Skip to main content

PATOLOJİ

Lepramatöz lepra

Lepra hastalarında izlenen hastalık spektrumunun diğer ucudur.

Deri tutulumu yaygındır ve lezyonlar kabaca bilateral si­metrik dağılmıştır.

Deri lezyonlarının görünümleri, hastadan hastaya çok de­ğişik olabilir ve genellikle makül, nodül, plak ve papül tar­zındadır. Deri lezyonlarının sınırları iyi tanımlanır ve orta­ları kabarıktır.

Lezyonlu deride, özellikle dermisde diffüz bir enfiltrasyon saptanır ve özel boyalarla bu alanlarda basil gösterilebilir. Lezyonların en sık izlendiği bölgeler yüz (yanaklar, burun, kaşlar), kulaklar, el bilekleri, dirsekler, gluteal bölgeler ve dizdir.

Zamanla infiltrasyonun azalması ile nodülasyon yok olur ya da çok azalır ve farkedilmeleri güçleşir. Kaşların lateral kısımlarında kayıp sıklıkla izlenir. Zamanla yüz derisinde kalınlaşma ve inişli çıkışlı (pürtüklü) görünüm (aslan yü­zü görünümü) ve kulak memesinde sarkıklık gelişimi dikkat çekicidir.

Burun tıkanıklığı, epistaksis ve nefesde kesilme sık izIe­nen erken bulgulardır. Komple nazal obstrüksiyon, laren­jit ve ses kısıklığı gelişebilir. Hastalarda septal perforasyon ve nazal kollaps sonucu “eyer burun” görünümü oluşa­bilir.

Gözün ön kısımının invazyonu keratit ve iridosiklit ile sonuçlanır.

Ağrısız inguinal ve aksiller lenfadenopati gelişebilir.

Erkeklerde testisde enfiltrasyon ve skar gelişimi uzun va­de de steriliteye neden olabilir, özellikle bu kişilerde jine­komasti sıktır.

Gövdedeki büyük sinirlerin tutulumu lepramatöz olgular­da, tüberküloid olgulara oranla daha nadirdir. Fakat eks­tremitelerin periferal parçalarında diffüz hipostezi gelişi­mi özellikle ağır olgularda sıklıkla izlenir.

Lepramatöz olgularda periferik sinirlerin histopatolojik in­celenmesinde ağır bir enflamasyon izlenirse de; periferal sinirlerin fonksiyonları tüberküloid lepralı olgulardan da­ha iyi korunmuştur.

Histolojik doku örneklerinde diffüz granülomatöz reaksi­yon izlenir, bu reaksiyonda makrofajlar, büyük köpüksü hücreler (Virchow veya lepra hücreleri) izlenir ve bun­ların sitoplazmalarında çok sayıda, sıklıkla sferoidal kitle­ler oluşturan basiller gösterilebilir (EZN “+”). Epiteloid his­tiyositler ve dev hücreler genellikle bulunmaz. Lenf nod­larında köpüksü histiyosit birikimleri ve foliküler hiperpla­zi saptanır.

 

Borderline (ara grub) lepra

Lepranın iki uç tablosu arasında kalan hasta grubu genel­likle borderline (ara grub) lepra olarak adlandırılır. Lepra­matöz uca daha yakın olgularda lezyonların sayısı ve he­terojenitesi artar, lezyonların dağılımında simetrik görü­nüm saptanır, fakat her bir lezyonun boyutu tüberküloid uçtaki olgulara göre daha küçüktür.

Tüberküloid uca daha yakın olgularda izlenen lezyonlar tüberküloid lepra olgularına göre çok daha fazla sayıda ve lezyon sınırları daha düzensizdir. Her iki uçtaki hasta­lık tablolarına göre borderline grupta gövde de multipl periferik sinir tutulumu çok daha sık izlenen bir özelliktir.

Ayrıca borderline lepra olgularında deri lezyonlarının çok farklı görünümlerde olması karakteristiktir. Papüller ve plaklar sıklıkla maküler lezyonlar ile bir aradadır.

Tüberküloid lepra olgularına oranla anestezi daha az dik­kati çeker ve daha hafiftir. Kulak memelerinde hafifçe sarkıklık izlenebilir fakat kaşlarda dökülme ve nazal bul­gular çok nadiren gelişir. Deri lezyonları lepramatöz lep­ra olgularında izlenenden daha fazla olabilir fakat bilate­ral simetri göstermezler.

Bu lezyonlardan alınan örneklerde izlenen histopatolojik bulgular, epiteloid histiyositleri içeren granülomlardan, lepramatöz leprada izlenen makrofajların baskınlığına ka­dar değişebilir.

Borderline ve lepramatöz borderline hastalarda derideki granülomlarda çok sayıda basil bulunabilir. Bu durumdaki hastalar lepramatöz lepra tablosuna daha yakın bir ka­tagoride incelenirler ve “multibasiller lepra” olarak ad­landırılırlar.

Deri lezyonlarında çok az basil içeren, spekrumun tüber­küloid ucuna yakın hastalar ise “pauciartiküler lepra” adı altında katagorize edilirler. Gerçekte borderlerine lep­ra hastaları stabil değillerdir ve her iki uca doğru kayabi­lirler.

Her form lepra tablosunda periferik sinirlerin tutulması değişmez bir bulgudur. Histolojik kesitlerde sinirlerin tu­tulumu diğer tüm dokuların tutulmalarından daha ağır olarak izlenir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir