Skip to main content

PATOLOJİ

Kemotaksis ve aktivasyon

Ekstravazasyondan sonra kimyasal ajanlar yardımı ile lö­kositlerin hasar bölgesine çekilmesi kemotaksis olarak bilinir.

Kemotaktik ajanlar lökosit hücre yüzeyindeki reseptörle­re bağlanır ve fosfolipid metabolitleri (fosfotidil inozitol ve digliserol üzerinden) dizisini uyarıp hücre içinde kalsi­yumun artışına neden olarak hücre iskeletindeki kontrak­til elemanları hareketlendirir. Bu olayda filamin, geIso­Iin, profilin ve kalmodülin gibi proteinler aktif rol alır.

Lökositler psödopodlar çıkararak ara maddeye tutunur ve ameboid hareketler ile ilerler. Bu hareketin yönü, ke­motaktik ajan reseptör etkileşmesinin hücre yüzeyinde gerçekleştiği tarafa doğrudur. Akut iltihap süresince gelişen ödem bu hücre hareketini kolaylaştırır.

Kemotaktik ajanlar aynı zamanda lökosidin aktivasyo­nundan da sorumludurlar.

Kemotaksise neden olan mediyatörlerin başında eksojen ajanlar gelir. Erimiş bakteri ürünleri en sık izlenen ve en kuvvetli kemotaksis oluşturabilen mediyatörlerdir.

Endojen mediyatörler arasında kemotaksis için en kuvvet­li olan IL8‘dir.

Bunun ardından kuvvetli kemotaktik mediyatörler komp­leman sistemindeki C5a ve araşidonik asit sistemindeki lökotrien B4 (LTB4) tür.

Bu dört kemotaktik ajan dışında düşük kemotaktik yete­neği olan mediyatörler PAF; IL1 + TNF; kemokinler: NO’ dir.

 

Lökosit aktivasyonu üç temel yol üzerinden gerçekle­şir;

  1.    Fosfolipidlerden araşidonik asit metabolitlerinin üretimi, digliserol yolu ile fosfolipaz A2 aktivasyonu ve intraselüler kalsiyum artışı.
  2.    Lizazomal enzimlerin degranülasyonu ve sekresyo­nu sonucunda oksidatif yıkımın aktive olması. İntraselüler fosfolipaz D üzerinden lökositte DAG ve kalsiyum artışı.
  3.   Lökosit adezyon moleküllerinin modülasyonu. İn­tegrinlerin oluşumu gibi.  Özellikle TNF lökosit aktivasyonunu anlamlı ölçüde artı­rır.

 

Fagositoz ve Degranülasyon

Kemotaksis ile damardan iltihap alanına ulaşan nötrofiller hangi hücre ya da antijenik yapıyı fagosite edeceklerini op­soninin yardımı ile saptarlar. Nötrofiller sadece opsoninler ile işaretli antijen ya da hücreleri fagosite ederler. İnsanda kullanılan opsoninler şunlardır;

  • IgG’in Fc parçası (özellikle yabancı partiküle karşı özel olarak olmuş ise)
  • C3b (komplemanının opsonin fragmanı)

●    Plazmada karbonhidrata bağlanan proteinler (lektinler)

  • Kollektinler. Mikrobiyal hücre duvarına özellikle de mannoz bağlı proteinlere bağlanırlar.

 

Nötrofillerin sitoplazmik membranında 1g lerin Fc kısmına karşı (FcyR) ve C3b ye karşı (CR) reseptörler bulunur. Nöt­rofillerin bu reseptörleri ile opsoninleri taşıyan antijenleri tanır ve yapıştığı anda hücre içine alarak (fagositoz) yıkar­lar.

 

®  Kompleman reseptörler CR1 (CD35), CR3

(CD11b/CD18), CR4 (CD11c/CD18).

®  İmmünglobülin reseptörleri FcyR1

®  Kollektinler; ise surfaktan proteinleri, mannoz bağlayan lektinler (MBL) ve C1q’yu içeren, mannoz bağlayab lektinler (MBL) ve C1q’yu içeren, yapısal açıdan birbirlerine benzer proteinlerden oluşan, rolatif olarak yakın zamanda tanınlanmış bir molekülüdür.

 

Makrofajlar ve diğer fagositik hücreler tarafından gerçekleştirilen fagositoz ve degranülasyon

Nötrofil ve makrofajlar tarafından insan vücuduna hasar veren etkenlerin eliminasyonunda en önemli mekanizma­lardan birisi etkenin fagositozu ve enzimlerin serbestleş­tirilerek ortadan kaldırılmasıdır.

Fagositoz 3 ayrı basamaktan oluşur:

Yabancı partikülün tanınması ve yakalanması

İnsanda makrofaj karakterindeki bir hücrenin yabancı bir molekül ile karşılaştığında onun yabancı olduğunu algıla­yıp, tanımaları ve ona doğru yönlenmeleri için kullandığı, bu gün için bilinen dört ayrı hücre yüzey reseptörü bulu­nur (her ne kadar kopleman reseptörleri ve mannose re­septörleri mononükleer makrofajların yüzeyinde major fagositik reseptörler ise de);

1) Mannoze ve scavenger (çöpcü) reseptörler

Mannoz reseptörleri temelde bir makrofaj lektinidir ve te­mel fonksiyonu glikoproteinler ve glikolipidlerin terminal mannoz ve fukoz artıklarına bağlanmasıdır. Bu şekerler esasen mikrobiyal hücre duvarı üzerinde bulunur (meme­Iilerde glikoprotein ve glikolipidlerde mannose ve fukoz artıklarını yerine terminal sialik asit ve asetilga laktozamin artıkları bulunur); ve bu reseptörler makrofajların bakte­rileri kendi hücrelerinden ayırıp tanınmasını sağlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir