Skip to main content

PATOLOJİ

Yarık damak-dudak

%20’si genetik hastalıklarla bir aradadır. E/K=3/2; sıklıkla unilateral (unilateral/bilateral = 8/1), sıklıkla soldadır (sol/sağ=2/1). Yarık damak-dudak içeren tablolar;

–    Trizomi 13 (Patau)

–     Down sendromu

–     Pierre Robin sendromu (yarık damak, küçük

Mandibula, küçük ve geride yerleşen solunumu zorla Ştı­ran diL. larinks anormallikleri ile karakterizedir. Bu sen­drom kimi zaman tip II kollajen yapımının bozukluğu ile giden Stickler sendromu, fetal alkol sendromu, hidanto­in sendromu, mental anormallikler ve kalp patolojileri ile bir arada izlenebilir).

Damak yarıklarında, tabloya sıklıkla cleft (bifid) uvula eş­lik eder. izole cleft (bifid) uvula görülen hastalıklar ise Down ve Pierre Robin sendromudur.

 

Makroglossi

–     Yeni doğanda; konjenital hipotiroidi.

–     Çocukta: Vasküler malformasyonlar (Ienfanjiom, he­manjiom), musküler hipertrofi, konjenital nörofibro­ma-toz, Down sendromu.

–     Erişkinde: Miksödem, akromegali, tümör, amiloidoz (AL tipi)

 

Olası nedenleri

Ağız kuruluğu (Kserostomi)

Kuru mukoza dilde papilla atrofisi, fissür ve ülserlere ne­den olur.

 

Olası nedenleri

Sjögren, ilaçlar (fenotiazin, trisiklik antidepresanlar, anti­histaminikler), servikofasial radyasyon, megaloblastik ane­mi, sarkoidoz, dehidratasyon sonucudur.

 

Lökoplaki

Hemen daima kronik iritasyona sekonder, yaşlı kişilerde gelişen, epidermiste kalınlaşma ve hiperkeratoz oluştu­ran, mukozal yama ya da plaklar tipinde beyaz, iyi sınırlı, prekanseröz lezyonları tanımlar.

Oral mukozada görülebilen diğer beyaz lezyonlar olan Li­ken planus ve kandidiyazis’den ayrılmalıdır.

Lökoplaki en sık alt dudağın verimium sınırında izle­nir. Ardından bukkal mukozada, sert ve yumuşak damak­ta izlenir.

Mikroskobik olarak çok katlı skuamoz epitel de kerati­nizasyon ve displazi ile karakterizedir. Sadece nadiren insitu karsinoma kadar değişen bulgular saptanabilir.

Lökoplaki olgularının %5-l5’inden skuamöz hücreli kar­sinom gelişir.

Lökoplaki, kronik mekanik iritasyon özellikle de tütün kullanımı ile (özellikle pipo, tütün çiğneme, sigara) güçlü birlikteliği vardır; bunun dışında (diş problemlerine sekon­der gelişen iritasyonlar gibi) ve aşırı alkol tüketimi de olasınedenlerdir. Çok nadiren HPV etken olabilir.

Lökoplazi yönünde transformasyon özellikle dudak ve dil lezyonlarında sıktır. Ağız tabanı lezyonlarında ise çok na­dirdir.

 

Eritroplazi (Queyrat eritroplazi)

Non-keratinize çok katlı yassı epitelin in-situ karsinomuna eritroplazi adı verilir. Bu nedenle lökoplakiden daha yük­sek habasete dönme riski taşır; glans penis ve ağız içi en tipik görülme yerleridir.

Eritroplazilerde habis transformasyon oranı %5O’nin üze­rindedir. Bu nedenle tanı aldığında cerrahi olarak çıkarıl­mak zorundadır.

Kötü sınırlı, kırmızı renkte, yüzeyden kabarık olabilen, kro­nik iritasyon nedenli lezyonlardır. Sıklıkla 6-7. on yılda saptanır.

Eritroplazi en sık dudaktan ziyade, ağız tabanı, yumu­şak damak ve dilin ventrolateral (verimium) sınırın­da izlenir.

Eritroplazi tedavisi

Bu lezyon, habasete dönme riski yüksek olduğun­dan, tanı aldığında cerrahi olarak çıkarılmak zorun­dadır.

 

Oral kavite ve dil karsinomları

Ağız içi ve dilde mukoza kaynaklı habis tümörlerin he­men hepsi skuamoz hücreli karsinomdur. Çoğunluğu da keratinize iyi diferansiye skuamoz karsinomlardır.

Sıklıkla 40-50 yaş üstünün bir tümörüdür. Erkeklerde sık­tır.

Oral kavite ve dil karsinomları için risk faktörleri; Lökoplaki, eritroplaki, tütün kullanımı (özellikle pipo), aşırı alkol kullanımı, HPV tip 16,18 ve 11, kronik iritas­yon, aktinik radyasyon (solar keratoz, sadece dudakta roloynar), Plummer-Vinson sendromudur.

Skuamoz hücreli karsinomların en sık çıktığı bölgeler, alt dudağın lateral (verimium) sınırları, ağız tabanı, dilin ha­reketli lateral sınırıdır. Lökoplakinin maligniteye dönme olasılığı düşük olsada; eritroplaziyee göre çok daha sık izlendiklerinden oral mukoza karsinomları sıklıkla lökop­lakiyi takip eder.

Tipik olarak erken lezyon lökoplakiye benzer. Ardından eksofilik büyür ve palpabl nodüller kitle oluşturur.

Hızla lenfatik yayılım yapabilir. Tanıda lenf nodu me­tastazı dudak tümörlerinde çok nadirken; dil kökenli karsinomlarda %50, ağız tabanı kaynaklılarda ise %60’ın üstündedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir