Skip to main content

PATOLOJİ

LEOPARD Sendromu: Lentigölar, Elekrokardiyografi anormallikleri, Oküler anormallikler -hipertelorizrn-, Pulmoner stenoz, Anormal genitaller, büyümede Retardasyon, Deafness -sağırlık-.

 

Pigmente nevüs (nevoselüler nevüs, mole, ben)

Nevoselüler nevüste, melanositler normal olarak bulun­dukları epidermis bazal tabaka keratinositleri arasında ya da dermis içinde yuvarlak-oval agregatlar tarzında büyü­me gösterirler. Bu özel yapıya “yuvalanma” denir. Nevü­sü oluşturan melanositlerde mitotik aktivite ve pleomor­fizm saptanması beklenmez.

Nevüsler bu melanosit yuvalarının deride bulundukları ye­re göre adlandırılırlar.

Eğer sadece dermo-epidermal sınırdaki bazal tabaka için­de yerleşmişse bileşke nevüsü “junctional nevüs” diyoruz.

Eğer dermis içi ve hem de bazal tabakada nevoid yuvalanmalar bulunursa “kompound nevüs -bileşik nevüs-“, nevoid odaklar sadece dermiste yerleşimli ise “dermal veya intradermal nevüs” diyoruz.

İnsanda en sık izlenen nevüsler intradermal nevüslerdir.

Nevoid hücrelerin dermise geçmeleri ve derine doğru yuvaların silinip tek tek ve iğsi, pigmentsiz görünüm almalarına “matürasyon” adı verilir.

Daha az matür olan yüzeyel nevüs hücreleri daha büyük olmaya, melanin pigmenti üretmeye ve yuvaları daha çok hücre içermeye meyillidir.

Buna karşın, daha matür olan derin nevüs hücreleri daha küçük, daha az ya da hiç pigment içermeyen ve yuvaları daha az hücresel görünümdedirler.

Matürasyonun varlığı veya yokluğu selim ve habis lezy­onların ayırımında anlamlıdır. Habis lezyonlar (melanom) matürasyon göstermez.

 

Klinik açıdan anlamlı, özel nevüs tipleri

Konjenital nevüsler: Genellikle kompaund tipte olup, deri ekleri, damarlar ve sinir duvarında yuvalanma gösterme eğilimindedir. Doğumda bulunur, büyük boy olanlarında melanom gelişme riski vardır

Mavi nevüs: Yuvalanma göstermeyen, derinde ve fibrozis ile bir arada bulunan, ileri derecede pigmente hücrelerden oluşur. Mavi-siyah renkte görülür ve klinikte makroskopik görünümü malign melanom ile karışır. Sıklıkla doğumda bulunur ve en sık yerleşim yeri kalça, yüz ve koldur.

Spitz nevüs: Epiteloid ya da spindle hücreler içerir ve bu hücreler büyük atipik görünümdedirler, fascicular tarzda büyürler. Spitz nevüs sıklıkla çocuklarda bulunur. Tanısı zordur, klinikte kırmızı-pembe görünüm nedeni ile hemanjiyomlar ve malign melanom ile karışır. Melanom ile en çok karışan nevüsler spitz nevüslerdir.

Halo nevüs: Nevüs hücreleri yoğun lenfosit infiltrasyon u ile çevrilidir (makroskobik halonun nedeni budur). Kazanılmış nevüslerdir.

Displastik nevüsler (Clark nevüsler): Sporadik ya da familiyal olabilirler. Herediter form otozomal domi­nanttır ve bu olgularda malign melanom gelişme olasılığı (yaşam boyunca) %100’dür. Sporadik formlarda da malignite riski vardır fakat düşüktür; bu gün için malign melanom için yatkınlaştırıcı lezyon olarak kabul edilmek­tedirler.

Klinik olarak displastik nevüsler kazanılmış nevüslerden daha büyüktürler (sıklıkla 5 mm.den büyük) ve vücutta dağınık olarak yüzlerce nevüs bulunabilir.

Yassı ya da hafifçe yüzeyden kabarık olup kendi içinde pigmentasyonu değişkendir ve lezyon sınırları düzen­sizdir.

Genel nevüslerin aksine displastik nevüsler özellikle güneş gören vücut yüzeylerinde ortaya çıkma eğili­mindedirler.

Morfolojik olarak displastik nevüsler, büyük, sitolojik atipi içeren, sıklıkla bileşik nevüslerdir.

Nevüse ait yuvalar epidermis içinde büyüyebilir, birbir­leriyle birleşebilir ve büyük intraepiteliyal adalar oluşturur. Çevrelerinde genellikle lenfositik enfiltrasyon bulunur.

Bu tablonun bir parçası olan çevre normal bazal hücre tabakası içinde, dermo-epidermal bileşke boyunca sayıca artmış tek hücreler halinde duran melanositler izlenir. Bu yapı “Ientiginöz hiperplazi” olarak adlandırılır

 

15. MALİGN MELANOM

Melanomların çok büyük kısmı deriden kaynaklansa da, nadiren oral ve anogenital mukoza, özefagus, mening­sler ve gözden, (fizyolojik olarak melanositler bu bölge­lerde bulunduğu için) primer olarak melanom çıkabilir.

Habis melanom gelişiminde en iyi bilinen risk faktörü; gü­neş ışığıdır (özellikle açık renk derili kişilerde). Diğer fak­törler genetik yatkınlık, displastik nevüs sendromu, famil­ial melanom sendromu, kseroderma pigmentozum, dev konjenital nevüs, immünsüpresyon ve bazı karsinojen­lerdir. Son yıllarda melanomun dünya genelinde saptan­ma oranında anlamlı artış olduğu bilinmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir