Skip to main content

PATOLOJİ

Over korteksinde graf folikülünden geri kalan granülosa ve teka hücreleri ile çevrili folikül geçici bir endokrin or­gan olarak çalışır, kanamalı ilk görünümü korpus hemo­rajikumdur ve sonrasında korpus luteum adını alır.

Burada izlenen granülosa hücreleri steroid sekrete eden hücre formuna geçer (Iuteinize granülosa hücreleri), teka interna hücreleri de luteinize olur.

LH korpus luteumdan progesteron ve östrojen sekresyo­nunu uyarır.

Bu süreç 10-12 gün ile sınırlıdır (sonrasında fibrotik bir se­kel olarak overde kalır, korpus albikans adı verilir), fakat gebelik oluşur ise korpus luteumda yıkım izlenmez.

Gebelik geliştiğinde trofoblastik hücrelerden salınan HCG, korpus luteum üzerinde LHbenzeri etki yapar. HCG varlığında korpus luteumun yıkımı durur, 4-5 ay sü­resince progesteron üretimine devam eder.

Temelde teka hücreleri LH, granülosa hücreleri FSH re­septörü taşırlar. Teka hücreleri LHetkisiyle kolesterolü androstnedione’ a çevirir, bu molekülde granülosa hücre­lerinde östrodiole çevrilir.

FSH; CAMP üzerinden granüloza hücrelerinden östrodiol sekresyonunu uyarır.

Fallopian tüpler siliyalı sekretuar epitelle döşelidir.

Uterus; miyometriyun, endometriyum ve serviksten olu­şur. Myometriyum düz kas hücrelerinden oluşur. Endomet­riyum menstüral siklus esnasında iki ayrı fazda izlenir;

a-   Proliferatif, folliküler veya östrojenik faz: Endometriyu­mun 0.5mm den yaklaşık 3 mm boya ulaştığı kaIınIaşma­ya karşılık gelir. Endometriyal glandlar kolumnar epitelle döşeli olarak prolifere olurlar ve stroma hücreden zengin­dir. Mitoz sıktır.

b-   Sekresyon, luteal veya progesteron fazı: Glandlarda dalgalı görünüm, özellikle başlangıç döneminde bazalda glikojen birikimi gösteren, sekretuar glandlar içerir. Stro­ma ödemlidir. Budönemde endometriyum 5mm kalınlı­ğa ulaşır. Mitoz nadirdir.

Endometriyumda siklusun sonunda izlenen menstüral faz ovülasyondan 10-14 gün sonra izlenir. Östrojen ve pro­gesteronun kan düzeyleri hızla azalır. Spiral arteriollerde (sekresyon fazında dilate olan) vasokonstrüksiyon, endo­metriyal kan akımında azalma, iskemi ve dökülme izlenir.

Eğer gebelik oluşursa HCG uyarısı ile korpus luteumdan progesteron salınımı uyarılır ve endometriyal yıkım izlen­mez. Progesteron etkisiyle endometriyum glandları dila­te, dalgalı görünümde ve sekretuar özelliktedir, bu gebe­liğin devamını sağlar.

Endoserviks siliyasız tek sıra kübik epitelle; ektoserviks ve vagina non-keratinize skuamoz epitel ile döşelidir.

Endoservikte müsin üreten glandlara Naboht glandları adı verilir.

 

Kadında gametogenez (oogenesis)

●    Gametogenezin kök hücreleri olan primordiyal germ hücreleri (46,2N) overde embriyonik gelişimin 4. hafta­sında oluşurlar ve oogonia (46,2N) diferansiye olurlar.

●    Oogonia 1. mayoz bölünmeye girer ve DNA replikasyo­nu geliştikten sonra primer oositler (46,4N) oluşur. Tüm primer oositler fetal hayatın 5. ayında oluşur ve 1.mayoz bölünmenin profazında (diplotene) pubertaya kadar ka­lır.

●    Kadının overian siklüsü sürecinde primer oosit 1. ma­yoz bölünmesini tamamlar ve sekonder oosit (23,2N) for­muna döner ve birinci polar cisim oluşur.

●    Sekonder oosit 2. mayoz bölünmeye girer ve ovulas­yon oluştuğunda kromozomlar metafazda ekvatorda di­zilmiştir. Sekonder oosit fertilizasyon oluşana kadar 2. mayoz bölünmenin metafazında sabit kalır.

●    Fertilizasyon oluştuğunda sekonder oosit 2. mayoz bö­lünmesini tamamlar ve matür oosit (23,1N) ve ikinci po­lar cisim oluşur.

  • Fertilizasyon

●    Fertilizasyon tubaların ampüllasında gerçekleşir. Sperm sekonder oositin zona pellucida sına tutunur; ve akroso­me reaksiyonunun tetiğini çeker ki bu akrozomal enzim­Ierin (acrosin gibi) serbestleşmesine neden olur.

●    Bu enzimlerin sayesinde sperm oositin zona pellusida­sına penetre olur.

Penetrasyon kortikal reaksiyona neden olarak sekonder oositin başka bir sperme impermeable hale geçmesini sağlar.

●    Sperm ve sekonder oosit hücre membranları birleşir; ve sperm oosit sitoplazmasına girer. Erkek genetik mater­yeli “male pronucleus” formunda bulunur. Spermin kuy­ruk ve mitokondrileri dejenere olur. (tüm mitokondriyal DNA’ların maternal -anne- kaynaklı olduğu hatırlanmalı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir