Skip to main content

PATOLOJİ

Mannoze reseptörleri monosit kaynaklı makrofajlarda, doku makrofajlarında ve dendritik hücrelerde saptanır­ken monositlerde bulunmaz. Alveolar makrofajlarda ise yüksek oranda bulunur.

Scavenger (çöpçü) reseptörler ise benzer karakterde işle­vi olan reseptörlerdir; fakat insanda orijinal fonksiyonlarıoksidize ve asetIIenmiş LDL partiküllerinin tanınması ve fagosite edilmesidir. Nadiren benzer yapıdaki bakterilerin fagositozunda da rol alırlar.

2) Opsonin reseptörleri

Bu reseptörler öncesinde başka mekanizmalar tarafından yabancı üzerinde oluşturulan işaretleyicilerin tanınmasını sağlar. insanda opsonin olarak bilinen en önemli iki mo­lekül; lg Fc kısmı ve kompleman komponentleridir (özel­likle C3b). Makrofajların yüzeyinde bu opsoninlerin tanın­masını sağlayan reseptörler bulunur; bunlar;

CR3 (Komplaman 3 reseptörü) reseptörleri fagositik hüc­relerin (mononükleer fagositler ve PNL’ler) major integrin­leridir ve ayrıca NK hücreleri ve az sayıda lenfosittede bu­lunur. Fagositoza ek olarak CR3 lökositlerin endotele adezyonunu stabilize eder ve iltihaplı organa migrasyonu­nu uyarıro insanda CR3’ün blokajı sonrası basillerin fagosi­tozu % 80 azalır.

 

3) Tool -like reseptör (TLR)

Çok iyi tanımlanmamasına karşın, bugün için, adaptif im­mün sistemden ayrı olarak, insanda hastalık etkeni olan farklı invazif etkenlere karşı, her bir immün sistem fago­sitik hücrelerin yüzeyinde saptanan, genetik olarak olu­şan (canlılarda fliogenetik olarak korunmuş) predetermi­nant (etken ile karşılaşmadan önce gelişmiş) reseptörler­dir.

insanda, savunmanın ilk basamağını oluşturan fagositik hücrelerde ilk karşılaşılan antijeni tanıma amacı için geliş­miş bu reseptörler “pattern-recognition receptors” (antijenik yapıyı, insana ait olmayanı tanıyabilen reseptör­ler) olarak bilinirler. İnsan hücrelerinde bulunan bu re­septörler, yeryüzündeki pek çok farklı mikroorganizma arasında yüksek oranda korunmuş yapısal müleküler ele­manları tanımakta ve onlara bağlanabilmektedirler.

Bu reseptörler bugün ”Toll -like reseptor- TLR- olarak adlandırılmaktadır. Farklı TLR grupları insanda özellikle lipo­polisakkaritlere (LPS) karşı hücresel yanıtın oluşumunda te­mel rolü oynarlar. Hastalık etkenlerine karşı gelişen non­spesifik (doğal immünite) ve spesifik (adaptif) immünitenin oluşumunda TLR taşıyan hücreler kilit roloynarlar ve bu iki sistem arasında bağlantıyı kurarlar.

 

TLR alt tipleri
TLR Ligand Mikrobial kaynak
TLR2 LipoproteinlerPeptidoglikan………………….ZymosanLPS……………………………..GPl anchorLipoarabinomannan…………..Phosphatidylinositol dimannoside BakterilerGram pozitif bakteriMantarLeptospiraTrypanosomaMikobakteriaMikobakteria
TLR3 Ç ift iplikli RNA? Virüsler
TLR4 LPSHSP60 Gram negatif bakteriKlamidya, mikrobakterler
TLR5 Flagellin Farklı bakteriler
TLR9 CpG DNA Bakteri ve protozoalar
 

 

TLR makrofaj hücre yüzeyinde CD14 ile bir arada çalışır (CD14, plazma LPS-bağlayan proteini için hücre yüzey re­septörüdür). Temel yapıları, tekrarlayan lösinden zengin motifler içeren, ekstrasellüller alanı olan transmembran proteinlerdir. TLR’nin sitoplazmik kısmı IL-1 reseptör sinyal alanının homoloğudur ve IRAK (IL-1 assosiye kinaz)’a bağ­lıdır.

TLR-CD14 ile fagositik hücreler yabancıyı direkt tanıyabil­mekte ve fagosite edebilmektedir. Fagositoz sonrası etke­ni öldürebilir, yada antijenik yapısını immün sisteme suna­rak iltihabı başlatabilir.

4) Different seven-transmembrane a-helical resep­törler (G-protein-couplet reseptör); Bu reseptörler nötro­filler, makrofajlar ve diğer lökositlerde bulunur. Bu resep­tör temelde tüm bakterilerde bulunan (memeli hücrele­rinde sadece mitokondride bulunan) N-formilmetionil ar­tığı içeren kısa peptitlere bağlanır. Ayrıca bu reseptörlere kemokinler ve lipid medyatörler de bağlanabilir.

Bu bağlanmalar oluştuktan sonra fagositik hücrede in­tegrin aktivitesi ve hücre iskeletinde değişiklikler izlenir. Takiben hücre kemotaksise cevap vererek antijene doğ­ru yönelir.

 

Fagosite edilen materyelin bir vakuol yardımıyla sa­rılması (engulfing)

Fagositik hücrenin reseptörü tarafından yakaladığı parti­külü aktif fagositoz prosesi ile hücre içine almasını tanım­lar. Engulfment süresince sitoplazmik bir uzantı (psödo­podlar) partikülü çevrelemeye başlar ve partikül tama­men çevrelendiğinde hücre içinde plazma membranı ile çevrili fagozom oluşur. Bu membran ile çevrili fagositik vakuol mikrotübüllerin hareketleriyle lizozom ile birleştiri­lir. Sonuçta bu birleşme ile fagolizozom oluşur ve lizozo­mal granüller fagozom içine boşaltılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir