Skip to main content

PATOLOJİ

Wartin tümörü hemen daima parotis bezinde görülen (di­ğer tükürük bezlerinde son derece nadirdir), yüzeyel bez­den kaynaklanan, sıklıkla 2-5 cm çaplı, kapsüllü, selim tü­mördür.

Erkeklerde ve 5-7. onyılda, özellikle de sigara kullanan kişi­lerde sıklıkla izlenir. Wartin tümörünün % 10’u multifokal ve % 10’u bilateral­dir. %2-10 nüks ve çok ender habisleşme potansiyeli bulunur.

Boyun lenf nodlarında Warthin tümörüne ait adalar görü­lebilir; Tükrük bezindeki tümör habis karakterde olmadığıtaktirde bu yapılar metastaz olarak değerlendirilmemelidir.

 

Mukoepidermoid karsinom

Tükürük bezlerinin en sık izlenen habis tümörüdür. Esasen major tükürük bezlerinden özellikle de parotisten kaynak­lanır. Mukoepidermoid karsinomların %60-70’i parotisden kaynaklanır.

20 yaş altı primer tükrük bezi tümörlerinin de en sık görü­len tipidir.  Tükrük bezinde radyasyona bağlı olarak en sık gelişen habis tümördür. Düşük grade lezyonlar belirgin glandüler yapı oluşturma ve büyük miktarda musin üretme özelliğindedirler.

Yüksek grade lezyonlarda müsin üretimi azalır ve solid­skuamöz alanlar artar. Ayrıca klinik tabloya sıklıkla ağrı ve fasiyal sinir paralizisi eklenir. Düşük grade lezyonlarda % 15 lokal nüks ve %90 5 yıllık sürvi izlenir.

Yüksek grade lezyonlarda %35 lokal nüks ve %50 nin al­tında 5 yıllık sürvi izlenir.

Adenoid kistik karsinom

Parotiste rölatif olarak nadir izlenir; Ancak parotis harici tükrük bezlerinin (submandibüler ve minor tükürük bez­lerinin) en sık habis tümörüdür. Ağırlıkla minör tükürük bezlerinin) en sık habis tümörüdür. Ağırlıkla minör tükürük bezi  kaynaklıdır.

Lokal nüksü sıklıkla izlenen, çok infiltratif bir tümördür. Bu nedenle rezeksiyonları sonrası hemen daima lokal nüksler izlenir.

Adenoid kistik karsi no m özellikle sık ve yaygın perinöral invazyon oluşturması ile tanınır. Bu nedenle çok ağrılı kitle­ler oluşturur ve cerrahi total rezeksiyonu nerdeyse imkan­sızdır. Damakta, ağrılı, hızlı büyüyen kitle tanımlaması dai­ma akla adenoid kistik karsinomu getirmelidir.

Ayrıca sıklıkla kan yolu ile kemik, karaciğer ve beyin metas­tazı oluşturabilir, 5 yıllık yaşam %60 civarındadır.

 

Tükrük Bezi Tümörleri

Selim

     Pleomorfik adenom (miks tm) %50

     Wartin tümörü (papiller kistadenoma lenfomatozum) %5­-10

     Onkositom %1

     Diğer adenomilar; bazal hücreli ve kanaliküler %5-10 .

     Duktal papillomlar

Habis

     Mukoepidermoid karsinom %15

     Adenokarsinom NOS %10

     Asinüs hücreli karsinom %5

     Adenoid kistik karsinom %5

     Habis mikst tümör %3-5

 

4. ÖZOFAGUS HASTALIKLARI

 

Özofagusta en sık izlenen gelişimsel anomali trakeo­özofagiyal fistül ile özofageal atrezidir.

Trakea-özefageal fistüller

Konjenital bir malformasyon olup (en sık konjenital özo­fagus anomalisi); üst özefagusun kör sonlanıp, alt özo­fagus ile trakea arasında fistül bulunması en sık karşıla­şılan tipidir (%90). %85 olguda gebelik sürecinde poli­hidramniyoz ile bir aradadır.

Yenidoğan çocukta: Boğulma, regürjitasyon, öksürük, yemek yedirildiğinde aşırı salivasyon saptanmasıyla ka­rakterizedir. Cerrahi ile düzeltme yapılır.

 

Mukozal rings (halka)

Vaskülarize fibröz bir bant ile mukozanın lümene doğru çıkıntı yapmasına verilen addır.

Bu lezyon üst özofagusta olursa “web” adını alır (Plum­mer-Vinson sendromunda tipik olarak görülür).

Gastroözofagiyal bileşkede yerleşirse “Schatzki ring (halkası)” olarak adlandırılır. “web”in aksine kadın bas­kınlığı ve demir eksikliği ile beraberliği yoktur. Az sayıda kitapta gastroözofagiyal reflü komplikasyonu olarak ge­liştiği bildirilmektedir.

 

Plummer-Vinson sendromu

Sıklıkla orta yaş kadınlarda izlenen, demir eksikliği ane­misi, atrofi k glossit, disfaji ve tabloya eklenen üst özofa­geal ring ve web gelişimi ile karakterize tabloyu tanım­lar.

 

Özofagus divertikülleri

Özofagusun üç iyi bilinen divertikülü vardır:

a- Faringeal (Zenker) divertikülü: Üst özefagusta mo­

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir