Skip to main content

PATOLOJİ

Papiller karsinomlar sintigrafide sıklıkla soğuk lezyon­lardır.

Hastalarda, tiroid dokusunda nodül saptandığında, ilk yapılması gereken İİAB, ardından sintigrafi ve USG’dur. İİAB’nin sonucuna ve saptanan tümörün boyutu, infil­trasyonu ve metastatik durumuna göre cerrahi (total tiroidektomi) ve ardından IV radyoaktif iyot uygulanır. Ardından hasta kanda tiroglobülin değerlerine bakılarak izlenir. Sıklıkla papiller karsnom günümüzde ölüm nedeni olmayan bir malignite olarak kabul edilmektedir. Papiller karsinomlarda 10 yıl yaşama olasılığı %95’in üstündedir. Lokal rekürrens %5-20 olasılıkla izlenir. %10’unda uzak metastaz gelişir.

Papiller tiroid karsinomunda kötü prognostik faktörler;

a-   Yaş; 40 yaş üstünde anlamlı kötü prognoz

b-   Ekstratiroidal yayılım

c-   Uzak metastaz (stage ya da TNM)

 

Foliküler karsinom

Papiller karsinom ardından en sık izlenen ikinci tiroid karsinomu. Papillere göre daha ileri yaşlarda ve kadınlar­da daha sık olarak saptanır. Orta yaşlarda pik yapar (40­-50 yaş). Endemik iyot eksikliği yaşanan bölgelerde daha sık izlenir. Foliküler karsinomlarda RAS mutasyonu sıklıkla izlenir; özellikle foliküler adenomlara göre iki kat daha sık RAS mutasyonu içerirler.

Tiroid dokusunda infiltratif ya da iyi sınırlı olabilen, ağ­rısız, yavaş büyüyen tek nodül olarak saptanırlar. Büyük lezyonlarda tiroidde kapsül infitrasyonu izlenebilir ve bu lezyonların ortasında dejeneratif değişiklikler (fibrozis ve kalsifikasyon) izlenebilir. Mikroskobik olarak küçük foliküller oluşturan uniform foliküler hücrelerden oluşur ve normal tiroid dokusuna benzer. Kimi vakalarda Hurthle hücre diferansiyasyonu görülür (Hurthle hücreli neoplazi).

Foliküler karsinom küçük bir alanda kapsül dışına çıkar ise “minimal invaze foliküler karsinom” olarak adlandırılır. Bunun tam aksine tiroid dokusu içinde ve çevre dokuda yaygın invazyon yapan form tiroid karsino­muna “geniş invaze foliküler karsinom” adı verilir.

Tipik olarak foliküler karsinomlarda papiller karsinom tipinde nükleer değişiklikler ve psammom tipi kalsifikasy­on saptanmaz. Foliküler yapıda olup da çekirdekleri buzlu cam karakterinde papiller karsinom özellikleri taşıyan karsinomlar papiller karsinom olarak değerlendirilir.

 

Adenomdan ayrımında iki kriter vardır:

1)   Kapsülün tam kat tutulmuş ve geçilmiş olması;

2)   Kapsül dışı damar invazyonu varlığı. İntratümöral vasküler invazyon sadece küçük bir prognoztik değer taşır.

Klinikte yavaş büyüyen, ağrısız, soğuk, soliter nodül­lerdir. Sintigrafide sıklıkla soğuk nodül olarak izlenirler.

Nadiren hiperfonksiyonel olabilirler; bu durumda sıcak nodül olarak görülürler. Kan yoluyla akciğer, kemik ve karaciğere metastaz yapma eğilimindedirler. Bölgesel lenf nodu metastazı nadirdir. Özellikle geniş invaze tümörlerde metastaz çok sıktır. Minimal invaze olgularda 10 yıllık sağ kalım %90’dan fazladır.

Cerrahi ve takiben radyoaktif iod tedavisi uygulanır. İyi diferansiye lezyonlar TSH ile stimüle olabileceğinden cer­rahi sonrası TSH’yl baskılamak için tiroid hormonu verilir. Hastalar Kanda tiroglobülin değerleri ile takip edilirler.

Tümör çapı, kapsül dışı yayılım, damar invazyonu ve anaplazi prognozda anlamlıdır.

 

Meduller karsinom

Sıklıkla erişkinde 5-6. dekadda izlenen, parafoliküler C hücrelerinden kaynaklanan nöroendokrin özellikte, nadir izlenen malign tümörlerdir.

Tümör hücreleri sıklıkla kalsitonin üretirler (nadiren somatostatin, seratonin ve vip üretebilirler) ve kanda kalsitonin ölçümü teşhis ve postoperatif izlemede önem­lidir. Olguların %80’i sporadiktir. Ailevi (MEN olmaksızın) ya da MEN Ila ya da Ilb’nin de bir parçası olabilir. MEN-2 olgularında tümör sıklıkla çocukluk çağında saptanır. Sporadik olgular ve familial olgular ise tümör erişkin çağda özelliklede 4-5. dekatta izlenir.

Medüller karsinom sporadik olduğunda soliter, familial olduğunda ise her iki lobu tutan multipl odaklar olarak izlenir. Tümör sert, soluk ve enfiltratiftir. Odaklar halinde nekroz ve hemoraji içerebilir.

Tümörde stromada sıklıkla üç boyutlu yapısı değişime uğramış kalsitonin molekülünden oluşan amiloidin stro­mada biriktiği görülür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir