Skip to main content

PATOLOJİ

 

REJENERASYON

Normal Hücre Büyümesinin Kontrolü ve Hasar Bölgesinde Diferansiyasyon

Hücrelerin proliferasyonları doku hasarı, hücre ölümü ve mekanik deformasyonlara cevap olarak gelişir. Hücre çoğalmasını, bulundukları mikroçevrede düzenleyen uyarıcı ve engelleyici maddeler vardır.

Her ne kadar büyüme hücre siklusunun hızlanması ve hücre kaybının azalmasıyla karakterize ise de en önemli düzenleyici mekanizma ya da proliferasyona en büyük katkı dinlenmekte olan hücrelerin ( G0) hücre siklusuna (G1) sokulmasıdır.

 

Hücre siklusu ve farklı hücre tiplerinin çoğalma potansiyelleri

Hücreler çoğalma yeteneklerine göre 3 gruba ayrılır:

1)   Labil hücreler (stem cell)

Dokuda herhangi bir hasar olmadan sürekli çoğalan, bölünen hücrelerdir. (stem cell) En iyi örnekleri kemik iliği hücreleri, epitel hücreleri (özel­likle mukozal epitel hücreler), germ hücreleridir.

2)   Stabil hücreler (diferansiye hücreler)

Dokularda Go fazında durup ihtiyaç olduğunda ya da hasar geliştiğinde rejenerasyon gösterebilen (böl üne­bilen) hücrelerdir (sadece gerektiğinde bölünen hücrel­erdir).

Karaciğer, pankreas, böbrek gibi organların parankimal hücreleri, endotelyal hücreler, fibroblastlar ve düz kas hücreleri stabil hücreler için en iyi örneklerdir.

Altında destek doku karakterinde stroma bulunan (özel­likle bazal membranı olan) parankimal hücreler hasarıtakiben rejenere olabilirler. Eğer dokudaki hasar bazal membranı yıkmış ise fibrozis gelişimi tabloya eklenir.

3)   Kalıcı, bölünmeyen hücreler (terminal difaransiye hücreler)

Embriyolojik gelişimden sonra hiç bölünmeyen hücre­lerdir. Lens hücreleri, kalp kası ve sinir lifleri en iyi örnek­lerdir. İskelet kası da bu grupta olmasına rağmen sınırlıda olsada olsa bir rejenerasyon kapasitesi vardır.

 

Hücre büyümesinin moleküler düzeyi

Bir hücreye büyümesi yönünde uyaran farklı tiplerdeki sinyal ileti sistemleri ile ya da yüzey reseptörleri ile ulaşır.

Polipeptid yapıdaki büyüme faktörleri (growth faktör­ler) serumda bulunur ya da lokal olarak parankimde üretilirler.

Growth faktörler (GF) hücrede bulunan normal büyüme mekanizmaları ile ilgili bir takım genleri etkilerler ve uyarı aldığında yada aktive olduğunda hücreyi bölünmeye götüren DNA kısımlarına protoonkogen adı verilir (bir hücrenin bölünebilmesi için bu proonkojeninin uyarılması gerekir).

Bazen bu fizyolojik protoonkogenlerin yapılarında patolojik değişiklikler olur ve anormal büyümeyi sağla­yabilen onkogenler haline dönüşürler. (Yani normal hücre çoğalması ve kanser gelişimi çoğunlukla benzer yollardan geçmektedir)

 

Hücreler arası sinyal iletimindeki beş genel yol

a-   Otokrin sinyaller: Hücrelerin kendi sentezlediği ve salgıladığı moleküllere yanıt vermesidir. Özellikle sitokin­ler (IL-2 ® T hücresi), epiteliyal hiperplaziler (hepatik rejenerasyon gibi) ve tümörlerde izlenir (tümörler sıklıkla kendi büyüme faktörlerini kendileri yaparlar).

b-   Parakrin sinyaller: Bir hücre tarafından üretilen moleküllerin yakın çevresindeki hücreleri direkt olarak etkilemesi ile gerçekleşir. Yara iyileşmesi, konnektif doku onarımı ve iltihapta sıklıkla kullanılırlar. Makrofajların kro­nik iltihapta çevredeki fibroblastları uyarması iyi bir örnektir.

c-   Endokrin sinyaller: Endokrin organlarda üretilen hor­monların kan yolu ile hedef organlara taşınmasınıtanımlar. Hipofiz ve tiraid hormonları örnektir.

 

İnsanda hormonlar iki alt grupta incelenebilir

a-   Grup 1:  Lipofilik karakterde, plazmada abir taşıyıcı proteine bağlanarak taşınan, uzun plazma yarı ömrüne sahaip hormonlardır.

Lipofilik yapıda olmaları nedeni ile hücre membranını kolayca geçerler. Reseptörleri sitoplazmada (steroid hormonlar ve kalsitriol) ya da nükleus zarı (tiroid hormonları) üzerindedir.

d-   Grup 2: Bu grupta protein, politeini polipeptid, glikoprotein gibi peptid özellikte hormonlar ve katekolaminler yer alırlar. Plazmada taşıyıcı proteinleri yoktur, yarı ömürleri kasıdır.

Reseptörleri membranda bulunduğu için oluşturdukları sinyalin hücre için iletilmesi için ikinci bir haberci sistemi kullanırlar.

d-   Sinaptik sinyaller: Kas ve sinir dokuda izlenen, nöro­transmitterler tarafından gerçekleşen iletidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir