Skip to main content

PATOLOJİ

Akut faz süresince klasik klinik tablo boğaz ağrısı, mi­yalji, ateş, kilo kaybı, güçsüzlük ve aseptik menenjitdir.

Az sayıdaki olguda diare, deri döküntüleri ve servikal lenfadenopati gelişebilir.

Hasta 3-6 haftada normal sağlığına döner.

 

b-   Orta ya da kronik faz latent bir süreçtir, virüs ya­vaşta olsa lenfoid dokularda replikasyonunu devam etti­rir.

Hasta bu evrede asemptomatikdir ve bu aşama ortala­ma 7-10 yıl sürebilir.

 

c-   Bin sonunda virüsün tekrar hızla üremeye başlaması

CD4+ T lenfositlerini hızla yıkması sonrası; T lenfosit­lerin kontrolünden kurtulan B lenfositlerin aşırı üremele­ri sonucu hastada generalize lenfadenopati gelişir. Bu aşamada hipergammaglobülinemi sıklıkla izlenir.

Lenf düğümlerinde izlenen morfoloji foliküler hiperpla­zidir. Daha az oranda herpes zoster enfeksiyonları ve trombositopeni gelişebilir.

Morfolojik olarak bakıldığında latent dönemin sonunda izlenen lenfadenopati durumunda lenf düğümlerinde belirgin foliküler hiperplazi saptanır.

İleri lezyonlarda ise foliküler dendritik hücre şebekesinde düzensizlik, foliküllerde erime (folikülolizis) bulunur.

 

AIDS hastalarında izlenen klinik seyir
Faz Hastalık kontrol merkezi klasifikasyonu
Erken, akut Grup I: Akut enfeksiyon (boğazAğrısı, miyalji, ateş,kilo kaybı,Güçsüzlük ve aseptik menenjit)
Orta, kronik Grup II: Asemptomatik enfeksiyon(asemptomatik hasta)Grup III: Persisent generalize lenfadenopati(daha az oranda her pes zoster enfeksiyonlarıVe trom bositopeni izlenebilir)
Final, kriz Grup IV: Subgrub A: Yapısal hastalıkSubgrub B: Nörolojik hastalıkSubgrub C: Sekonder enfeksiyonSubgrub D: Sekonder neoplaziSubgrub E: diğer durumlar
 

 

d-   Final ya da kriz fazı Konak direncinin yıkıldığı, plaz­mada virüs miktarının çok arttığı ve hastanın hızla eridi­ği dönemdir. Ateş, güçsüzlük, hızlı kilo kaybı, durdurula­mayan ishaller ve CD4+ T lenfosit sayısının 500 hüc­re/nL’nin altına indiği görülür.

Virüs ile enfekte kişilerde lenfoid hücreler, serum, sereb­rospinal sıvı ve tüm sekretlerden izole edilebilir.

HIV için insan vücudunda CD4+ T lenfositler, makrofaj­lar ve foliküler dendritik hücreler en önemli konaklardır.

Pratikte vireminin varlığı serumda HIV-1 RNA ölçümü ile saptanır, bu HIV+ olgularda hastalığın progresyonu için en önemli klinik veridir.

HIV enfeksiyonu monositler yoluyla merkezi sinir siste­mine girer. Beyinde HIV virüsü taşıyan hücrelerse mono­sit-makrofaj sisteminin beyindeki elemanları olan mik­roglialardır. AIDS olgularının %90’lnda nörolojik bulgu saptanır ve %40-60 olguda klinik olarak nörolojik disfonksiyon sap­tanır.

Saptanan nörolojik bulgular aseptik menenjit, vakuoler miyelopati, periferik nöropati, demansdır.

En sık izlenen nörolojik bulgunun progresif ensefalopati ve takiben demans gelişimi olduğu unutulmamalıdır (AIDS-demans kompleksi).

 

AIDS’e eşlik eden habis hastalıklar;

a-   Kaposi sarkomu: AIDS olgularında en sık izlenen malignitedir, en sık deriden çıkar ve etkeni HHV-tip 8 dir. Deride en sık görüldüğü yer tibia ön yüzdür ve iç or­ganlar tutulabilir (en sık tutulan iç organ mide’dir).

b-   Non-Hodgkin lenfoma (nodal ya da ekstranodal; B hücreli, büyük hücreli ve yüksek dereceli),

c-   Primer beyin lenfoması (mültipl ve büyük B hücreli tip -immünoblastik alt tip- AIDS’de en sık izlenen ekstrano­dal non-Hodgkin lenfoma),

d-   Çocuklarda Burkitt lenfoma

e-   Uterus serviks karsinomu

f-    Ayrıca oral mukozada EBV nedenli skuamöz epitel proliferasyonu “oral hairy lökoplaki” AIDS için tipiktir; ayrıca dilde skuamöz hücreli karsinom gelişimi izlenebilir

g-   Anal bölge karsinomları, kolorektal karsinom gelişimi topluma göre daha sık izlenir.

 

 

AIDS olgularında sık rastlanan enfeksiyonlar

Protozal ve helmintik

Crytosporoidiosis ve isosporidiosis (enteit)

Pnömosistosis (pnömoni, dissemine enfeksiyon)

Toxoplazma (pnömoni yada CNS enfeksiyonu)

Fungal enfeksiyonlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir