Skip to main content

PATOLOJİ

 

 

Alt ekstremite varislerinin gelişmesi için risk fak­törleri:

a- Pozitif aile hikayesi olan

b- Uzun süre ayakta duran kişiler c- Şişmanhk

d- Gebelik

e- Tromboflebit

 

Olgular genelde asemptomatiktir. Varisli kişide venöz basınç artmaya devam ederse sonuç ödemdir. Ağır ol­gularda tropik değişikliklerle; staz dermatiti, sellülit ve variköz ülserler gelişir.

Her ne kadar variköz venler genellikle tromboze iseler de, akciğere embolizasyon gelişimi çok nadirdir.

Anorektal bölgedeki hemoroidal pleksusun variköz dila­tasyonu hemoroid olarak bilinir. Temel neden uzamışpelvik konjesyondur (örneğin tekrarlayan gebelikler, kro­nik konstipasyon).

Bir diğer varis izlenme yeri özefagustur. Burada neden; karaciğer sirozuna bağlı, portal hipertansiyondur.

 

Venöz trombüs riskini arttıran nedenler

Vanöz staz nedenleri

– Yatak istirahati

– immobilite

– Spinal kord hasarı

– Akut miyokard infarktüsü – Konjestif kalp yetmezliği

– Şok

– Venöz obstrüksiyon

 

Kan koagülasyon hiperaktivitesi

– Genetik faktörler (Faktör V mutasyonları; antitrombin III defisiti)

– Stres ve travma – Gebelik

– Doğum

– Oral kontraseptif ve östrojen kullanımı – Dehidratasyon

– Müsinöz karsinomlar

– Antifosfolipid sendrom

– Hiperhomosisteinemi

Vasküler travma

– Venöz kateter kullanımı

– Cerrahi

– Masif travma ya da enfeksiyon

– Kemik fraktürü

 

Superior vena kava sendromu

Neoplazmların bası ya da invazyonla süperior vena ka­vanın kan akımına engelolmasıdır. En sık nedeni akci­ğer karsinomları (en sık küçük hücreli akciğer karsino­mu) ve mediastinal lenfomalardır.

Olgularda siyanoz, baş boyun ve kollarda venierin dilate olduğu görülür. Pulmoner damarlar genellikle bası altın­dadır, bu da solunum zorluğuna neden olabilir.

inferior vena kava sendromu En sık izlenen neden, femoral veya iliak venierden gelen trombüslerin inferior vena kavayı tıkamasıdır. inferior vena kava sendromu için predispozan maligniteler he­patoselüler karsinom ve renal hücreli karsinomdur.

Hastanın başlıca özellikleri ayaklarda belirgin ödem, alt karında yüzeyel kollateral venierde dilatasyon ve renal venler etkilenirse masif proteinüridir.

 

Flebotromboz ve trombofilebit

Bu iki tanım venlerdeki trombüs oluşumu için sinonim olarak kullanılır. Anlamlı trombüsler sıklıkla alt ekstrem i­telerin derin venierinden kaynaklanır. Olgular sessiz bir klinik seyir gösterirler, buna karşın bu bölge venieri akci­ğerde embolizasyon ve enfarkt oluşumu için ciddi po­tansiyele sahiptirler; bu tablo günümüzde önemli morbi­dite ve mortalite nedenidir.

En sık flebotromboz oluşumuna yol açan tablolar kalp yetersizliği, uzun süren yatak istirahati, immobilizasyon, postoperatif ve postpartum durumlar, neoplazi, ağır travma sonrası ve özellikle yanıklarıdır. Kanser olguların­da (özellikle abdominal kavite karsinomlarında) venöz thromboza bir meyil bulunur ki bu, migratuar trombofi­lebittir (Trousseau’s bulgusu) olarak bilinir.

Phlegmasia alba dolares, ağrılı beyaz ayak, süt ayak da denir. Gebeliğin sonu, ya da postpartum dönemde iliofemoral ven trombozu nedeniyledir.

 

5. LENFATİK HASTALIKLAR

Lenfanjitler

Enfeksiyonların lenfatikler içinden yayılmasıdır ya da lenf yollarının iltihaplanmasıdır. En sık neden grup A b-he­molitik streptokoklardır.

 

Lenfödem

Primer ve sekonder olmak üzere iki alt gruba ayrılır: Sekonder lenfödem nedenleri Postinflamatuar lenfatik kanal skarı, malign neoplazile­rin lenfatik kanallarda obstrüksiyon yaratması, radikal cerrahi operasyonlar (aksiller küretaj), postradyasyon fibrozisi, filariazis.

 

Primer Lenfödem

Milroy hastalığı, lenfödem prekoks ve basit konjenital lenfödem.

Heredofamiliyal konjenital lenfödem, “Milroy hastalığı” olarak bilinir. Lenfatik kanalların gelişimi bo­zuktur, lenfatik kanallar esnekliklerinde kayıp sonucu anormal dilatedir ve lenfatik kapakçıklarda yetersizlik vardır.

Klasik tablo alt ekstremiteyi tutan ve doğumda bulunan lokalize ağır lenfödemdir.

Lenfödem prekoks ise 10-25 yaşlarında kadınlarda gö­rülür. Nedeni bilinmez, bir ya da her iki ayakta ödem, yavaşça artar. Kimi zaman aşırı şişme söz konusudur, bu gibi olgularda olaya enfeksiyon eklenebilir veya kro­nik ülserler gelişebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir