Skip to main content

PATOLOJİ

Glomerülde bazal membran üzerine oturan Bowman kapsülünün visseral tabakasını döşiyen epiteliyal hücrelerin podositleri arasındaki aralık filtrasyon aralığı olarak adlandırılır. Bu aralık glomerül filtrasyonunun kon­trolünde en önemli bölgedir. Bu aralığın detaylı incelen­mesinde fonksiyonel anlamlı proteinlerin bu alanda yer aldığı saptanmıştır.

1-   Nephrin: büyük kısmı ekstrasellüler uzanan ve immün­globülin benzeri alanlar içeren transmembran bir pro­teindir. Podositlerin ayakları arasında, filtrasyon mem­branına doğru uzanır ve komşu iki ayaktan gelen birer nefrinin üst üste gelmesi ile iki sıralı bir diafram oluştururlar.

2-   Nephrin’in podosit ayaklarında tutunduğu moleküller; podocin, CD2 associated protein (CD2AP), ve hücre iskeletinde aktindir.

Bu kompleks filtrasyon aralığındaki süzme işleminde baş roloynamaktadır.

Podositlerin devamı olan, damar yumağı dışındaki Bowman kapsülü iç yüzünü (Bowman kapsülü pariyetal tabakası) örten tabaka, tek sıra basık (skuamöz) epitel ile döşelidir.

d-   Glomerül yumak içinde kapillerler arasında yer alan yumağın destek hücreleri mezangial hücrelerdir.

Bu hücreler mezangial kökenlidir, kontrakte olabilirler, fagositoz yapabilirler (bazal membrandaki antijen-antikor kompleksierini fagosite edebilirler) ve prolifere olabilirler.

Ayrıca matriks ve kollajen üretebilirler (glomerüloskleroz gelişiminde glomerüler kollajen mezangial hücreler tarafından üretilir).

Anjiyotensin II ve natriüretik faktör (kalp atriumda üretilen) reseptörü içerirler. Biyolojik olarak aktif iltihabi moleküller (prostaglandinler ve sitokinler) sentezle­yebilirler.

 

Proksimal tübül

Böbrek tübüllerinin ilk kısmı, Bowman kapsülünü takip eden ünite proksimal tübüldür. Bu kısmı döşeyen epitel uzun mikrovilluslar (fırçamsı kenar) içeren tek sıra prizmatik epitelden oluşur.

Glomerül filtratındaki su ve tuzun %80’i, şeker ve pro­teinin tümü burada geri emilir (emilim yeteneğini artırmak için, yüzeyi genişletme amaçlı uzun mikrovillus­lar bulunur).

Proksimal tübül düzleşip, daralarak medullaya girer.

 

Henle kulbu

Proksimal tübülü takip eden, medullada papillaları oluştu­ran tubüllerdir. Henle papillada kendi üzerinde kıvrılıp yukarı döner, böylece Henle’nin inen ve çıkan kolları olu­şur. Henle’nin ince kısmı tek sıra yassı epitel ile, kalın seg­menti tek sıra kübik epitelle döşelidir.

Henle’nin ana amacı suyun geri emiliminin gerçekleştiril­mesi, dolayısıyla idrarın konsantrasyonunun sağlan­masıdır.

Böbrekteki glomerüllerin yaklaşık 1/7’si derinde, medul­laya yakın yerleşmiştir ki bunlar jukstameduller nefronlar adı verilir (diğerleri kortikal nefron olarak adlandırılır).

Jukstameduller nefronların Henle tübülleri medullada daha uzun bir bölüm içerdiği için daha yüksek oranda hipertonik idrar oluştururlar.

Böbrek medullasını tutan hastalıklar (tübülointerstisyel hastalıklar, piyelonefrit gibi) ön planda Henle’ye zarar verecekleri için böbrekte oluşturdukları tipik fonksiyon bozukluğu idrar konsantrasyon yeteneğindeki kayıp ola­caktır.

 

Distal tübül

Henle’yi takiben nefron tekrar kortekse girip distal tü­bülü oluşturur ve köken aldığı renal korpüsküle (glo­merül-Bowman kompleksine) döner.

Distal tübül kısa mikrovillusları bulunan, tek sıra kübik epitelle (proksimal tübülden daha küçük hücreler) döşelidir.

Proksimal tübülden farklı olarak fırçamsı kenar (brush border) ve apikal kanalikül içermezler.

Distal tübüllerde iyon değişimi ve aldosterona cevap ver­mesi (sodyum ve klor iyonlarının abzorpsiyonun artması) en önemli işlevidir.

Distal tübülde makula densa adı verilen hücreler ile glomerülün afferent ve efferent arteriyollerin jukstaglo­merüler hücreleri (renin üretirler) ve ekstraglomerüler

mezangial hücrelerle (Lacis hücreleri) birlikte özel bir for­masyon oluştururlar. Buna jukstaglomerüler aparat adıverilir. Bu aparat hipovolemide renin-anjiyotensin sistem­ini başlatarak yeni koşullara uyumu sağlamaya çalışır.

Makula densa hücreleri yüksek prizmatik, dar uzun hücreler olup, nükleusları ortada yerleşmiştir, çok sayıda mikrovillusları, az mitokondrisi ve infranüklear yerleşimli golgisi vardır.

 

Toplayıcı tübüller

Distal kıvrımlı tübül bir segment aracılığı ile toplayıcı kanalla birleşir ve filtrat korteks ve medulladan geçerek papillaya ulaşır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir