Skip to main content

PATOLOJİ

Bu tablonun bir parçası olan çevre normal bazal hücre tabakası içinde, dermo-epidermal bileşke boyunca sayıca artmış tek hücreler halinde duran melanositler izlenir. Bu yapı “Ientiginöz hiperplazi” olarak adlandırılır

 

15. MALİGN MELANOM

Melanomların çok büyük kısmı deriden kaynaklansa da, nadiren oral ve anogenital mukoza, özefagus, mening­sler ve gözden, (fizyolojik olarak melanositler bu bölge­lerde bulunduğu için) primer olarak melanom çıkabilir.

Habis melanom gelişiminde en iyi bilinen risk faktörü; gü­neş ışığıdır (özellikle açık renk derili kişilerde). Diğer fak­törler genetik yatkınlık, displastik nevüs sendromu, famil­ial melanom sendromu, kseroderma pigmentozum, dev konjenital nevüs, immünsüpresyon ve bazı karsinojen­lerdir. Son yıllarda melanomun dünya genelinde saptan­ma oranında anlamlı artış olduğu bilinmektedir.

Melanom gelişiminin familial predispozisyonun sıklıkla moleküler temeli 9p21 yerleşimli p16INK4A (cyclin de­pendent kinase inhibitörü 2 veya CDNK2 olarak da bili­nir) geninde delesyondur. Bu hata sonucu RB molekülün­de sınırsız fosforilasyon, E2F’nin serbestleşmesi ve kon­trolsüz hücre büyümesi ne neden olur.

Familial melanom sendromlarında p16INK4A mutasyonu %92; sporadik melanomların ise sadece %10unda sap­tanır. Melanom gelişiminde rol alan diğer iki gen ise CDK4 ve BRAF‘dır. BRAF melanom ve melanotik nevüslerde %60-70 saptanmıştır. BRAF hücre içinde RAS/RAF/MAP kinase yolunda rol almaktadır.

Klinikte genellikle asemptomatik lezyonlardır. En önemli klinik bulgu deride erişkin yaşta renkli lezyon çıkması ya da var olan renkli lezyonlarda büyüme ve renk değişimidir. Melanomlarda lezyon sınırları tipik olarak düzensizdir.

Şu beş klinik bulgu saptandığında melanom için uyarıcı olmalıdır:

●    Önceden var olan nevüste büyüme

●    Önceden var olan nevüste kaşıntı ve ağrı

●    Erişkin hayat süresince yeni pigmente lezyon gelişmesi

●    Sınırları düzensiz pigmente lezyonlar

●    Renk farklılıkları içeren pigmente lezyonlar

 

Melanom (en sık 40-60 yaş arası tanı alır) erkekte en sık gövdede; kadında en sık ekstremitelerde izlenir. Lentigo maligna ise tipik olarak yüzde oluşur. Akral lentigenöz melanomlar (ileri yaşlarda sık) ise avuç içi, ayak tabanında saptanır.

Melanomların %50’si nevüslerden; %40’ı ise derideki normal melanositlerden kaynaklanır. Melanom gelişimi için en yüksek riskli lezyon displastik → atipik nevüslerdir ve melanomların %6’sı bu lezyonlardan gelişir.

Habis melanomların gelişiminde radial ve vertikal olmak üzere iki ayrı büyüme biçimi vardır. Lezyon başIangıçta radial büyüme fazındadır, melanom hücreleri epidermis içinde bazal tabakada (bazal tabakayı geçmeden) hori­zontal olarak ilerlerler. Bu uzun bir periyottur ve melanom hücreleri bu aşamada metastaz oluşturma yeteneğinde değillerdir (bu lezyonun cerrahi çıkarılması kür sağlar). Melanositlerin epidermis içinde bazal tabakadan yukarı doğru tırmanması; dermis içindeki melanositlerde matürasyon görülmemesi ve dermisin derinlerindeki melanositlerde mitoz saptanması habüset yönünde bulgulardır (nevüs ile melanom ayrımında kul­lanılır).

Bu tabloya en iyi örnek “Ientigo maligna” dır, bu lezyon yaşlı hastalarda güneşe maruz kalan bir deri bölgesinde (sıklıkla yüzde) 10 yıllar boyunca radial fazda duran ve metastaz yapmayan melanositlerden oluşur.

Bir zaman sonra, melanom, radial aşamayı geçip vertikal büyüme periyoduna girer (vertikal aşamaya geçen lenti­go maligna-> lentigo maligna melanoma olarak adlandırılır), yani melanom hücreleri dermise ve dermisin derinine doğru ilerlerler. Bu aşamada melanom makroskobik olarak yassı bir lezyondan nodül görünümüne geçer ve vertikal büyüme aşamasında melanom yüksek metastaz potansiyeline sahiptir.

Dermisteki invazyonun derinliğinin derecesi ile metastaz potansiyeli orantılıdır.

Melanomda prognozu en iyi belirleyen veri tümörün derinliğidir. Prognoz vertikal büyüme kriterlerine (Breslow kalınlığı, Clark’ın invazyon derecelemesi) bağlıdır.

Melanomlarda metastaz ön planda bölgesellenf nodları­na fakat hemen sonra kan yolu ile (melanom en sık he­matojen metastazını akciğere yapar.) Akciğer, (melanom en sık hematojen metastazını akciğere yapar.) Karaciğer, beyin başta olmak üzere tüm vücuda; hatta plasentaya gerçekleşir. Melanom hücreleri iri nükleolus, pleomorfik nüve ile karakterize olup, kötü biçimlenmiş yuvalanmalar oluşturur ve derine indikçe matürasyon göstermemeleri ile tanınır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir