Skip to main content

PATOLOJİ

1.   gün: Kesi sınırlarında nötrofiller görülür ve fibrin pıhtısına doğru göç ederler. Kesi kenarındaki bazal epiteliyal hücreler çoğalmaya ve orta hat hizasına doğru kaymaya başlarıar.

2.   günden itibaren epitel uçları bazal tabaka hizasında birleşmeye başlamıştır. Yüzeydeki kabuğun altında birleşip ince epiteliyal tabaka oluştururlar. Yara kenarlarında kollajen lifler görülmeye başlar.

3.   günden sonra nötrofillerin yerini makrofajlar almava başlar, granülasyon dokusu iyice şekillenmeye başlamıştır. Kollajen fibrillerin yapımı başlar. Epiteliyal hücre proliferasyonu devam eder.

4-5. günler: Granülasyon dokusu ve yeni damarlanma en üst seviyesine 5. günde ulaşır. Kollajen fibrilleri çoğalır ve insizyon hattını birleştirmeye başlar.

Epidermis normal kalınlığını artmıştır. Yüzeyde keratin oluşumu saptanır.

 

İkinci hafta: Kollajen birikimi ve fibroblast formasyonu devam eder ve lökosit infiltrasyonu, ödem ve damarlan­ma ile diğer komponentler azalır.

İlk ay sonu: Normal epitelle döşeli minimal bir skar dokusu gelişimi izlenir. Bu bölgede deri ekleri kaybol­muştur ve bu alanda tekrar oluşmayacaklardır. Zamanla yaranın gerilimi artar.

Sekonder Yara iyileşmesi (yara dudaklarının arası açık ise); Ülser, enfarkt, abse gibi geniş doku kayıplarında görülür. Geniş bir granülasyon dokusu oluşur ve yara sınırlarından taşar.

Büyük granülasyon dokusu, oluşan skar dokusunun da primer iyileşmeye göre daha büyük olmasına yol aça­caktır. Ayrıca nekrotik debri de fazla olduğundan, daha hacimli bir iltihabi komponent bulunacaktır.

Sekonder yara iyileşmesinin önemli üçüncü bir farkı da fark edilebilir gerimi göstermesidir.

Sekonder yara iyileşmesi primere göre daha büyük granülasyon dokusu, daha şiddetli iltihap, daha uzun iyileşme süresi, daha büyük nedbe oluşturur ve, yara ger­imi gelişimi izlenir.

 

Sekonder yara iyileşmesinin primer yara

İyileşmesine göre farkları

●    Sekonder yara iyileşmesinde daha yüksek oranda enflamasyon bulunur.

●    Sekonder yara iyileşmesinde defekti doldurabilmek için büyük miktarda granülasyon dokusu gereklidir.

●    Sekonder yara iyileşmesinde yara kontraksiyonu daha yavaş gelişir.

●    Sekonder yara iyileşmesi daha büyük skar doku gelişimi ile sonuçlanır.

●    Sekonder yara iyileşmesi daha uzun sürede gerçek­leşir.

 

Yara iyileşmesini etkileyen faktörler

Yara iyileşmesi sistemik ve lokal faktörler tarafından etk­ilenir; ancak unutulmaması gereken yara iyileşmesinde en önemli olanın lokal faktörler olduğudur.

 

Lokal faktörler:

¨   Kanlanma

¨   Denervasyon

¨   Lokal infeksiyon

¨   Yabancı cisim

¨   Hematom

¨   Mekanik stress

¨   Nekrotik doku

¨   Koruma amaçlı örtme . Cerrahi tetkikler

¨   Dokunun tipi

¨   Radyasyon

 

Sistemik faktörler:

¨   Yaş

¨   Anemi

¨   İlaçlar (steraidier, sitotoksikler, aşırı antibiyotik kul­lanımı)

¨   Genetik hastalıklar (osteogenesis imperfekta, Ehler­Danlos, Marfan)

¨   Hormonlar

¨   Diabet

¨   Habis hastalıklar

¨   Malnütrisyon

¨   Şişmanlık

¨   Sistemik infeksiyon

¨   Yüksek ısı

¨   Travma, hipovolemi ve hipoksi

¨   Üremi

¨   Vitamin eksikliği (C vitamini gibi)

¨   Eser element eksikliği (bakır, civa gibi)

 

Yara iyileşmesinin patolojik sonuçları

Üç tip patoloji bilinmektedir:

 

a- Hatalı skar formasyonu (iki sonucu vardır: yara rüp­türü ve ülserasyon)

b- Aşırı miktarda kollajen birikimi

Keloid; hipertrofik skar olarak da adlandırılır; yara böl­gesinde gerekenden çok fazla kollajen üretiminin yapılması ile karakterizedir. Temelde hastanın fibroblast­larının bir bozukluğudur. Aynı hastada her hasar keloid ile sonuçlanabilir. Ancak bilinmesi gereken keloidin en sık görüldüğü bölgeler; kulak çevresi, omuz, sternum üzeridir.

Kimi durumlarda yara iyileşmesi yada kronik mekanik iri­tasyon yaşanan bölgelerde yoğun fibroblast proliferasy­onu oluşabilir. Bunlar insizyon skarlarında veya travma alanlarında izlenebilirler. Bu yoğun fibroblast ve buna eşlik eden yoğun kollajen üretimi, lokal agresif bir tümör olarak gelişebilir. Cerrahi rezeksiyon sonrası nüks ede­bilen bu konnektif doku tümörlerine desmoidler veya agresif fibromatozisler adı verilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir