyenlerde yararlı olmaktadır.

İlaçla birlikte alkol almaması öğütlenmelidir.

NOT:

Alkol yoksunluğunda deliryum tremenste kullanılan ilaçlar :

            Lorazepam, beta bloker, klonidin, karbamazepin

Alkol kullananlarda relapsı azaltan ilaçlar :

           Disulfuram, nalokson, acamprosate (GABA erjik)

 

NOT:

FETAL ALKOL SENDROMU

Maternal alkol kullanımına bağlı gelişir.

Düşük Doğum ağırlığı

Doğum sonrası kİlo alamama

Mikrosefali

Motor-mental reterdasyon (Hiperaktivite)

Karakteristik yüz (epikantus, ptozis, küçük çene)

 

WERNICKE – KORSAKOFF SENDROMU (WKS)

19. yüzyılın son dekadlarında ayrı ayrı tanımlanan Wernicke Ensefalopatisi ve Korsakoff Psikozu sonraları etyolojik, klinik ve histopatolojik ortak özellikleri nedeniyle Wernicke-Korsakoff Sendromu (WKS) olarak nitelenmiştir.

Sendromun bileşenlerinden Wernicke Ensefalopatisi (polioencephalitis hemorrhagica superioris) akut veya subakut başlayan oküler bulgular, ataksi ve konfüzyonla karakterizedir.

Korsakoff Psikozunda ise diğer kognitif fonksiyonlar görece korunmuşken, belirgin bozukluk bellek alanındadır. Korsakoff Psikozu sıklıkla Wernicke Ensefalopatisi ile birlikte görülür. Korsakoff Sendromunu, Wernicke Ensefalopatisinin seyrinde  eklenen psişik semptomlar olarak nitelendirmek yanlış bir tanımlama olmayacaktır.

Etyolojide avitaminoz ve özellikle tiamin (B1) eksikliği sorumlu tutulmaktadır. Yapılan otopsi çalışmalarında tiamin bağımlı enzimlerin aktivitesinde selektif azalma bulunmuştur. Ayrıca B1den fakir dietle beslenen hayvanlarda WKS bulguları izlenmiştir. Tiaminin dietle alınmasındaki yetersizlikden dolayı sendromun ortaya çıktığı düşünülmektedir.

 

Klinik belirti ve Bulgular

Sendromun en sık rastlanılan bulguları mental durumda bozulma, okülomotor bulgular ve dengesiz yürümedir.

Mental Bulgular:

Akut WKS sendromunda mental  semptom olarak en sık konfüzyona rastlanılır. Hasta apatiktir, oryantasyonu kaybolmuştur. Konfüzyonel duruma ataksi ve okülomotor bulgular eşlik eder. Tedaviye bu dönemde başlanmazsa hastalık progresif seyir gösterir ve kalıcı bulgular oluşur. Konfüzyonel durum ciddi bir amneziye dönüşür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir