Skip to main content

PATOLOJİ

Eritrosit membran iskeletini oluşturanlar: Spektin, anki­rin, aktin, protein 4.1, protein 3’tür. En sık izlenen anor­mallik “spektin”dedir. Otozomal dominant HS olgula­rında en sık izlenen mutasyon ise “ankirin” genindedir.

Eritrositler küçük ve santral solukluklarında kaybetmiş ve yuvarlak olarak izlenir (sferosit)

Dalakta anlamlı büyüme (500-1000 gr) ve kırmızı pul pa­da belirgin konjesyon ve eritrofagositoz saptanır. Kemik iliğinde kompansatuvar eritroid hiperplazi görülür.

Araya giren enfeksiyonların tetiği çekmesi sonucu heredi­ter sferositoz olgularında iki tip kriz oluşur,

a- Masif hemoliz ile beraber hemolitik kriz,

b- Eritropoezin geçici baskılanması sonucu apıastik kriz (sıklıkla parvovirüs nedenlidir).

%50 herediter sferositoz hastasında, özellikle erişkinde kronik hemoliz sonucu unkonjuge hiperbilirübinemiye bağlı olarak safra taşı (pigment taşı tipinde) gelişimi iz­lenir.

Doğumda olguların büyük çoğunluğu asemptomatikdir. Bu olgularda zamanla iskelet anormalliklerinin gelişimi (tower-shaped skull, polidaktilizm gibi) görülebilir. Bu­nun nedeni hemolitik anemi sonu artmış kemik iliği me­safesi ve kortikal kemikte incelme izlenmesi ki bunun sonucu kafatasının yumuşaması ve kule kafa görünü­mü almasıdır.

Tanı, aile hikayesi (sıklıkla otozomal dominant bir hasta­lık olması nedeniyle anne veya babadan birinde hastalık vardır), hematolojik bulgular ve laboratuvar testleri ile konur.

Periferik yayma incelemesinde sferik eritrositlerin görül­mesi ve eritrositlerin osmotik frajilitelerinde artış tanıda değerlidir.

 

Glükoz 6-P dehidrogenaz yetersizliği (G6PD)

G6PD, eritrositlerin oksidatif hasardan korunması için gerekli olan glutatyon redüksiyon prosedüründeki, hek­soz monofosfat şantında yer alan bir enzimdir. Ne za­man G6PD enziminde bir eksiklik oluşursa, eritrositlerde oksidatif stres oluşturan durumlarda (enfeksiyonlar, be­lirli ilaçlar gibi) hemoglobin oksidize ve denatüre olur. G6PD, eksikliği özellikle plasmodium falciparum’a karşı koruyucudur.

Hemoglobinin eritrosit içinde denatürasyonu ile oluşan presipitatlar “Heinz cisimleri” (bite cells) olarak adlan­dırılır, bunlar hücre membranına tutunmuştur (mem­branda ağır defekt oluşturmaları sonucu intravasküler hemoliz izlenir) ve hücrenin esnekliğini, azaltan Heinz ci­simlerini taşıyan eritrositler dalak makrofajları tarafından yıkılmaya duyarlıdır.

En sık enzim eksikliği nedeni ile gelişen hemolitik ane­mi tablosudur.

Karakteristik tablo akut, kendi içinde sınırılı anemi epi­zotlarıdır. Piruvat kinaz eksikliğinde ise kronik form, non-epizodik bir hemolitik anemidir; otozomal resesit genetik geçiş gösterir.

Mutant G6PD geninin geçişi X-kromozumuna bağlıdır. 350 varyantı vardır, sadece iki varyantta anlamlı hemo­liz bulunur:

a- USA da zenci ırkta % 10 sıklıkla izlenir. Sadece yaşlı eritrositlerin oksidan ilaçlarla (özellikle antimalarialler ile) yıkımı tipiktir. Genç eritrositler bu etkiye dirençlidir, bu nedenle sınırlı hemoliz izlenir, klinik bulgular hafiftir.

b- Akdeniz tipinde ise G6PD seviyesi çok düşüktür ve bütün eritrositleri içeren (genç-yaşlı) ağır hemoliz gelişe­bilir.

Olası hemoliz etkenleri, primakin, salisilatlar, sulfo­namidier, nitrofuranlar, phenacetin, naftalin, bazı vita­min K deriveleri ve bazı beyaz bakla tipleri (favizm).

Bunlara karşın, ateş, akut viral ve bakteriyel enfeksiyon­lar ve diyabetik asidoz koması bu hastalar için günü­müzde ilaçlardan çok daha sık hemoliz nedenidir.

Akut tablodan intravasküler hemoliz sorumludur ve he­moglobinemi, hemoglobünüri ve azalmış Htc saptanır. Kriz sonrası uygulanacak pek çok tanı testi sadece daya­nıklı eritrositlerin krizden sağ çıkması nedeni ile yanlışsonuç verir. En iyi tanı, enzim düzeylerinin ölçümüyledir, ancak unutulmamalıdır ki krizden 10-15 gün sonra erit­rositlerde enzim düzeyi tayini ile kesin tanı konabilir. Kriz esnasında ya da hemen kriz sonrası enzim düzeyleri ölçülür ise sadece dayanıklı eritrositler incelenebileceği için test yalnışlıkla normal çıkabilir.

 

Orak hücreli anemi

Herediter bir hemoglobinopatidir.

Globin genindeki nokta mutasyonunun sonucu, β-globi­lin zincirinde 6. pozisyonda bulunması gereken glutamik asid yerine valin geçmesi ile karakterizedir. HbA (2α, 2β,) bu değişimle HbS’e transforme olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir