Skip to main content

PATOLOJİ

Sıklıkla asemptomatiktir. Eğer ağır bakteri üremesine neden olursa pernisiyöz anemiye benzer B12 vitamini eksikliği gelişimine neden olur.

Meckel divertikülünde nadiren pankreas adacıkları ve olguların yarısında fonksiyonel gastrik mukoza adaları (Meckel’de en sık bulunan ektopik doku gastrik mukoza adalarıdır) bulunur.

Bunun sonucunda komşu intestinal mukozada peptik ül­ser gelişimi; intestinal kanama ve akut apandisit benzeri klinik verebilir.

Meckel’de izlenen tipik tablo rektumdan, ağrısız kırmızı renkte kanamadır.

Meckel divertikülünün en sık komplikasyonu kana­madır. Erişkinde ise obstrüksiyon nedeni olabilir.

Omfalosel; Periumblikal abdominal duvar yapraklarının konjenital defektidir. Barsaklar membranöz bir torba içinde batın ön duvarından dışarı çıkmış olarak izlenir.

Gastroşizis; Abdominal duvarın bir kısmının tamamen oluşmamasıdır. Barsaklar bir örtü içermeden, batından direkt dışarıya çıkmışlardır.

Malrotasyon; Barsakların (özellikle kalın barsağın) nor­mal intraabdominal pozisyonlarına gelememeleridir.

Örneğin çekum abdomende herhangi bir yerde buluna­bilir (en sık izlenen ve klinik anlamı en az olan malrotas­yon mobil çekumdur, çekum sıklıkla sol üst kadrana kayar).

Sonuçta kalın barsak, volvulus için predispozan konuma gelir ve apandiksin batın içindeki yerinin değişmesine bağlı problemler gelişebilir.

Apandiksin batındaki yerini en sık değiştiren durum  gebeliktir. Apandiksin batında bulunduğu kadranı  değiştiren en sık neden ise malrotasyondur.

Trizomiler 21, 13 ve 18′ de ve metabolik hastalıklardan Zellweger sendromunda sık izlenir.

 

Hirschsprung hastalığı (kongenital megakolon)

Erkek çocuklarda daha sık ( E/K = 5/1) izlenir. Downsendromlu çocuklarda görülme olasılığı artar.

Hirschsprung hastalığıda gelişim süresince nöral krest­ten kaynaklanan ganglion hücrelerinin çekumdan rektuma doğru olan göçünde problem vardır.

Sonuçta kolonda aganglionik bir segment oluşur (Me­issner ve Auerbach pleksusları yoktur).

Hareketsiz segment zaman içinde fonksiyonel bir obs­trüksiyona ve proksimal kolonda progresif genişlemeye neden olur.

Olguların büyük çoğunda rektum ve sigmoid etkilenir (aganglioniktir, olguların %90’1 bu tipdedir, kısa seg­ment Hirschsprung hastalığı olarak bilinir), fakat % 10 olguda daha uzun segment hatta tüm kolon etkilenebi­lir.

Hastalıklı, aganglionik segment dar, proksimali ise dila­tedir. Bu alanda ülserler (stercoral ülserler) oluşabilir.

Olgularda mekonyumun gecikmesi ve 48-72 saat sonra başlayan kusma tipiktir. Eğer sadece rektum distali etkilendi ise obstrüksiyon tam değildir ve daha geç bebeklik dönemlerde bulgu veren tam ishal-kabız nöbetleriyle karakterizedir.

Hirschsprung hastalığında yaşamı tehdit eden en sık ne­den, sıvı elektrolit dengesinde bozukluk oluşturan ente­rokolittir. Nadiren kolon perfore olur, kolonda perfo­rasyon en sık çekumda izlenir.

Tanı; genişlememiş, dar kolon segmentinden yapılan biyopside (biyopsi bütün kalın barsak katlarını içermeli­dir; full kat biyopsi) ganglion hücrelerinin görülmemesi ile konulur.

İnce barsağın vasküler hastalıkları

İnce barsağın erişkinde izlenen dolaşım bozukluklarının 4 ana nedeni vardır:

a-   Süperior mezenterik arter ya da dallarında ani komp­le oklüzyon

b-   Sistemik dolaşım bozuklukları sonucunda gelişen in­testinal hipoperfüzyon

c-   Süperior mezenterik arter ya da dallarında daralmaya sekonder izlenen kronik iskemi

d-   Mezenterik ven trombüsü

İnce barsak arterlerinde izlenen akut oklüzyon, barsağı besleyen üç major arterden birinde izlenebilir (çöliyak, süperior (en sık) ve inferior mezenterik arterler).

Sonuçta barsakta segmantel hemorajik enfarkt gelişir. Barsakta yaşanan iskeminin derecesine bağlı olarak ağır olgularda; tüm barsak duvarı etkilenir ise “transmural enfarkt”, hafif olgularda sadece mukoza etkilenir ise “mukozal enfarkt” ve aradaki olgulara “mural en­farkt” adı verilir.

Transmural enfakt hemen daima bir major mezentrik arterin aterosklerozuna sekonder akut total tıkanmasıy­la oluşur.

 

Transmural barsak enfarktı için risk faktörleri

–     Arteriyel trombüsler, ateroskleroz, vaskülit, disekan anevrizma, anjiografiler, cerrahi hasar, hiperkoagülabi­lite durumları, oral kontraseptif.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir