Skip to main content

PATOLOJİ

Kolanjiokarsinomlar belirgin bir fibröz stroma (desmo­plazi) ile karakterize adenokarsinomlardır. Hücrelerde safra pigmenti ve hyalin inklüzyonlar görülmez.

Karaciğerin hiler bölgesinde izlenen büyük çaplı safra kanallarından çıkan habis tümörler Klatskin tümörü (gerçekte bir adenokarsinomdur) olarak adlandırılırlar.

Ekstrahepatik safra yollarının habis tümörleri ise adeno­karsinom olarak adlandırılırlar.

 

 

 

 

 

8. SAFRA YOLLARI HASTALIKLARI

Safra kesesinin en sık selim tümörü poliplerdir. Ade­nomlar). En sık habis tümörü ise adenokarsinomdur.

Safra kesesi muskülaris mukozanın bulunmadığı bir organdır (sindirim sisteminde bu özelliğe sahip tek or­gan). Bu nedenle özellikle kronik kolesistit geliştiğinde mukozal girintiler serozaya kadar uzanır; bu yapılar Roki­tanski sinüsleri adını alır.

Safra kesesinin en sık izlenen anomalisi: fundusun katlan­ması ile oluşan frigyalı başlığı tipi kesedir.

 

Kolelitiyazis

Kadın, şişman, 40 yaş üstü, multiparlarda risk artar. Ös­trojenik etki, obezite, hızlı kilo kaybı ve hipokolesterole­mik ajanlarla tedavi risk faktörü olabilir.

Çoğu safra taşı klinik olarak sessizdir. iki ana taş tipi var­dır: Kolesterol taşları (%80) ve pigment taşları (%20, bili­rubin kalsiyum tuzları).

a-   Kolesterol taşları %50-100 arasında kolesterolden oluşur. Yanında kalsiyum karbonat, fosfat ve biluribin içe­rirler. çoğu radyolusendir (direkt grafide görülmezler). Kalsiyum içerenler radyoopak olabilir. Safra kesesi içinde oluşurlar.

b-   Pigment taşları biliyer sistemin herhangi bir yerinde oluşabilir; kolay parçalanır ve siyah-kahve renklidir (sıklık­la hemolitik anemi hastalarında görülür). %50-75 radyo­opaktır (sıklıkla kalsiyum içerirler). Enfekte safra yolların­da gelişme eğilimleri vardır.

Kolesterol tipi taş için risk faktörleri: Uzamış açlık, östrojenin artması, hızla kilo verme, total paranteral beslenme, spinal kord hasarı,

Pigment tipi safra taşı için risk faktörleri: Hemolitik anemi ve enfeksiyonlardır.

Kolesterolozis: Safra epiteli altında kolesterol fagosite etmiş histiyositden oluşan çok sayıda kümelerin bulunur. Kese mukozası sarı çizgilenme içerir (çilek görünümün­de kese). Kolesterolozis klinik anlam taşımaz ve semp­tom vermez.

Porselen kese (distrofik kalsifikasyon) karsinom gelişimi için predispozan olduğundan saptandığı anda cerrahi olarak çıkarılmalıdır.

Akut kolesistitte safra kesesi kırmızı renkte, büyük, ye­şil-siyah görünümdedir. % 90 olguda taşa sekonderdir. Lümende püy baskınsa safra kesesi ampiyemi adını alır. Akut enflamasyon (ödem, lökosit enfiltrasyonu, konjes­yon, apse oluşumu, gangrenöz nekroz) bulguları izlenir. Ağır olgularda gangrenöz kolesistit düşünülür.

Kronik kolesistit bulguları hafif ve değişkendir. Akut enflamasyon görülmeden taş varlığı tanı için yeterlidir. Kese küçülmüş, normal, büyümüş olabilir. Fibrozis ile ke­se cidarı kalınlaşmıştır. Mikroskobide lenfositlerin baskın­Iığı görülür. Rokitanski sinüslerinin varlığı tanıyı destekler.

–     İntrahepatik safra yollarının habis tümörü;

Kolanjiokarsinom

–     Karaciğer hilusundaki safra yollarının habis tümörü;

Klatskin tümörü

–     Ekstrahepatik safra yollarının habis tümörü (safra kesesi ve koledok) adenokarsinom olarak adlandırılır.

 

Safra Kesesi Karsinomu

Hemen daima rastlantısal ve ileri evrede yakalanan, ka­dında anlamlı oranda sık izlenen; 7.on yılda ve sık görülen tümörlerdir. % 60-90 olguda safra kesesinde taş bulunur.

Safra kesesi karsinomlarının hemen hepsi adenokarsi­nomdur. % 5’i yassı epitel hücreli karsinom veya ade­noskuamöz karsinomdur.

Tanı konulduğunda çoğu karaciğeri invaze etmiş ve saf­ra yolları ve portahepatik lenf düğümlerine yayılmıştır.

Safra kesesi karsinomları öncelikle karaciğer invazyonu sonra lenf nodu metastazı yaparlar.

Klinik bulguları kolelitiyazisten farksızdır. Erken tıkanıklık yapar veya hasta taş nedeni ile opere edilirse daha er­ken tanı alır. % 80 olguda tanı ameliyat esnasında ko­nur.

Kadınlarda sıklığı fazla olan tek sindirim sistemi habase­ti safra kesesi karsinomudur.

Ekstrahepatik safra kanallarının en sık primer selim tü­mörü adenomiar, habis tümörü ise adenokarsinomlar­dır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir