Skip to main content

PATOLOJİ

tor fonksiyonun bozulmasıyla gelişir. Tipik olarak üst özofagial sfinkterin üstünde oluşur.

Sadece mukozadan oluşur; bu nedenle bir psödodiverti­küldür (yalancı divertikül).

Sıklıkla bir kaç santimetre çaplı olup, boyunda kitle ve disfaji olmadan regürjitasyon gelişimi ile karakterizedir.

Aspirasyon pnömonisi için anlamlı risk söz konusudur. Nadiren özofagusun skuamöz hücreli karsinom olgula­rında bir komplikasyon olarak gelişebilir.

b- Traksiyon divertikülleri: Sıklıkla orta-distal özofa­gusta mediastinal ya da lenf dügümlerinin fibrozisi so­nucu gelişen lezyonlardır. Genellikle asemptomatiktir.

Türkiye’ de sıklıkla tüberkülozun neden olduğu mediasti­nal bir lenfadenitin özofagusa yapışması ve zamanla bü­züldüğünde özofagusu çekmesiyle oluşur; tüm özofa­gus duvar katlarını içerdiği için gerçek bir divertiküldür.

c- Epifrenik divertikül: Alt özofageal sfinkterin hemen üzerinde yerleşen, yalancı bir divertiküldür. Noktürnal regürjitasyona neden olabilirler.

Epifrenik divertiküller nadiren diafragma hernisi ve gas­troözofagial reflü nedenli gelişebilir.

 

Hiatal herni

Midenin bir kısmının diafragmanın üzerine çıkmasını ta­nımlar. Erişkin popülasyonun % 1-20’sinde hiatal herni bulunur, fakat bunların sadece % 10’u klinikte bulgu ve­rır.

İki anatomik patern tanımlanmıştır; aksial ya da “sIi­ding” veya paraözofageal ya da “rolling” tip.

Olguların %95’i sliding (kayma tipi) tipindedir. Bu tip­te semptomların temel nedeni alt özofagiyal sfinkterin fonksiyon yapamaması ve reflü özofajit gelişimidir. Ref­lünün oluşumunda pozisyon (eğilme, yatma gibi) ve şiş­manlık gibi karın içi basıncını artıran nedenler esas rolüoynar.

Gastroözofagiyal reflü özellikle de ağır reflüler hemen daima sliding tipte hernisi olanlarda izlenir.

Mukozal ülserasyon, kanama ve özofagiyal perfo­rasyon gelişebilir. Uzun süreli reflüler Barret özofagusu oluşumuna ve zaman içinde adenokarsinoma kadar gi­den sürece yol açabilirler.

Paraözefageal herniler (Rolling tip), çok az izlenirler. Nadiren reflü nedenidir fakat strongulasyon ve obs­trüksiyon gelişimi için risk oluştururlar.

 

Akalazya

Alt özefageal sifinkterin, yutmaya eşlik eden gevşemesi­nin olmamasıdır.

Bilinen olası nedenler inervasyon patolojisi ve Trypa­nosma cruzi enfeksiyonu (Chagas hastalığı) olsa da, olguların çoğunda etiyoloji saptanamaz.

Hastalarda sifinkter üstü özofagusta anormal genişle­me, özofagus duvarında incelme, kasıarda hipertrofi; di­latasyonun olmadığı alanda duvarda kalınlaşma izlenir. Olgularda başlangıçta disfaji ardından noktürnal regurji­tasyon ve sindirilmemiş gıdaların kusulması, aspirasyon­lar ve aspirasyon pnömonisi izlenebilir. %5 olguda özo­fagusta yassı epitel hücreli karsinom gelişir.

Diğer komplikasyonları kandida özefajiti, alt özofageal divertikül gelişimi, aspirasyon pnömonisi ve hava yolu obstrüksiyonudur.

 

Mallory – Weiss sendromu

Gastroözofagiyal bileşkede, şiddetli kusma nöbetlerine sekonder longutidinal yırtıkların gelişmesini tanımlar.

Kadında gebelik; erkekte ise kronik alkolizm en sık ne­dendir.

Yırtık sıklıkla gastroözefagiyal bileşkede, longitüdinal ve yalnız mukozadadır.

Üst gastrointestinal sistem kanamalarının %5-10’undan sorumludur.

Mallory – Weiss Sendromu olgularında masif hemoraji­ler oluşabilirse de, sıklıkla kendiliğinden düzelen hafif kanamalarla karakterizedir.

Destek tedavi ve balon tamponadı ağır olgularda genel­likle gerekir. iyileşme hızlıdır, sekel bırakmaz. Nadir du­rumlarda özofagiyal rüptür (Boerhaave sendromu) ge­lişebilir. Bu tablonun komplikasyonu mediastinit oluşma­sıdır.

Özofagus rüptürlerinin çoğu iyatrojenik nedenlerle olu­şur (tıbbi aletlerle gerçekleşir).

 

 

En sık üst gastrointestinal sistem kanaması yapan nedenler

–     %20-30 olguda duodenal ülser

–     %20-30 olguda gastrik ve duodenal erezyonlar

–     % 10-20 olguda varisler

–     % 10-20 olguda gastrik ülser

–     Abondan üst GiS kanamasının en sık nedeni çocukta ve erişkinde özofagus varis kanarnalarıdır.

Özofagus varisleri

Portal basınç arttığında sistemik venöz dolaşım ile intra­abdominal portal dolaşım arasında kurulan bağlantılar­dan birisi de özofagus varisleridir.

Midenin koroner veniyle; azigos veni üzerinden vena ka­va süperior arasında bağlantı kurar.

Bu venler özofagusta submukozal yerleşimlidir. Yüksek basınç altında dilate olmaları özefagus varisleri olarak bilinir ve tüm sirotik hastaların 2/3’ünde saptanır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir