Skip to main content

PATOLOJİ

Oral kontraseptifler, sitotksik droglar

Sitotoksik ilaçlar, pirolizidin alkaloidleri

Oral kontraseptifler, sitotoksik ilaçlar

Androjenler, östrojen, danazol, azatioprin

Torotrast,

Polivinil klorür, torotrast, arsenik, adrtojenler  

 

 

 

Makroveziküler yağlanma nedenleri;

–     Alkol

–     İnsülin direnci

–     Sendrom X (obezite, diabet, hipertriglseridemliseridemi, hipertansiyon)

–     Lipodistrofi

–     Disbetalipoproteinemiler

–     Protein-kalori malabsorbsiyonu; yoğun açlık

–     Total paranterat beslenme, jejunoileat bypass

–     Hızlı kilo kaybı

–     İlaçlar (metotreksat, aspirin, Avitamini, glükokor­tikoidler, amiodaron, kalsiyum kanal blokörleri)

–     İnflamatuar barsak hastalıkları

 

Mikroveziküler yağlanma nedenleri

–     Reye sendromu

–     Gebeliğin akut yağlı karaciğeri

–     İlaçlar (valproik asit, tetrasiklin, nükleoi.zid analogları)

–     Çevresel hepatotoksikler (petrokimyaurunlerigibi)

 

Alkolik Karaciğer Hastalığı

Alkol kullanımına bağlı üç patolojik görünüm izlenir.

a-   Yağlı değişim (hepatosteatoz): Başlangıçta he pa­tositlerde mikroveziküler ama uzun vadede makrovezi­küler yağlanma hemen her olguda izlenir.

Yağlanma başlangıçta santral bölgede iken daha ileri vakalarda tüm lobülü kapladığı izlenir. Klinik bir bulgu vermez, karaciğer sarı renkte görünür.

Fibrozis gelişene kadar, hastalık tablosu reversibldır.

b-   Alkolik Hepatit (steatohepatit): Kronik alkoliklerin % 1S’inde izlenir. Alkol steatohepatitin en sık nedenidir.

Dört adet karakteristik bulgusu vardır:

 

1)   Hepatositlerde hidropik şişme ve santral zonda hepatosit nekrozu: Tek ya da dağınık odaklar halinde görülürler.

2)   Mallory cisimcikleri (alkolik hiyalen cisimler): De­jenere hepatositlerden sitoplazmasında biriken ubikui­tin bağımlı intermedial filamentlerin (sitokeratin) biri­kimi nedeniyle gelişen eozinofilik cisimlerdir. Alkol için Karakteristik bir bulgudur ama spesifik değildir.

Mallory cisimcikleri alkolik hpatit dışında primer biliyer Wilson hastalığı, kronik kolestatik sendromlar ve hepa­toselüler tümörlerde de görülebilir.

3) Nötrofilik reaksiyon: Nötrofiller dejenere hepatosit­lerin etrafında toplanır (özellikle santral ven ve Mallory cisimciklerinin etrafında). Lenfosit ve makrofajlarda hem portal alanda hem parankime saçıımış olarak görünür­ler. Mikrogranülomlar (makrofajlar tarafından oluşturu­lan lipogranülomlardır) izlenebilir.

4) Fibrozis: Daima sinüzoidal ve perivenüler fibrozis (santral ven çevresinde) olarak başlar. Alkolik hepatit reversibldir. Ancak kişi alkol kullanımına devam ederse siroza ilerler.

c- Alkolik siroz: Kronik alkoliklerin % 1 O’unda izlenir. Yavaş ve sessiz gelişir. Başlangıçta karaciğer büyük ve yağlıdır. Zamanla küçük, büzüşmüş, 1 ‘kg dan hafif bir hal alır.

Siroz başlangıçta mikronodüler karakterde, zamanla he­patosit rejenerasyonu nedeniyle (2-3 yıl içinde) makro­nodülere döner.

Nodüllerin iskemik nekrozu ve geniş alanlarda skarlaş­ması beklenen karaciğer içi skar dokusunun çok büyük olmasına yol açar (Laennec sirozu).

Siroz geliştiğinde Mallory cisimleri ve enflamasyon kara­ciğerde nadiren görülebilir.

Hiçbir histopatolojik bulgu alkol hasarı için patognomo­nik değildir.

Klinik özellikler: Alkolik siroz, diğer sirozlara benzer. iştah kaybı sarılık, periferik ödem, asit oluşur. ileri olgu­larda portal hipertansiyon bulguları (varis kanamalarıvs.), ensefalopati izlenir. Transaminazlar, bilirubin, ALP yükselmiş; globulin, albumin, pıhtılaşma faktörleri gibi karaciğerde üretilen proteinler düşmüştür.

Alkolik karaciğer hastalığında komplikasyonlar:

     Siroz va karaciğer yetersizliği

    Masif üst sindirim sistemi kanaması

    Tabloya enfeksiyonların eklenmesi

    Hepatorenal sendrom gelişimi

    %3-6 olasılıkla hepatoselüler karsinom gelişimi

 

Hemokromatoz

Demirin karaciğer ve pankreas başta olmak üzere pa­rankimal organlarda patolojik birikimini tanımlar. Hemokromatoz ya genetik bir hastalık olarak başlar ve­ya aşırı kan transfüzyonu ile oluşabilir.

Genetik hastalık olarak başlayan hemakromatoz ileri yaş ve erkeklerde saptanır. Burada demirin barsaktan emili­minin aşırı olması temel patolojidir ve primer idiyopa­tik hemokromatoz olarak adlandırılır. Kan transfizyonuna bağlı oluşan hemokromatoz hemo­sideroz ya da sekonder hemokromatoz olarak bilinir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir