Skip to main content

PATOLOJİ

a-   FSG’de hematüri, GFR’de azalma ve hipertansiyon yük­sek oranda izlenir

b-   FSG’de proteinüri sıklıkla non-selektif tir c- FSG, kortizol tedavisine cevap vermez

d-   FSG, yüksek oranda kronik glomerülonefrite progres­yon gösterir, %50 olguda 10 yıl içinde son dönem böb­rek hastalığı gelişir

e- İmmünfloresan mikroskobunda glomerüllerin sklerotik bölgelerinde IgM ve (3 depolanımı izlenir.

Morfoloji: Başlangıçta bazı glomerüller etkilenir (sıklıkla fokalolarak jukstamedüller -derin- glomerüller tutulur).

Bu aşamada yapılan biyopsilerde yüzeyel glomerüller örneklenirse ışık mikroskobunda normal glomerül yapısı saptanabilir. Hastalık ilerledikçe glomerül tutulumu böbrek geneline yayılır ve tüm glomerüller tutulabilir.

Etkilenen glomerüllerin birkaç segmentinde mezangial matriks artmış, bazal membranlar kollabedir, hiyalin bir materyal depolanmıştır.

Immünfloresan mikroskobunda glomerüllerdeki hiyalini skleroz alanlarında (patolojik segmentlerde) Ig’ler, özel­likle IgM ve kompleman (özellikle C3) birikimi görülür.

Elektron mikroskobunda, viseral epitel hücrelerinde lipoid nefrozdaki gibi podosit kaybı ve füzyonu görülür, glomerül bazal membranından epitelin ayrışması daha şiddetlidir. Sonuçta zaman içinde glomerülün total sklerozu ve belirgin tübüler atrofi interstisyel fibroz ge­lişir.

Spontan remisyon eğilimi azdır, steroide yanıt değiş­kendir. Çocuklarda prognoz daha iyidir. FSG, %20 ol­guda hızla ilerler ve 2 yıl içinde böbrek yetersizliği gelişir.

Allograft böbrek transplantasyonu yapılan hastalarda %25-50 nüks ve yaklaşık %3 olguda da red reaksiyonu gelir. Bu nedenle FSG hastaları transplantasyon için iyi bir aday değillerdir.

 

Membranoproliferatif glomerülonefrit (MPGN)

Işık mikroskobu altında glomerül bazal membranda kalınlaşmaya (ayrıca membranda çift sıralı görünüm ­tramvay rayı– saptanır) ek olarak glomerüler hücre pro­liferasyonu (ağırlıkla mezangial hücre artışı saptanır) ile karakterizedir.

 

Membranoproliferatif glomerülonefrit nedenleri:

a-   İdiyopatik: tip 1, tip2, tip3

b-   Sistemik immün kompleks hastalığı: SLE, miks kriyo­globülinemi, Sjögren sendromu

c-   Kronik enfeksiyonlar: Hepatit B ve C, HIV, bakteriyel endokardit, ventriküloatriyal şantlar, viseral abseler

d-   Habasetler: Lösemi (KLL özellikle), lenfoma

e-   Karaciğer hastalıkları: Kronik aktif hepatit, HBV ve HCV nedenli siroz

f-    Nadir: Eroin, sarkoidoz, TIP, herediter c2 eksikliği

 

Proliferasyonlar ağırlıkla glomerül mezangial hücrelerinde olduğu için aynı zamanda mezangiokapiller glomerülonefrit olarak da adlandırılır.

idiyopatik nefrotik sendromun erişkinde en sık neden­lerindendir. Bazı hastalarda hematüri ve görece düşük proteinüri ile giden nefritik tablo izlenebilir. Sistemik hastalıklara da sıklıkla eşlik edebilir.

Primer MPGN, ışık mikroskobu altında tek tip olmasına karşın, elektron mikroskobik ve immün floresan mikroskobisi olarak ayrılabilen an az iki alt tipi vardır: Tip i ve Tip ii.

Morfoloji: Işık mikroskobisinde her iki tip de aynı gö­rünümdedir. Glomerüller büyüktür, lobüler (segmenter) bir görünüm almıştır ve hiperselülerdir (mezengial hücre proliferasyonu, lökosit enfiltrasyonu ve pariyetal epiteliyal kresentlerin gelişimi nedeni ile).

Glomerül kapiller duvarı kalınlaşmıştır ve özellikle gümüş (PAS-M) ve PAS boyalarıyla belirgin çift kontur görünümü (duplikasyon, tramvay rayı görünümü) verir.

Çift kontur görünümünün sebebi mezengial hücrelerin ve monositlerin lamina rara interna düzeyinde glomerül bazal membranı içine ilerlemelerinin sonucudur.

Membranoproliferatif glomerülonefritlerde alt tipleme elektron mikroskobik ve immünfloresan mikroskobisi bul­guları ile yapılabilir.

a-   Vakaların 2/3’ünü oluşturan tip I, subendoteliyal elek­trondens depozitlerle karakterizedir. immünfloresan mikroskobisinde granüler C3 birikimi ve buna eşlik eden, IgG ve erken kompleman komponentleri (C1 q ve C4) izlenir.

b-   Tip II’de, glomerül bazal membranın lamina densa­sında, düzensiz, elektrondens, difüz bir birikim görülür (Dens depozit hastalığı).

Bazal membranlardaki bu birikim düzensiz ve granüler karakterde olup, yaygın C3 birikimi tarafından oluştu­rulduğu saptanır. Bu birikimde IgG ve erken kompleman komponentleri izlenmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir