Skip to main content

PATOLOJİ

●    Mamografik kalsifikasyon invazive meme karsinom­larında %26 saptanır, kalsifikasyon ile tanı almış meme karsinomlarında ortalama çap 0.6 cm’dir ve bu olgularda lenfatik metastaz bulunma olasılığı %6’dır. İnsitu duktal karsinomların %71’i ve insitu lobüler karsinomların %3’ünde kalsifikasyon saptanır.

 

Meme başı akıntısı: Sıklıkla spontan ve tek taraflıdır. Altta yatan herhangi bir patoloji saptanamayabilir. Süt bi­rikimi (galaktore) sıklıkla artmış prolaktin üretimi ya da hi­potiroidi nedenlidir; ayrıca oral kontraseptif, metil dopa ve fenotiazin kullanımı ile de gelişebilir.

Meme başındaki kanlı veya seröz akıntılar ise sıklıkla be­nign lezyonlar ile bir aradadır. 60 yaş altında meme başı akıntılarının sadece %7’si kanserler ile ilişkilidir; 60 yaş üs­tünde bu oran %30’a çıkar. En sık neden soliter büyük duktus papillomları, ardından kistler ve karsinomlardır.

Mamografik inceleme: Mamografik incelemenin amacı palpe edilemeyen lezyonların (özellikle insitu karsinomla­rın) saptanabilmesidir. Yaş ile sensitivite ve spesifitesi ar­tar. Mamografi 40 yaş altında istenmemelidir. Meme kar­sinomu riski yüksek kadınlarda 40 yaş altında mamogra­fik lezyon saptanma olasılığı %12;50 yaş üstünde ise %30’dur. Mamografide meme karsinomunun değerlen­dirilmesinde iki kriter vardır; dansite ve kalsifikasyon.

Dansite: Pek çok meme karsinomu solid kitleler oluştu­rur ve radyolojik olarak çevre memeden daha dens kitle olarak izlenirler. Palpasyona göre daha küçük kitleler dansite artışı ile mamograpide saptanabilirler. Mamogra­fide tanı alan karsinomların yarısı non-palpabledır. Dansi­te artışı saptanan meme lezyonları invazive karsinom, fib­roadenom ya da kistlerdir; insitu karsinomlarda dansite artışı saptanması nadirdir.

Kalsifikasyon: Memede kalsifikasyon, sekretuar mater­yelde, nekrotik dokuda ve hiyalini stromada saptanır. İn­situ duktal karsinomlar en sık kalsifikasyon ile bir arada bulunan malignitelerdir. Bu lezyonlarda kalsifikasyonlar düzensiz, küçük, çok sayıda ve çizgisel karakterdedir (mikrokalsifikasyon olarak bilinirler). Belirgin kalsifikas­yonlar apokrin kistler, hyalinize fibroadenom (patlamışmısır tipi kalsifikasyon olarak bilinir), sklerozan adenozis, yağ nekrozunda (makrokalsifikasyon olarak bilinir) sapta­nabilir.

Ultrason: Özellikle solid-kistik lezyonların ayrımında çok faydalıdır.

MRI; tümörlerde vaskülarizasyon ve kontrast madde tu­tulumunun değerlendirilmesinde önemlidir. Özellikle me­me dansitesi yüksek kadınlarda kanser tanısında, tümö­rün lokal yayılımının ve implant rüptürlerinin değerlendi­rilmesinde tercih edilir.

Meme patolojisi: Meme hastalıklarının çoğu palpe edi­lebilen kitle, enflamasyon, meme başı akıntısı veya mam­mografik anomaliler olarak karşımıza çıkar.

Bu kitlelerin çoğu selimdir; unutulmamalıdır ki meme kanseri kadınlarda en sık görülen habis tümördür ve kan­ser nedenli ölümlerde de 2. sıradadır.

Aksesuar aksiller meme dokusu: Normal duktal sistem bazen aksiller fossaya dek uzanabilir. Burada gelişen tü­mör aksiller lenf nodu metastazı ile karışabilir.

Meme rekonstrüksiyon komplikasyonları: En sık sap­tanan komplikasyon silikon takılması sonrası kalın fibröz bir kapsüloluşumu ve kozmetik deformasyon gelişimidir. Bu özellikle silikon aperatın rüptürü sonrası sık izlenir.

Rüptür kronik iltihap, lenfosit, makrofaj, dev hücre infiltrasyonu ve fibrozis ile birliktedir. Silikon kapsül rüptürü uzun süreli olgularda daha sıktır ve distrofik kalsifikasyona neden olabilirler.

Fibrokistik değişiklikler (fibrokistik hastalık)

Memenin en sık görülen nodüler lezyonudur; memede ele gelen kitlelerin en sık nedenidir. Genellikle bilateraldir ve 25-45  yaş arasında izlenir.

Hemen daima bilateral olarak izlenir. Tüm meme patolojilerinin %40’ını oluştururlar.

Östrojen ve oral kontraseptif kullanımı fibrokistik hastalık gelişme insidensini artırmaz, hatta oral kontraseptifler

 

Fibrokistik hastalıkta meme dokusunda saptanabilen değişiklikler:

●    Değişik derecelerde stromal fibrozis

●    Duktuslarda kistik dilatasyon

●    Epiteliyal hiperplazi

●    Apokrin metaplazi

●    Sklerozan adenozis

Saptanan bu mikroskobik bulgular iki grup altında sınıflanır:

 

a-   Proliferatif olmayan değişiklikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir