Skip to main content

PATOLOJİ

Hiperemi

Dilate arter, arteriol ve kapiller yataklardan geçen kan miktarında artışı ve kan akımında azalmayı tanımlar. Genelde aktif ve lokal bir olaydır.

 

Konjesyon

Pasif hiperemi olarak da bilinir, temel neden bozulmuş venöz drenaj sonucu venler, venüller ve kapillerlerde kanın göllenmesi ile karakterizedir. Bu alanlarda eritrositlerde hemoglobinin indirgenmesi sonucu mavi m­si renk değişimi izlenir ki buna siyanoz adını veriyoruz.

 

Lokal konjesyon

Sıklıkla damar içi trombüs veya dışarıdan venöz damara bası olduğu durumlarda gözlenen venöz dönüşün engel­lenmesine sekonder gelişir.

 

Sistemik konjesyon

Yetersiz sol kalp fonksiyonu sonucu akciğerlerde kanın göllenmesi kronik konjesyon örneğidir. Akciğer inter­stisyumunda kapillerler dilate olur, alveol boşluklarına serum ve eritrosit sızar. Alveoler histiyositler eritrositleri (ya da eritrosit erimesi ile ortaya çıkan hemosiderini) fagosite eder ve balgamda hemosiderin yüklü makrofajlar olarak saptanırlar (kalp yetersizliği, kalp hatası hücreleri).

Ödem uzun sürer ise akciğerde interstisyel fibrozis ve pulmoner hipertansiyon gelişir. Hemosiderin birikimi ve fibrozisle birlikteki görünüme “akciğerin kahverengi dönemi” adı verilir. Sol kalp yetersizliğinin ilk klinik bul­gusu olan dispne bu konjesyonun sonucudur.

Sağ kalp yetersizliğini takiben gelişen sistemik konjesyon tüm vücudu etkilese de en ağır olarak karaciğerde ken­dini gösterir. Sağ kalp yetersizliğinin ilk klinik bulgusu olan yer çekimine uygun ödem bu konjesyonun sonu­cudur.

Sağ kalp yetersizliği sonucu karaciğerde sentrilobüler (santral bölge, zon 3, ilk ve en ağır etkilenen bölgedir) hipoksi izlenir. Hipoksi zaman içinde portal bölgelere doğru genişler ve bu dönemde karaciğer incelendiğinde santral bölgelerde hipoksi (hepatositlerde hidropik dejen­erasyon) ve ardından yağlanma hipoksinin zamanla ağırlaşması sonrası santral bölgede konjesyon, periportal hepatositlerde hipoksiye sekonder yağlanma izlenir. Bu tablo “nutmeg” (hindistan cevizi) ya da “muskat” karaciğer olarak bilinir. Zamanla daha ağırlaşan tablo karaciğerde santral zonlarda nekroza ve bu nekrozun giderek artması ve fibrozis ile iyileşmesi sonucu siroı gelişimine neden olur. Bu zeminde gelişen siroı “kardiyak siroz” olarak adlandırılır.

 

Hemoraji

Kanın (eritrositlerin) damar dışına çıkışı hemoraji olarak bilinir. Deride izlenen hemorajiler dört alt grupta ince­lenir. Bunlar;

a-   Peteşi: 1-2 mm çaplı kanamalar peteşi olarak bilinir. Sıklıkla peteşiye neden olan hastalıklar: Lokal olarak intravasküler basınç artışı (konjesyon gibi), düşük trom­bosit sayısı, trombosit fonksiyon bozukluğu gibi.

b-   Purpura: Çapı 3mm’den büyük ya da eşit olan ka­namalar purpura olarak bilinir. Sıklıkla küçük damar patolojilerine sekonderdir. Olası nedenleri: Travma, vaskülitler (özellikle lökositoklastik vaskülit) artmış vasküler frajilite -amiloidoz gibi- dir.

c-   Ekimoz: Kanama odakları 1-2 cm. ye ulaşırsa ekimoı adını alırlar. Olası neden çoğunlukla travmadır. Kanama alanındaki eritrositlerin fagositozu ile ortaya çıkan hemo­globin (kırmızı-mavi renk) enzimatik olarak yıkılırsa billiru­bin oluşur (mavi-yeşil renk); son olarak da hemosiderine döner (sarı-kahve renk) ve makrofajlarla temizlenir.

d-   Hematom: Kanama doku içinde birikip kitle oluşturu­yor ise hematom adını alır. Faktör eksikliği (özellikle he­mofili) ve büyük damar yaralanmaları en sık nedendir. Masif retroperitoneal hematom, sıklıkla dissekan aort anevrizmasının rüptürü ile oluşur. Aşırı doku içi kanamalarda yıkılan eritrositler nedeniyle kişide sarılık gelişebilir.

 

Hemostaz (kanın damar içinde tutulması)

a-   ilk hasardan sonra arterioler vazokonstrüksiyon oluşur. Bu refleks nörojenik mekanizmalar ve endotel kaynaklı lokal bir vazokonstriktör olan “endotelin” ile sağlanır.

 

Ödem oluşumunda roloynayan mekanizmalar

a-   Kan hidrostatik basıncı artışı

●    Bozulmuş venöz dönüş nedenli gelişir. Örnekler: Konjestif kalp yetersizliği, konstriktif perikardit, asit (karaciğer sirozu portal hipertansiyon nedenli), venöz obstrüksiyon ve kompresyon (tromboz, uzun süreli alt ekstremite inaktivasyonu),

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir