Skip to main content

PATOLOJİ

Prostat karsinomu

Karaciğer özofagus, baş-boyun karsinomu

Hepatosellüler karsinom

Prostat karsinomu, akciğer karsinomu

Küçük hücreli ve skuamöz akciğer karsinomu, oral kavite, özofagus, larinks, mesane

transizyonel hücreli karsinom, pankreas karsinomu

Akciğer karsinomu

Akciğer, nasal kanser

Akciğer karsinom

Mide ve özefagus karsinomu  

 

Etkisini serbest oksijen radikalleri üzerinden gerçek­leştirdiği için oksijenlenmesi yüksek dokularda etkisi daha yüksektir. Karsinogenezis radyasyonu n kronik bir sonucudur.

iyonize radyasyon nedenli en sık gelişen habasetler lösemilerdir. (radyasyon etkisiyle en sık gelişen lösemi AML; radyasyon etkisi ile gelişmeyen tek lösemi ise KLL dir) ardından sırasıyla tiroid (çocukluk çağında baş ve boyun ışınlanması sonrası %9 tiroid karsinomu gelişir, en sık papiller tiroid karsinomu gelişir), meme, akciğer ve tükrük bezi kanseri gelir.

Deri, kemik ve özellikle de sinir sistemi ve kalp kası gibi özelleşmiş hücreler iyonize radyasyona ileri derecede dirençlidirier. Ama unutulmamalıdır ki her hücre iyonize radyasyonun etkisi ile habisleşebilir.

Radyasyonun kronik komplikasyonları: Atrofi, damarlanmada azalma, fibrozis, karsinojen etkidir. Yüksek oranda radyosensitif dokular: Lenfoid, hemapo­etik, germ ve sindirim mukoza hücreleridir. Ayrıca hızla üreyen tümör hücreleri radyosensitiftir.

Kısmen radyosensitif dokular: Fibroblastlar, endotel hücreleri, elastik doku, tükrük bezi ve göz.

Yüksek oranda radyorezistan dokular: Nöronlar, kas hücreleri, kemik, kıkırdak, böbrek, karaciğer, endokrin glandlar. Deri iyonize radyasyona dirençli fakat UV radyasyonun en yoğun etkilediği dokudur.

●    UV radyasyona bağlı habasetler: Skuamöz hücreli deri karsinomu, bazal hücreli karsinam, habis melanom

●    UV radyasyon etkisi ile çıkmayan deri tümorü; Merkel hücreli karsinam .IR etkisiyle en sık çıkan lösemi: AML

●    IR nedenle çıkmayan lösemi: KLL

●    En sık izlenen postradyasyon sarkamu habis fibröz histiyosit­omdur.

●    Radyologlar deri karsinamları ve lösemi için risk altındadır.

●    Uranyum mineralleri sıklıkla akciğer karsinamuna neden olur.

Viral karsinogenezis: Bugün için HAV, CMV ve HIV virüslerinin habasete neden olmadıklarına inanılıyor.

Özellikle HIV virüsünün immün sistem yetersizliği yaratarak pek çok sekonder habasetnin (beyin lenfo­ması, Kaposi sarkomu, serviks karsinomu gibi) oluşu­muna neden olduğu biliniyor; ancak HIV virüsünün direkt kendisi karsinojen olarak kabul edilmiyor.

Prekanseröz virüslerin sıklıkla DNA virüsü olduğu (karsi­nojenik RNA virüsleri retrovirüs yapısındadır; bilinen kesin örnekler HTL V-1 bu virüs CD4( +) T hücreli lösemijlenfo­maya neden olur ve HTLV-2 ise hairy celllösemijlenfoma nedenidir) unutulmamalıdır. Bugün için prekanseröz olduğu gösterilen virüsler: HPV, EBV, HBV, HCV, Herpes virüs tip 8. Herpes virüs tip 8, özellikle immün yetersi­zliği olan kişilerde Kaposi sarkomuna neden olur.

HPV (human papilloma virüs): İnsanda sadece skuamöz epitel bazal tabakasında yaşayabilir. 10-20 yıl gibi uzun sürede habasete dönüşüme neden olabilir.

 

Prekanseröz virüsler
Virüs Habaset
RNA HTLV-1 Erişkinin CD4(+) T hücreli Lösemi/lenfoması
HTLV-2 Hairy cell lösemi
DNA HPV Skuamöz hücreli karsinom
EBV Burkitt, Hodgkin, Büyük hücreli lenfoma, nazofarenks karsinomu
HBV, Hepatosellüler karsinom
HCVHerpes virüs tip 8 Kaposi sarkomu
 

 

HPV DNA’sının hücre DNA’slna integrasyonunu takiben El jE2 gibi erken ürünleri ile bazal tabaka hücrelerini üreme yönünde uyarıro Ardından E6 ve E7 viral protein­Ierde aşırı yapım izlenir ki bu proteinler de E7; Rb-E2F­p21-p53′ü bloke ederken ve E6-p53′ü direkt bloke ederek tümör süpresör gen ürünlerinin fonksiyonlarını inhibe edeler.

Özellikle HPV 16, 18 ve 31 ‘de üretilen E-6’ nın p53 aktivitesinin çok yüksek olduğu; ve p53 ile birleşerek onun hızla ubikuitin yardımı ile proteolize sürükler. HPV 6 ve 11 ‘de ise üretilen E6’ların p53 afinitesi düşüktür, p53 stabilitesi pek etkilenmez. Benzer ilişki E7 içinde gösteril­miştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir