Skip to main content

PATOLOJİ

Hemokromatoz geni (6. kromozom) heterozigot form­da 1/9 oranında, homozigot olarak ise 1/220 oranında izlenir. Hemokromatozun (hastalığın) toplumdaki sıklığı ise 1/400 civarındadır. Bu nedenle genetik temelli he­mokromatoz en sık genetik hastalıklardan biridir.

 

Tam gelişmiş hemokromatoz vakalarında izlenen bulgular:

a-   Mikronodüler siroz: Tüm hastalarda izlenir. Karaci­ğer koyu renktedir (pigmentli siroz). Demirin esas birikim yeri hepatositler, ardından safra duktusları ve kupffer hücreleridir. Yüksek oranda demir hepatosite direkt toksiktir ve nadiren fulminan hepatit gelişimi görülebilir.

b-   Diabetes mellitus

c-   Deride hiperpigmentasyon (bronz diyabet)

d-   Artrit (özellikle elin küçük kemiklerinde)

e-   Kardiyomiyopati (rekstriktif tipte, daima sirozla bir aradadır ve primer hemakromatoz olgularında en sık ölüm nedenidir),

f-    Testis ve diğer endokrin organlarda atrofi

Hastalarda demir hayat boyu birikir. Semptomların or­taya çıkışı (biriken demir 20 gr. ulaşınca) ancak 5-6 on yılda görülür.

Hemakromatoz olgularında anlamlı oranda erkek bas­kınlığı vardır (E/K=1 0/1; kadınlarda düzenli kan kayıpla­’1 nedeniyle devamlı demir kaybı söz konusudur; bu he­nokromatoz için koruyucudur).

 

Demirin toksisite mekanizmaları

a-   Demir katalizörlü serbest oksijen radikal hasarı ile ,luşan hepatosit hasarı, lipid peroksidasyon u gibi

b-   Demirin direk ito hücrelerini uyararak kollajen for­ıasyonuna neden olması, bu nedenle hemakromatoz­a gelişen sirozda karaciğerde enflamasyon hemen hiçulunmaz.

c-   Hepatoselüler karsinoma predispozisyon: hem siroz ?m serbest oksijen radikalleri üzerinden direkt DNA ~sarı oluşturması.

Demir, karaciğerde ito hücrelerini, kalp ve pankreaslşta olmak üzere tüm organlarda mezankimal hücrele­uyararak kollajen üretimini arttırır. Bunların en karak­’istik sonucu rekstriktif kardiyomiyopati, mikronodüler oz ve diyabettir.

Hemakromatozda tedavi uygulanırsa patolojik tablo kısmen geri dönebilir.

Skonderon hemokromatozun (hemosideroz) en sık se­bebi inefektif eritropoez gösteren anemilerdir (talase­. Kan transfüzyonu ve intestinal demir emiliminin art­ması nedeniyle gelişir.

Demir birikimi ön planda primer hemokromatoyisde hepotositler sekonder hemokromatoyisde kupffer hücrelerindedir.

 

Hemakromatoz olgularında organlardaki görünüm

Hemakromatosis olgularında pankreasta ileri derece pigmentasyon, interstisyel fibrozis ve hafif parankim kaybı saptanır. Hem asiner hem adacık hücrelerinde he­mosiderin birikimi görülür.

Langerhans adacıklarının sayısı azalır. Diabetes melli­tus gelişimi izlenir.

 

Kalpte fibrillerde pigment, demir artışı ve interstisyel fibrozis izlenir. Kalp normalin 2 katına çıkabilir, kardiyo­miyopati (restriktif) ve konjestif kalp yetersizliği gelişir. Bu hastalar için en sık ölüm nedenidir.

Deri: Dermal makrofajlar, ter bezleri ve fibroblastlarda birikim ve melanosit stimulasyonu nedeniyle pigmentas­yon artışı görülür.

Eklemler: %25-75 hastada el ve parmak eklemleri tutu­lur. Bazı olgularda hemakromatozun ilk klinik bulgusu­dur. Sinovyada çizgilenmeler ve akut sinovit izlenir; po­liartrit (psödogut) oluşur.

Endokrin: Hipopitüatirizm, gonadotropin salınımı azalır ve testisler küçük ve atrofik hale gelir. Libido kaybı ve amenore izlenebilir.

Karaciğerde siroz geliştiğinde bu zeminde hepatoselüler karsinom gelişme olasılığı %40 civarındadır. Siroz zemi­ninde hepatoselüler karsinom gelişme olasılığı en yük­sek hastalık (tirozinemi tip1 ile birlikte).

 

Wilson hastalığı

Bakırın karaciğer, beyin ve göz başta olmak üzere pek çok organda birikimiyle karakterize otozomal resesif bakır metabolizması bozukluğudur. Hastalığa yol açan gen kromozom 13’tedir.

Hastalıkta bakırın alınmasında ve karaciğere transportu aşamalarında sorun yoktur. Sorun, karaciğerden se­rüloplazmin halinde salgılanmasında ve biliyer bakır salı­nımının azalmasındadır. Dolayısıyla atılamayan bakır vü­cutta birikir ve en ağır birikim karaciğerdedir.

Karaciğer: Yağlı değişiklik, progresif akut ve kronik he­patit ve fokal nekrozlar izlenir. Bu tablo diğer kronik he­patitlere tı pa tıp benzer (morfolojik olarak diğer kronik hepatitlerden ayrımı mümkün değildir) ve Mallory ci­simcikleri izlenir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir