Skip to main content

SANTRAL SİNİR SİSTEMİ VE FARMAKOLOJİSİ

Aksiyon potansiyelinin oluşumu hep ya da hiç ilkesine uyar. Voltaj bağımlı Na kanallarını açabilen bir uyarı aksiyon potansiyeli oluştururken, hücreyi eşik değere getiremeyen, yani voltaj bağımlı Na kanallarını açamayan uyarılar aksiyon potansiyeli oluşturmazlar. Buna hep yada hiç ilkesi denir.

 

MYELİNLİ VE MYELINSİZ LİFLERDE İLETİ HIZI

Myelinsiz liflerde:

Akson çapı kalınlaştıkça, aksonda iletim hızı artar.

 

Miyelinli liflerde:

Periferik sinir sisteminde myelini Schwan hücreleri yapar. Myelin, sfingomiyelin denen yalıtkan lipid içerikli bir maddedir. Bu nedenle sfingomiyelin olan yerlerden sodyum akson membranından içeri akamaz.

           İki Schwan hücresi arası çıplak akson parçasına Ranvier boğumu adı verilir. Depolarizasyon iyonu olan Na bu boğumlardan akson stoplazmasına geçer. Bu nedenle aksiyon potansiyeli Ranvier boğumlarında atlamalı olarak ilerler. Buna saltolu veya atlamalı ileti denir.

 

 MYELİN ve HİSTOLOJİK GÖRÜNÜM

Myelin kılıfların oluşması sırasında arada sıkışıp kalmış schwann hücre sitoplazma bölümlerine Schmidt-Lantermann yarıkları denir

MYELİN

UZANTILARINA GÖRE NÖRONLAR

                   Psödounipolar nöronlar: Medulla spinalis arkasında yerleşmiş duyu gangliyonlarında bulunur.

                   Bipolar nöronlar:Somanın karşılıklı kutuplarından çıkan bir akson ve dendritten oluşmuştur. Özel duyular bu tip noronlarla algılanır. Retina, olfaktor, işitme nöronları bu tiptir.

                    Multipolar nöronlar: Bir akson ile iki veya daha fazla dendritten oluşur ve vücutta en fazla bulunan nöron tipidir. Merkezi sinir sistemi ve medulla spinalis ön boynuz (Motor nöronlar) nöronları bu tiptir.

nöronlar

 

                                SİNİR DOKUSUNUN DEJENERASYONU VE REJENERASYONU

Nöronlar bölünmezler ve dejenerasyonları kalıcı kayıp gösterir.

Periferik sinir lifleri eğer perikaryonları hasarlanmamışsa rejenere olabilir. MSS’de nöron kaybı nöroglia ile doldurulur. Hasar perikaryonda ise rejenerasyon olmaz.

Periferik sinir aksonları kesildiğinde, kopan segment dejenerasyona uğrar buna Wallerian dejenerasyon adı verilir.

Aksonal hasarda perikaryonda İlk değişiklik kromatolizistir. (Nissl cisimleri bozulur) . Sonra perikaryon şişer ve nükleus ortadan perifere kayar.

              Wallerian dejenerasyondan sonraki rejenerasyon Schwann hücrelerinin proliferasyonuna bağlıdır.

Wallerian rejenerasyonda aksonal tomurcuğun ilerleyebilmesi için Schwann hücrelerinin tomurcuğun içinden geçecek şekilde prolifere olup rehberlik yapması lazımdır.

 Wallerian dejenerasyon

NOGO FAKTÖR

                Merkezi sinir sisteminde bulunan nöron aksonları dejenere olduğunda aksonların tekrar rejenere olması mümkün değildir.  Bunun sebebi glial hücrelerden salınan ve akson uzamasını inhibe eden nogo olarak adlandırılan maddedir.

               Nogo oligodentrosit hasarında salınmaktadır. Ancak periferik sinir sisteminde akson rejenerasyonu mümkündür. Deneysel olarak per­iferik sinir sisteminin kılıfı beyne nakledilirse, schwann hücresinde bu faktör olmadığı için, hasarlı beyin aksonu uzayabilir.

Bunun için anti-nogo antikorları üretilmiştir (IN-1). Belkide gelecekte bu antikorlarla medulla spinalis hasarları  tamir edile­bilecek.

SİNİR LİFİ TİPLERİ

Nöronlar kalınlıkları ve fonksiyonları baz alınarak gruplandırılmışlardır.

Sinir lifleri A, B, C olmak üzere 3 tipe ayrılır. Bu sınıflama sinir lifinin kalınlığına göre yapılmıştır. A lifleri en kalın iken, C lifleri en incedir.

Akson çapı ne kadar fazla ise rezistans azalacağı için ileti hızı o kadar artar. Bu nedenle A lifleri en hızlı, C lifleri ise en yavaştır. A lifleri kendi arasında alfa, beta, gama ve delta olmak üzere 4 alt gruba ayrılmaktadır.

A- Alfa: İskelet kasına motor inervasyon götürür

A- Beta: Dokunma ve basınç duyusunu alır.

          A- Gama: Kas iğciğine motor inervasyon götürür ve kas iğciğinin boyunu kısaltır. Böylelikle kas iğciğinin sensivitesini arttırır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir