Skip to main content

PATOLOJİ

Primitif stromal hücrelerden (müllerian mesoderm kaynaklı) kaynak alır. Malign glandüler (epiteliyal) ve ma­lign stromal elemanları bir arada içerdiğinden karsinosar­kom olarak adlandırırlar (bifazik bir tümördür).

Tümörün stromal elemanında kas, kıkırdak ve osteoid di­feransiyasyonu görülebilir. Bu yapılar heterolog eleman olarak adlandırılır ve endometriyum maligniteleri içinde en sık heterolog eleman içeren tümörleri oluştururlar.

Glandüler eleman epiteliyal karakterde adenokarsinom yapısındadır ve eğer seröz diferansiyasyon gösterirse prognozu daha kötüdür.

Klinikte özellikle uterus kavitesine ve vajene sarkan, hızla büyüyen polipoid kitleler oluşturması tipiktir.

Çoğunlukla postmenopozal hastalarda saptanır ve ilk kli­nik bulgu vajinal kanamadır. Öncesinde radyoterapi gö­ren hastalarda daha sık izlenir. Yüksek oranda malign tü­mörlerdir (5 yıllık survi %25). Metastazlarında izlenen morfoldji genellikle adenokarsinom formundadır.

 

b-   Endometrial Stromal Tümörler

Orta yaş kadınlarda izlenir, ilk klinik bulgu vajinal kana­madır. Üç tiplerde incelenir:

      Benign stromal nodüller: Miyometriumda endometri­um stromasından oluşan iyi sınırlı nodülleri tanımlar, 4 cm’den küçüktür.

      Düşük grade’li stromal sarkom veya endolenfatik stro­mal myozis: Lenfatik kanalları penetre eden iyi diferansi­ye endometrial stromal tümörlerdir.

      Endometrial Stromal Sarkom: 50 yaş üstünde izlenir. Atipi ve mitoz gösteren malign seyirli tümörlerdir. Sıklık­la t (7; 17) (p15; q21) translokasyonu saptanmıştır. Bu­nun sonucu JAZF1 ve JJAZ1 genlerinde füzyon oluşur. Prognozları kötüdür. Hızla hematojen yayılım gösterirler.

 

Leiomiyom ve Leiomiyosarkom

Miyometrium düz kaslarının benign tümörü leiomyom, malign tümörü leiomiyosarkomdur.

Leiomyomlar kadınların en sık görülen selim tümörüdür (üreme çağındaki kadınların yarısında görülür). Östrojen ve oralkondroseptiflerler büyümelerini stimüle eder. Me­nopozdan sonra küçülürler.

Makroskobik olarak iyi sınırlı, kapsülsüz, gri-beyaz, girdap vari lifsel çizgilenmeler içeren nodüler tümörlerdir. Sub­mukozal, intramural ya da subserozal yerleşimli olabilir­ler.

Subserozal leiomiyomlar uterus dışı yapılarla kaynaşıp uterustan kopabilir ve batın içinde bağımsız olarak sapta­nabilirler (parazitik leiomyom).

Büyük çaplı leiomyomlarda santral iskemik koagülasyon nekrozu, hemoraji, kistik dejenerasyon görülebilir. Me­nopozdan sonra hyalinize ve hatta kalsifiye olurlar.

Leiomiyomlar büyük oranda asemptomatik tümörlerdir. En sık görülen semptom metrorajili ya da metrorajisiz me­norajidir. Leiomiyosarkoma dönüşme riskleri olmadığı ka­bul ediliyor.

Leiomiyomlarda sıklıkla saptanan translokasyonlar; t(12; 14); 7. kromozom uzun kolunda delesyon, trizomi 12 dir.

 

 

 

Leiomiyomların yerleşim yerlerine göre olası klinik bulguları
Subserozal leiomyomlar; Torsiyon (ağrı); nekroz (peritonit, kopma)
İntramural leiomyomlar; Uterusta büyüme (ağrı, üriner ve rektal defekasyon hissi, inkontinans)
Submukuzal leiomyomlar; Vajinal kanama, infertilite, kramplar
 

 

Leiomiyosarkomlar: Genellikle uterusta tek kitle olarak bulunurlar; leimiyomlar sıklıkla mültipldir. Uterus duvarını infiltre eden büyük kitleler oluştururlar. Leomiyomlarla aralarındaki en önemli tanısal fark yüksek mitoz içerme­leridir.

 

Histolojide leiomiyoma benzeyebilirler; tanı kriterleri:

a-   10 büyük büyütme alanında 10 dan fazla mitoz olması (atipi var ya da yok);

b-   10 büyük büyütme alanında 5-9 mitoz, yanında hücre­sel atipi olmasıdır.

Leiomyom ile leiomiyosarkom arasındaki ayrımda en gü­venilir veri mitozun varlığı ve sayısındaki artıştır.

40-60 yaş leiomyosarkomun en sık izlendiği yaşlardır. Le­iomyosarkomlar cerrahi olarak çıkarılsalar da nüks etme şansları yüksektir ve yaygın metastaz (en sık akciğer) yaparlar. 5 yıllık sürvi %40’dır.

 

12. TUBA HASTALIKLARI

Tubaların en sık görülen hastalığı enflamasyonlardır ve hemen her zaman pelvik enflamatuar hastalığa eşlik eder. Bunu ektopik gebelik, endometriozis ve nadir pri­mer tümörler izler.

Tuba enflamasyonları çoğunlukla bakteriyel orijinlidir. Sıklık sırasına göre gonore ve nongonokokal organizma­larla (klamidya, mikoplazma gibi) etkendir.

Tüberküloz salpenjit (çoğunlukla endometrium tutulumu ile birlikte) ülkemizde sıktır ve özellikle infertiliteye neden oluşuyla anlamlıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir