Skip to main content

PATOLOJİ

CB ise sıklıkla viral hepatitte ve obstrüktif sarılıklara (bü­yük safra duktusu yerleşimli taşlar nedenli) yükselir.

 

d-   Hemosiderin

Demir kaynaklıdır. Demir kanda transferrin ile taşınır, hücre içinde apoferritin ile birleşip ferritin miçellerini oluş­turur. insanda demir ferritin olarak depolanır.

Primer olarak kemik iliğinde fikse makrofajlarda izlenir. Prusya mavisi ile boyanır.

Lokalize hemosiderin birikimi sıklıkla kanama yada staz gibi ekstravaze eritrositlerden kaynaklanan demir ile iliş­kilidir. Kaynak kanamaya bağlı ekstravaze olan ve yıkılan eritrositlerde ortaya çıkan hemoglobindir. Demir sıklıkla kanama ya da staz alanlarında bulunan fagositik hücrele­rin içinde saptanır.

Sistemik hemosideroziste önce karaciğer, kemik iliği, dalak ve lenf nodlarında mononükleer fagositlerde; cilt, pankreas ve böbreklerde ise seyrek dağınık makrofajlar­da görülür.

Gamma-Gandy cisimciği: Dalakta uzun süreli konjesyon­da (genellikle porta i hipertansiyonsiroza sekonder) oluşan, kapsül altı siderofibrotik odakları tanımlar. Bu odakların ko­yu renkte olmasının nedeni demir içermeleridir.

Hiperparatiroidide genellikle uzun kemik metafizepifizle­rinde izlenen “Brown (kahverengi) tümör” rengini ve­ren pigment hemosiderindir.

Brown tümör en sık mandibula ve femur alt uç metafize­pifiz arası mesafede, hiperparatiroidi nedeniyle zayıflamışkemik trabeküllerinde gelişen mikrokırıklar, kanamalar ve bunlara cevaben gelişen bağ doku artışından oluşur. Kah­verengi rengi veren kanama nedeniyle ortamda toplanan eritrositlerden kaynaklanan hemosiderindir. Brown tümör gerçek bir tümör değil bir bağ doku artışı yani skar doku­sudur. Bu nedenle hiperparatiroidinin tedavisi sonrası yok olmaz, ancak küçülebilir.

Barsaktan (duodenum) yüksek miktarlarda demir emilimi ile giden konjenital hastalık hemakromatozis (primer hemakromatozis) adını alır. Demir özellikle hepatositler­de ardından parenkimal organlarda, özellikle pankreas, kalp ve endokrin organlarda birikir. (sıklıkla erkeklerde ve 60 yaşlarında bronz diyabet, mikronodüler siroz ile karak­terizedir ve hepatosellüler karsinom gelişme olasılığı yük­sektir).

Aksine yüksek miktarda demir alınımında, demirin yetersiz uzaklaştırılmasına bağlı olarak (hemolitik anemi ve ağır transfüzyonlardan sonra) ön planda karaciğer (kupffer hüc­relerinde) ve retiküloendotelyal sistemdeki fagositlerde de­mir birikimi saptanır. Bu durum hemosiderozis (sekonder hemakromatozis) olarak adlandırılır.

Sekonder hemokromatozis adayı olan talasemi major ol­gularında vücuttaki demir yükündeki artış özellikle yersi­nia enfeksiyon riskini arttırır (psödoapendisit).

Hematin: Hemoglobin kaynaklı kahverengi-siyah bir pigmenttir. Tipik olarak ağır hemolitik krizlerde birimizi izlenir, yanlış kan transfüzyonlarında ve malaryada (dalakta makrofajlarda) birikimi izlenir. Demirin ferröz formdan ferrik duruma oksidasyonu ile oluşur. Prusya mavisi ile boyanmaz.

e-   Homogentisik asit

Alkaptonürili hastalarda homojentisik asit oksidaz, cilt, bağ, dokusu ve kıkırdakta birikir. idrarlarının beklemekle koyulaşması tipiktir.

Homogentizik asidin biriktiği bölgelerde doku renginin koyulaşması okronozis olarak bilinir; endojen bir pig­menttir.

 

f-    Lipofuksin

Özellikle kalp, karaciğer ve beyinde (uzun ömürlü hücre­lerde) biriken kahvesarı renkli zararsız, insolubl bir pig­menttir. Temel yapısı hücre içi ya da dışından alınan sin­dirilememiş yağ asitleridir.

Lipofuksinin bir hücrede görülebilmesi için uzun süre biri­kim olmalıdır. Bu nedenle lipofuksin esasen uzun ömür­lü hücrelerde saptanır (nöronlar, kalp kası ve çizgili kas gibi). Ayrıca hepatositler ve vezikülo seminaliste de sık olarak izlenir.

İnsanda saptandığı hücrenin yaşlı olduğunu yada çok fazla serbest oksijen radikal hasarı aldığını gösteren bir pigmenttir.

 

PATOLOJİK KALSİFİKASYONLAR

Distrofik kalsifikasyon

Hasarlı ve/veya nekrozlu dokulara kalsiyumun çökmesi­dir. Hastanın serum kalsiyum seviyesi normaldir.

Koagülatif, likefaksiyon ve yağ nekrozlarını takiben izle­nir. ilerlemiş aterosklerozda sıklıkla rastlanır.

Aort ya da büyük arterlerin intimalarında ve orta boy musküler arterlerin mediasında yaşlanma ile kalsifikasyon (Mönkeberg) görülebilir.

Aortik kapakların (nadiren mitral kapak) distrofik kalsifi­kasyonu aortik stenozunun önemli bir nedenidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir