Skip to main content

PATOLOJİ

Bu mekanizma özellikle atrofiye giden hücrelerde görü­lür. Lizozomal enzimler protein ve karbohidratları tama­men parçalayabilir. Ancak kompleks lipitler her zaman son basamağa kadar parçalanamayabilir. Parçalanama­yan bu lipidler (özellikle membran yapısındaki lipidler) li­zozomların içinde kalır ya da atılır. Lipofuksin, pigment granülleri, lipit peroksidasyon u sonucu ortaya çıkan sindi­rilememiş bu materyallerin hücre içinde uzun süreli biriki­mi sonucu oluşur.

Belirli ilaçlar lizozomal fonksiyonu bozarak “kazanılmış veya ilaçla uyarılan (iyatrojenik) lizozomal hastalık” gelişir. Buna neden olan ilaçlar: klorakin (Iizazom içi pH artışına neden olur ki bu da lizazamal enzimleri inaktive eder), ve amiodaron (Iizozomların fosfolipitlerine bağla­nır ve onların eritici etkilerine engelolur) dur.

 

Isı Şok Proteinleri (Hsp)

Zararlı etkenlere karşı gelişen, stres altında üretimi artan stres proteinleridir. Bazıları hücrede hasarlı proteini nor­mal formuna dönüştürmek, yani onarım amaçlı olarak üretilirler, bunlar (Hsp 60 ve Hsp 90) “şaperon” olarak adlandırılırlar.

Şaperonlar stres altında (örneğin serbest oksijen radikal hasarı) üç boyutlu yapısını kaybetmiş proteinlerin normal üç boyutlu formlarına dönmelerinde roloynarlar. Eğer proteindeki hasar onarılamaz ise irreversibl denatürasyon söz konusudur.

Bu durumda hasarlı proteini işaretleyerek proteozama ta­şıyıp amino asitlerine parçalanmasını sağlayan, yıkım yö­nünde çalışan stres proteini ubikuitin devreye girer. Bu mekanizma hücrenin hasara adaptasyonun da roloynar.

Hsp şaperonların miyokard enfarktüsü ve nöronal iske­mik hasar sonrası arttıkları ve doku nekrozunu sınırlama­ya çalıştıkları bilinmektedir. Olasılıkla bu mekanizmadan kurtulan anormal proteinle­rin birikimi klinikte amiloidoz ve nörodejeneratif hasta­lıklar (Alzheimer) olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

HÜCRE İÇİ MADDE BİRİKİMLERİ

Bazı durumlarda çeşitli maddeler hücre içinde sitoplazma (özellikle lizozom) ya da çekirdek içinde birikebilir.

3 ayrı tipi vardır.

1-   Normal bir endojenöz maddenin fazla üretilmesi ama yeterince elimine edilememesi.

Örnek: Karaciğerde yağlı değişiklikler

2-   Normal ya da anormal bir endojen madde meta­bolize edilemediğinde birikir. Önemli bir sebebi meta­bolik bir yolda genetik enzim eksikliği bulunmasıdır ve depolanma hastalıklarına yol açarlar.

Karaciğerde α1 antitripsin proteinin mutasyona uğramış formunun üretilip sitoplazmada birikmesi, Gaucher has­talığında glukoserebrositlerin makrofajlar içinde birikimi gibi.

3-   Parçalanamayacak bir ekzojen madde alınır ve bi­rikir. Karbon silika partiküllerinin (antrakoz olarakta bili­nirler; insanda en sık saptanan ekzojen pigmenttir) biriki­mi gibi.

 

Yağlı değişiklik (Steatoz)

Yağın uygunsuz birikimini tanımlar. Birikim özellikle kara­ciğerde, bundan başka kalp, iskelet kası ve böbrekte izle­nir. Toksinler, protein malnütrisyonu, diyabet, obezite ve anoksi nedeni ile gerçekleşebilir. Karaciğer yağlanmasının en sık saptanan nedeni alkol kullanımıdır.

Vücuttaki yağ dokusundan gelen ya da besin yoluyla alı­nan yağ asitleri hepatositlere gelir. Burada trigliseritlere esterifiye olup kolesterol ya da fosfolipitlere dönüşür (ya da keton cisimleri ne okside olur). Trigliseritin karaciğer dışına atılması için apoproteinlere bağlanması gerekir. Bağlandıktan sonra periferik kan dolaşımına atılırlar (per­iferik kandada partikül içindeki trigliserit miktarıazaldıkça VLDL ® LDL dönüşümü izlenir). Hepatositlerde gerçekleşen hasarlarda (özellikle protein sentezi bozulduğunda) hepatositlerde yağ birikimi hızla gelişir.

İnsanda, dokularda yağ birikiminin iki olası ne­deni vardır;

a-   Trigliserit sentezinde kullanılan substratların aşırı üretilmesi (yağ asitleri, gliserol 3-fosfat gibi)

b-   Lipidlerin dokudan çıkışının bozulması (apolipopro­tein eksikliği gibi)

 

Alkol, karaciğerdeki metabolizmasında trigliserit sentezi­nde artışa yol açan üç substrat oluşur: NADHH; asetat (basit yağ asidi) ve asetilKoA dır.

Alkol alkol dehidrogenaz ile asetaldehit ve NADHH; bunlarda aldehid dehidrogenaz ile asetat, NADHH ve asetilKoA’ya parçalanır.

NADH’ln artışı NAD yi NADH’a çevirir. Bu da hepatositte glikolizisin yönünü piruvattan ziyade dihidroksiaseton fosfat (DHAP) yönüne çevirir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir