Skip to main content

PATOLOJİ

Anaplastik karsinomlar;

  • P53’ün nokta mutasyon nedenli inaktivasyonu

 

Papiller karsinoma

İanize radyasyonla en yakından ilişkili tiroid kanseridir ve en sık görülen tiptir. Çocuk yaşlarda en sık saptanan tiroid tümörüdür. Ayrıca Hashimoto, Graves, Cowden hastalığı ve Gardner sendromunda gelişme olasılığı artmıştır.

Papiller karsinom tiroid dokusunda soliter ya da multi­fokal lezyonlar halinde saptanabilir. Bazı vakalarda kap­süllü ve iyi sınırlıdır ama çoğunlukla kapsülsüzdür.

Kesit yüzlerinde, beyaz, sert, granüler, kalsifiye ve papiller görünümdedirler.

Mikroskobide fibrovasküler kor içeren papiller yapıların ve psammon cisimlerinin bulunmasından ziyade tümöral hücrelerdeki çekirdek özellikleri birinci derecede tanı koy­durucudur.

Çekirdekler çok ince kromatinli ve şeffaf görünümlüdür (Buzlu cam görünümü – Orphan Annie nükleusu). Papiller karsinom tanısının konmasında en öenmli veri, en değer verilen morfolojik bulgu tümörde buzlu cam tipi nükleusların saptanmasıdır.

Çekirdek içlerinde, stoplazmik invajinasyonlardan kay­naklanan “intranükleer inklüzyonlar” tümör hücrelerinde görülebilir. Tümöral hücrelerin papiller yapılarda üst üste biniyor tarzda görülmeleri ve nük­leuslarında groove (nükleus membranında çentikli görünüm) izlenmesi tanıda yardımcı diğer olası bulgu­lardır.

Bazı papiller karsinomlar foliküller yapı oluşturabilirler. Tümörde papiller yapıların en uç kısımlarında izlenen, yuvarlak, konsentrik, distrofik kalsifikasyonlar tipik olarak saptanır; “Psammoma cisimcikleri” adını alırlar. Lenf düğümü (özellikle servikal) ve paratiroidal yumuşak dokuda pasammom görülmesi daima akla papiller tiroid karsinomu metastazını getirmelidir.

Lenfatik metastaz sıktır, hematojen yayılım ise son derece nadir saptanır.

 

Papiller tiroid karsinomunun morfolojik alt tipleri;

  • Papiller karsinom 1 cm den küçükse “mikrokarsi­nom” olarak adlandırılır prognoz anlamlı derecede iyidir.
  • Tüm papiller karsinomların %10’u enkapsüle varyant­tadır. Tiroid dokusunda iyi gelişmiş kapsülü bulunan tümör izlenir, lenfatik ve vasküler invazyon nadirdir. Prognozu son derece iyidir; adenomlar ile karıştırılma­malıdırlar.
  • Foliküler varyant papiller karsinomda tümör foliküler bir arşidektüre sahiptir, fakat nükleer özellikleri papiller karsinomda izlenmesi gerektiği gibidir (tipik buzlu cam görünümü, groove, inklüzyonlar). Makroskopik olarak kapsüllü tümörlerdir, psammom cisimleri görülebilir. Biyolojik davranışı papiller karsinom özelliğindedir, vasküler invazyon oluşturmaz ancak lenfatik invazyon beklenir.
  • Papiller karsinomun “Tall cell varyantı” daha büyük kitle oluşturan, hematojen yayılımı sıklıkla yapabilen en kökü prognozlu papiller karsinom tipidir. Yüksek priz­matik hücrelerden oluşur, vasküler invazyon, tiroid dışı yumuşak dokuya yayılma, servikal ve uzak metastaz yapma potansiteli yüksektir. Bu tipte ret/PTC mutasy­onu sıklıkla izlenir.
  • Difüz sklerozan varyant papiller tiroid karsinomu; gençler ve çocuklarda izlenir. Tümör makroskopik olarak ayrı bir kitle oluşturmadan tiroid dokusunu diffüz olarak infiltre eder. Tiroid dokusunun kesit yüzü aşırı psammom cisimi nedeni ile tipik olarak çakıl taşlı görünümde “gritty” izlenir. Tümör papiller tipte büyür ve nükleer özellikle papiller karsinom ile uyumludur; solid alanlarda skuamöz hücre grubları içerir. Yoğun fibrozis ve lenfositik infiltrasyonun varlığı Hashimoto tiroiditini akla getirir. Bu varyatta lenfatik invazyon ve lenf nodu metastazı hemen her olguda saptanmıştır.
  • Hiyalinize trabeküler adenom bu grub içinde ade­nom ve karsinom olarak kabul edilen üyeler bulunur. %30-60’ında ret/PK gen yeniden dizilimi saptanmıştır. Karakteristik olarak organoid büyüme patterni izlenir, fibrovasküler bir stroma içinde trabeküller ve yuvalar oluşturan tümör hücreleri bulunur.

Nükleus özellikleri papiller karsinom ile uyumludur; psam­mom bulunabilir; hücrelerde intrasellüler ve ekstrasellüler hyalinizasyon saptanır. Adenom formunda iyi tanımlanan bir kapsül bulunurken, karsinom formunda kapsül tümör hücreleri ile aşılmış ya da nodül dışında vasküler invazyon saptanmış olmalıdır.

Papiller tiroid karsinomları klinikde sıklıkla asempto­matik, yavaş büyüyen tiroid nodülleri olarak saptanırlar. Kimi olgularda tanı servikal lenfadenopatinin saptan­masını takiben konur. Ses kısıklığı, disfaji, öksürük, disp­ne az sayıda ve ancak ileri evre olgularda saptanır. Hematojen metastaz beklenmez; az sayıda saptanan olguda en sık akciğerde metastaz izlenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir