Skip to main content

PATOLOJİ

 

 

 

Diğer kor pulmonale nedenleri ­

–     Akciğer hastalıkları: KOAH, difüz pulmoner interstisyel fibröz, geniş atelektazi, kistik fibroz)

–     Pulmoner damar hastalıkları: Emboli, vasküler primer skleroz, arteritler (Wegener granülomatozu gibi), ilaç­toksin radyasyon nedenli skleroz

–     Göğüs hareketini engelleyen hastalıklar: Kifoskolyoz, şişmanlık, nöromuskuler hastalıklar

–     Pulmoner arterioler kontraksiyon yapanlar: Metabolik asidoz, hipoksemi

 

İskemik Kalp Hastalığı (Koroner Kalp Hastalığı)

En sık nedeni koroner arterlerde izlenen ateroskleroza bağlı darlıktır.

Darlığın şiddetine göre 4 sonuç ortaya çıkar;

–     Anjina pektoris

–     Akut miyokard enfarktüsü

–     Ani kardiyak ölüm

–     Kronik iskemik kalp hastalığı ve kalp yetersizliği

 

Anjina pektoris nedenleri

a-   %90 koroner arterlerde aterosklerotik daralma (sta­bil anjina)

b-   % 10 koroner arterlerde vazospazm, miyokardın küçük çaplı damarlarının hastalığı (diyabet), aort valvül hastalıkları (aort darlığı, yetersizliği), koroner arterit (Ka­wasaki, PAN), kan miktarında azalma, ihtiyaçta artma (kalp hızı ve kontraksiyonunda artma, hipertiroidi, ateş, gebelik).

 

Tipik (stabil) anjina

En sık izlenen anjinadır. Egzersiz ya da stres gibi miyo­kardın oksijen ihtiyacı arttığı durumlarda izlenir. Ağrıdinlenmekle ya da nitrogliserinle azalır. Reversibi bir tab­lodur. Koroner damardaki atherom plağında parçalan­ma yoktur, sabit % 75 civarı tıkanıklık vardır.

 

Unstabil (kreşendo) anjina

Anjinal ağrının sıklığında artma ile karakterizedir. Gittik­çe daha az egzersizle oluşur ve uzun sürer. Genelde ir­reversibi temellidir. çoğu hastada var olan aterom pla­ğında patlama, tromboz gelişimi, trombüsün embolizas­yonu gibi sebeplerle tablo ağırlaşır.

 

Prinzmetal (varyant) anjina

Dinlenmede gelen ve hastayı uykusundan uyandırabilen bir ağrıdır. Koroner arter spazmı nedenlidir (ate-roskle­rotik damarda spazm sıklıkla izlenir; bu segmentte NO üretimi bozulmuştur ve aterom plağı üzerine trombosit adezyonu izlenirse ortama salınan tromboksan A2 spaz­ma neden olur). Prinzmental anjinada izlenen ikinci tab­lo genç yaş kadın hastada normal bir koroner arterde spazmın görülmesidir. Ca kanal blokörleri ve vazodila­törlere yanıt verir.

 

Çeşitli kalp tabloları arasındaki farklar
Sendrom Stenoz Plakta parçalanma Plak alanına trombüs oturması
Stabil anjinaUnstabl anjina Transmural MİSubendokardiyal MİAni ölüm >%75DeğişkenDeğişkenDeğişkenÇok ağır YokGenellikle varGenellikle varGenellikle yokGenellikle var YokTıklayıcı değil, sıklıkla tromboemboli ile bir aradaVar ve tıkayıcıGeniş ölçüde değişken (-/+/erimiş)Sıklıkla küçük trobosit egregatları veya trombüsler ve/ veya tromboemboli
 

 

Subendokardiyal ve Transmural Miyokard Enfarktüsleri Arasındaki Farklar
Subendokardiyal Enfarkt Transmural Enfarkt
MultifokalYama tarzıKalp iç yüzünde dağınıkKoronerde trombüs nadirHipotansiyon gelişimi sıkPerikardit gelişimi yok UnifokalSolidBir koranerde trombüs sıkŞok gelişim sıkPerikardit gelişimi sıkAnevrizma gelişimi izlenebilir

 

Miyokard Enfarktüsü

Lokal iskemi nedeniyle oluşan sınırlı bir alandaki miyo­kard nekrozudur. 45-54 yaş arası erkeklerde kadınlara göre 4-5 kez daha sık oluşur.

Patogenezde en sık koroner arter yerleşimli aterosklero­tik plak üzerindeki endotelin parçalanması ve üzerine trombosit çökmesi ile gelişen tromboz ile koroner da­marın tıkanması (olguların %90’1) rol oynar.

Subendokardiyal miyokard enfarktı özel bir tablo­dur. Burada kalbin en az kanlanan kısmı olan suben­dokardiyal bölgenin, genellikle koronerlerde bir tıkanma olmadan, beslenmesinde bozulma nedeniyle (sıklıkla ateroskleroz nedeniyle azalmış kan akımına vücutta sıvı kaybı yada kan kaybının eklenmesi sonrası dar damar­dan geçen kanın yetersiz kalması nedenli) gelişen multi­fokal, iç yüzde dağınık bir enfarktı tanımlar. Nadiren (% 10 kadar olguda) vazospazm, emboli ve anjiografi, hematolojik hastalıklar nedeniyle (hemoglobinopatiler gibi) izlenebilir.

Subendokardiyal enfarktlarda EKG de patolojik Q dalga­sının bulunmadığını hatırlayalım.

 

Miyokard beslenmesine göre üç ayrı kısma ayrılır;

Subendoteliyal bölge: İç yüzde endotelin hemen altın­daki kısmı tanımlar. Direkt lümendeki kandan beslendiği için hemen hiç enfarkt görülmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir