Skip to main content

PATOLOJİ

3- Son patern küçük arter ve arteriollerin hastalığı olan arteriolosklerozdur. Bu küçük damar sklerozu sıklıkla hipertansiyon ve diabet ile beraberdir. iki anatomik var­yantı vardır; hiyalin ve hiperplastik varyantıar.

Ateroskleroz büyük çaplı damarların, arterioloskleroz (ya da hipertansiyon) küçük çaplı damarların bir hastalı­ğıdır. Her ikisi de damar duvarında kalınlaşmaya ve lü­mende daralmaya bunun sonucu doku ve organlarda is­kemik hastalığın oluşumuna neden olurlar.

 

Aterosklerozis

Aterosklerozda, morfolojik değişiklikler; hayatın ilk yılın­da, subendoteliyal yerleşimli 1 mm çaplı yumuşak, sarı, intimal renk değişimi (yağ damlacıkları) şeklinde baş­lar. Bunlar progresif olarak büyürler ve 10-20 yaş arasın­da hafifçe yüzeyden kabarık, damarın uzun aksına para­lel tipik  yağ çizgileri (fatty streaks) halini alırlar.

Bu yağ çizgileri tipik olarak 3 mm genişlikte ve 1.5 cm boydadır. En iyi görüldükleri yer aortadır. Aortta en sık izlendikleri yerler aort valvülü çevresi, desenden torasik aortanın arka duvarı ve torasik aortadan çıkan interkos­tal arterlerin orifisleri çevresidir. Kişinin yaşı arttıkça bu lezyonların sayısıda artar ve abdominal aortaya doğru ilerlerler.

Gerçekte aterosklerozun karakteristik lezyonu, aterom plaklarıdır. Bu plaklar birkaç santimetre çapa ulaşabi­len ve lipid içeriklerine bağlı olarak gri-sarı renkte, yü­zeyden birkaç milimetre yükselmiş olarak görülürler.

Aterom plaklarının sık görüldüğü yerler alt abdomi­nal aorta, koroner arterler, femoral ve popliteal arterler, inen torasik aorta, internal karotis arteri ve Willus Poli­gonu’ dur.

Diğer orta boy musküler arterler aynı zamanda sıklıkla etkilenmiştir; fakat üst ekstremite, mezenterik ve renal arterler az oranda etkilenir.

Aort üzerinde aterosklerozun en ağır etkilediği bölge abdominal aort; en az etkilenen bölge ise çıkan aorttur (ilk 10 cm); çıkan aortta sadece altta bir hastalık varsa (örneğin sifilitik aortit) aterom plağı görülür.

 

Aterom plakalarının üç yapısal komponenti vardır;

a-   Hücreler (düz kas hücreleri, kandan kayankalanan monosit / makrofajlar ve az sayıda lefositler)

b-   Konnektif doku lifleri ve matriks

c-   Lipidler

Plak içinde izlenen köpüksü sitoplâzmalı makrofajlar, oksidize LDL fagositozu ile köpüksü görünüm kazanırlar.

Eğer plaklar az miktarda lipid ve bunu çevreleyen bol konnektif doku hücreleri ve kollajen ile çevrelenirse “fibröz plak” adını alırlar. Bunlarda ortadaki lipid, esasen ekstraselüler olup kolesterol esterlerinden oluşur. Ayrıca bu yapı içinde selüler debris, fibrin ve diğer plazma proteinleri de bulunur.

Bu plaklar büyüdükçe alttaki mediyada atrofi ve fibrozis oluşturur, bu da damar duvarının elastisitesini ve gergin­liğini bozar. Damar cidarındaki iltihabi süreç sürdükçe adventisyaya lenfosit göçü ve plaklar çevresinde ve için­de yeni kan damarı gelişimi izlenir. Aterom plaklarında düz kas hiperplazisine neden olan damar hasarına sekonder salınan PDGF’dür.

Aterom plağında komplikasyon gelişiminin en sık hazır­layıcı nedeni intimada gelişen yeni damarların patlamasıve plak içi basıncı arttırmasıdır.

Bu noktadan sonra aterom plağında dört olası komp­likasyon izlenir ve “komplikasyonlu plak” adını alır. Olası komplikasyonlar:

a-   İleri olgularda plak ya küçük odak halinde ya da ma­sif olarak kalsifiye olabilir, bu damarda progresif daral­maya ve arter içindeki akımda azalmaya neden olur (popliteal arterin stenoza yol açan aterosklerozu sonucu alt bacakta gangren oluşumu ve kladikasyo intermi­tans).

b-   Plağın rüptüre olmasıyla lümene bakan yüzde endo­telde yırtılma ya da ülserasyon gelişebilir, sonuçta plağın içindeki yağdan zengin debris kan akımına girer ve ko­lesterol embolisi oluşabilir (aorttaki yada renal arterde­ki ülsere arterosklerotik plaktan kaynaklanan kolesterol embolisi ile renal enfarktüs oluşumu)

c-   Rüptür sonrası gelişen fissür ya da ülser üzerinde trombüs oluşabilir ve bu trombüs geliştiği damar lüme­nini tıkayabilir (miyokard enfarktüsleri); yada tronbüs emboli olarak atılabilir (karotisteki aterom plaklarından kalkan tronbüslerin orta serebral arteri tıkamaları)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir