Skip to main content

PATOLOJİ

Difüz tip mide karsinomu sıklıkla linitis plastika görünü­münde ve genellikle taşlı yüzük hücre tipindedir; kötüprognozludur. Ayrıca krukenberg tümörü olarak bilinen periton içiden bilateralover metastazının sıklıkla nedeni­dir.

Mide tümörlerinde CEA %50, AFP ve CA 19-9 %30 sap­tanabilir.

ileri gastrik karsinoma olguları sinsi tümörlerdir ve an­cak ileri evrede abdominal rahatsızlık, anoreksi ve kilo kaybı ile klinik bulgu verirler. Klinikte genellikle kardia tümörleri disfajiye neden olur­ken; pilorik kanal tümörleri sıklıkla obsrüksiyona neden olur.

Bilinen en iyi tedavi, olgunun erken saptanıp, cerrahi Çı­karılmasıdır. Erken gastrik karsinoma da 5 yıllık sağ ka­lım %90-95 ken, ileri gastrik karsinoma olgularda %15’dir.

Mide karsinomlarında en sık metastaz bölgesel lenf dü­ğümlerine ardudan uzak lenf düğümlerinedir. Nadiren en erken metastaz supraklavikular lenf noduna (Virc­how nodu), periumblikallenf noduna (Sister Mary Jo­seph nodu), sol anterior aksiller lenf noduna (Irısh no­du) gerçekleşebilir.

 

İntestinal (ekspansif yayılımı) tip kanser Diffüz  Difüz (infiltratif yayılım) tip kanser
–     Yüksek riskli populasyonlarda sık–     Epidemik tip–     Çeresel faktörlerle ilişkili (HP)–     Yaşlı erkeklerde daha sık–     Sağkalım daha yüksek–     Histolojik prekürsör belirlenebilir (mukozal atrofi, intestinal metaplazi, displazi)–     Tümör çevre dokuyu iterek ve lümene doğru genişler (ekspansif, vejetan büyüme)–     Hücreler kohezif, gland ve papilla oluşturur–     Karaciğer metastazı ön planda  krukenberg –     Çoğu ülkede insidans aynı, risk faktörleriyle ilişkisi az–     Endemik tip–     Ailesel faktörler ön plandadır–     Gençlerde ve kadınlarda daha sık–     Sağkalım daha kısa (prognoz daha kötü)–     Prekürsör lezyon bilinmiyor–     Yaygın enfiltratif (linitis plastika)–     Hücreler diskohezif, taşlı yüzük hücreleri sık–     Peritoneal yayılım sık (Peritonitis karsinomatoza ve tümörü sık)
   

 

Kimi zaman batı n boşluğu yolu ile overlere metastaz yapar (Krukenberg tümörü). Periton içinden metasta­zın rektum üzerine olması ve bunun palpe edilmesi Blummer bulgusu olarak bilinir.

Uzak, hematojen metastazlar en sık karaciğere, peri­ton, akciğer, adrenal bez ve overlere gerçekleşir.

Gastrik karsinomlada görülmesi beklenen para-neoplastik sendromlar

–     Deri sendromları: Akantozis nigrikans, dermatomyozit, seboreik keratoz (Leser-Trelat bulgusu).

–     Merkezi sinir sistemi bulguları: Demans,serebellar ata;ksi.

–     Farklı sistemler: Trombofilebit, mikroanjiopatik hemolitik anemi, membranöz nefropati.

Mide karsinomlarının invazyon derinliğine göre adlandırılması
İnvazyon derinliği İsimlendirme Prognoz
Habis tümöral hücreler, mide duvarında lamina propria içinde sınırlı ve muskülaris mukoza invazyonu yok İntramukozal karsinom Uygun cerrahi çıkarım kür sağlar
Habis tümöral hücreler lamina propria, muskülaris mukoza ve submukozayı invaze eder; muskülaris propriyada invazyon saptanmaz; lenf düğümü metastazı var ya da yok Erken mide karsinomu Çok iyi prognoz
Habis tümöral hücreler lamina propria, muskülaris mukoza, submukoza ve muskülaris mukozayı invaze eder; lenf düğümü metastazı var ya da yok İleri mide karsinomu Kötü prognoz
 

 

Mide karsinomlarında kötü prognoz kriterleri

–     Tümörün mide duvarındaki derinliği

–     Seroza tutulumu

–     Lenf nodu tutulumu

–     Çok ileri yaş

–     Genç yaş

–     Büyük tümör çapı

–     Difüz tip karsinom (Iinitis plastika)

–     Perinöral invazyon

–     Cerrahi sınırlarda tümör varlığı

–     Anaploidi

–     c-erb B2 ve p53 mutasyonu varlığı – Proksimal yerleşim

–     %10’dan fazla kilo kaybı

–     Histolojik grade’in yüksek olması

–     Unutulmaması gereken tüm karsinomlar gibi mide karsinom­larında da en önemli prognostik kriter stage’dir (TNM); ancak sindirim sistemi tümörlerinde stage’in belirlenmesinde tümörün çapından daha önemli olan tümörün invazyon derinliğidir.

 

Mide lenfomaları

İnsanda ekstranodallenfomalar sıklıkla sindirim siste­minden, en sık ise mideden kaynaklanırlar. Mide lenfo­maları sıklıkla antrum yerleşimlidir ve etken H.pyloridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir