Skip to main content

PATOLOJİ

Pulmonel tromboemboli

%95 diz üstü derin venlerinden kaynaklanır. Embolinin boyutuna göre ana pulmoner damar, bifurkasyon ya da büyük sıklıkla küçük damarları tutabilir.

Genelde mültipl olurlar, ve ardışık ya da aynı anda gerçekleşebilirler Nadiren ateriyel veya ventriküler septal defektierden geçerek sistemik embolizasyona neden ola­bilirler (paradoksal emboli).

Pulmoner embolilerin çoğu küçüktür ve klinikte bulgu vermez. Emboli veya emboliler pulmoner kan akımının %60′ dan fazlasını engellerse akut kor pulmonale üzerinden ani ölüme neden olurlar.

Orta çaptaki damarların tıkanması bronşiyal arter dal­larının yeterli kanı sağlaması nedeni ile (çift sistemden kanlanma özelliği) enfarkta neden olmaz, ancak iskemiye neden olurlar. Enfarkt, sol kalp yetersizliği var ise gelişebilir. Eğer enfarktüs gelişir ise bu hemorajik karak­terde olacaktır.

Tekrarlayan mültipl emboliler zamanla pulmoner hiper­tansiyon neden olabilirler.

 

Sistemtik tromboembolizm

Sistemik arteriyel dolaşım içindeki emboliyi tanımlar. %80 kadarı intrakardiyak mural trombüslerden kay­naklanır, 2/3’ü sol ventrikül duvar enfarktı nedenlidir. 1/4 kadarı ise dilate sol atriyumdan kaynaklanır.

Kalp kaynaklı sistemik arterioler embolizasyondan en çok etkilenen bölge alt ekstremiteler (%75, en sık tıkadığı yer femoral arterin çıkış noktasıdır) ardından beyin (% 10; beyinde bu yolla en sık tıkanan damar orta serebral arter­dir) sonra ise barsak, böbrek, dalak ve üst ekstremiteler gelir.

 

Yağ embolisi

Yağ nekrozu sıklıkla uzun kemik kırıklarından sonra gelişir (kemik iliğindeki yağın kan dolaşımına girmesi nedeni ile), biliniyor ki fraktürü olan kişilerin %90’lnda yağ embolisi gerçekleşir, ancak bunların sadece % 1 kadarında klinikte anlamlı problem yaratır.

 

Yağ embolisinin olası nedenleri

●    Ağır travma

●    Diabetes mellitus

●    Orak hücreli anmi

●    Pankreatit

●    Hiperliidemiler

 

Yağ embolisi gelişimi akut hastalık tablosuna neden olur ve hastada pulmoner yetersizlik, nörojenik semptomlar, anemi, trombositopeni izlenir.

Klinik bulgu veren hasta/arın % 10’u fatal seyreder (akciğerdeki kan akımının %60’1 ve fazlasını etkileyen tıkanıklık varsa fatal seyreder). Tipik olarak travmadan 1­3 gün sonra oluşur. Ani başlayan taşipne, dispne ve taşikardi ile karakterizedir. Peteşiyal tipde deri döküntü­lerinin (özellikle vücudun üst yarısında) tabloya eklenmesi tipiktir. Patogenezinde damarlarda tıkanmanın yanı sıra yağ asit­lerinin endotele lokal toksik etkilerinin olması da etkilidir.

Tanı için akciğer frozen doku kesitlerine yağ boyası uygu­lanmalıdır.

 

Hava embolisi; Dolaşan kan içinde gaz baloncuklannın varlığı ile karakterize tablo hava embolisi adını alır. Cerrahi olarak ya da göğüs travması ile hava kana gire­bilir, klinik bulgu oluşturabilmek için en az 100 ml hava gerekir.

Özel bir formu dalgıçlarda görülen dekompresyon hastalığıdır (Caisson hastalığı). Burada tipik olarak gaz embolileri (vurgun olarak bilinir ve azotun yüksek basınçtan düşük basınca geçişte kan içindeki eriyebi­lirliğini kaybedip gaz formuna dönmesi sonucu gelişir) tipik olarak kemiklerde mültipl iskemik nekrozıara neden olur. En sık femur, tibia ve humerus etkilenir.

Amniyon sıvı embolisi; 50,000 doğumda 1 görülür. izlendiğinde %80’in üstünde mortalite söz konusudur. Hastada ani ve ağır dispne, siyanoz ve hipotansif şok izlenir.

Temel neden amniyon sıvısının (plasentanın aynı-ması anında negatif basıncın etkisi ile) anne kanına girmesidir. Bu tablo sıklıkla plasenta zarlarında bir yırtık ya da uterus venierinde rüptürü takiben gelişebilir.

Klasik tanısı annenin pulmoner mikrosirkülasyonunda, çocuğa ait (amniyon sıvısı içine dökülmüş) skuamöz hücreler, lanugo tüyleri, verniks caseosa yağının ve fetal musinin bulunuşudur, Akciğer ödemi (difüz alveoler hasar ile ARDS’ye kadar gidebilir) ve DİK gelişimi karak­teristi kti r.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir