Skip to main content

NEFROLOJİ

Parathormon benzeri madde üreterek hiperkalsemi yapabilir.

Tedavi

İlk tedavi yaklaşımı tümör dokusunun mümkün olduğu kadar cerrahi eksizyonudur.

Wilms tümörü kemoterapive radyoterapiye hassastır.

Kemoterapiolarak vinkristin, doksorubucin ve daktinomisin tercih edilir.

NOT:

Bazı Çocukluk Çağı Tümörlerindeki Kromozom Anomalileri
 
del(1P) Nöroblastom
t (11:22) Evving sarkomu
t (2:13) Rabdomiyosarkom
del (11P13) Wilms tm.
del (13Q14) Retinoblastom
Izokromozom 17 Medulloblastom

 

MESANE

TRANSİSYONEL HÜCRELİ KARSİNOM

Etyoloji:

Benzidin, beta- naftilamin içeren anilin boyaları

Triptofan metabolizması anormallikleri

Sigara

Siklofosfamid

            Analjezik nefropatisi

Şiztozomiazis (aslında squamöz cell CA‛yı daha sık yapar)

En sık mesanede olursa da böbrekte pelvikalisyel sistemtede görülebilir.

 

MESANE KANSERİ

Erkekte 9 kat fazladır.

Ortalama yaş 70 dir. %90’ı değişici epitel hücreli.

%5-7 yassı (Skuamöz) hücreli

Semptom

Ağrısız-total-gross-pıhtılı hematüri esas bulgulardır.

 Kesin tanı;

sistoskopi ve biopsi ile konur. (En sık trigon yerleşimlidir)

MESANE KANSERİ

Tedavi:

karsinoma insitu evre 0 dır ve tedavide TUR (trans üretral rezeksiyon) + intrakaviter tedavi uygulanır.

İntra kaviter immünoterapi:

BCG (mykobakterium bovisin atenüe edilmiş formu) ile %70 remisyon sağlanır (en etkili).

BCG tam rezeke edilmemiş tümörün rekürrens proflaksisinde de kullanılır, haftada bir , 6 hafta yapılır ve nüks oranını en fazla düşüren tedavidir.

Daha ileri evrelerde sistoprostatektomi ve üriner diversiondur( üreterosigmoidostomi)

 

Mesane Tümörünün Cerrahi Evrelemesi

Evre O : Mukozaya sınırlı tutulum

Evre A : Lamina propria İnvazyonu

Evre B : Muskuler tabaka invazyonu

Evre C : Perivezikal infiltrasyon

Evre D : Metastaz

 

ERKEK GENİTAL SİSTEM

ERKEK GENİTAL

TESTİS

Testisler skrotumda yerleşmiş bir çift organdır. Dışta periton uzantısı olan prosessus vajinalis ile örtülüdürler.

Seminifer tübüller arasındaki stromada yer alan interstisiyel hücreler (Leyding hücresi) ise LH etkisinde androjenlerin salgılanmasından sorumludur.

Seminifer tubul duvarında yer alan sertoli hücreleri sıkı bağlantılarla bağlanmış olduğundan makromoleküllerin geçişine izin vermezler (Kan-testis bariyeri).

Sertoli hücreleri FSH etkisinde Androjen bağlayıcı globulin sentezi yaparak testosteronu bağlar. Spermatogenezin sürmesi için gerekli lokal yüksek testosteronkonsantrasyonu böylelikle sağlanmış olur. Ayrıca sertoli hücresi fetusta MIF (Müllerienİnhibisyon Faktör) yaparak müller kanalının erkek fetusta gerilemesini sağlar. Sertolihücresinin fagositoz görevide vardır. İnhibin salgılayan sertoli hücresi bu yolla FSH’ıbaskılar.

EPİDİDİMİS

Testisin üst ve arka yan bölümünde yerleştirilmiş yarım ay biçiminde bir organdır.

Duktuli efferentesin bağlandığı kıvrıntılı bir borucuk olan duktus epididimisi içerir. Duktuli efferentes, silli yüksek prizmatik hücrelerle döşelidir.

Spermler epitel hüclerindeki siller aracılığıyla duktus epididimise ulaştırılır. Spermatoidler epididimde motilite kazandığından genital kanalların bundan sonraki bölümlerinde sil izlenmez, duktus epididimis yalancı çok katlı silindirik sterosilyalı epitelyum örtüsüne sahiptir ve yine düz kas hücrelerinden oluşmuş bir kas katı ile çevrelenmiştir. Sterosilialı epitelin başlıca görevi resorbsiyondur. (Yaşlı spermleri ve testis sıvısını rezorbe eder)

Epididimde sentez edilen gliserofosfokolin, kadın genital sistemde meydana gelen sperm maturasyonunu (kapasitasyon) inhibe etmektedir. Sperm maturasyonuna kapasitasyon denir.

Kapasitasyon, spermde akrozom yapısının oluşmasıdır. Akrozom, golgi organelinden oluşmaktadır. Akrozom içerisinde, tripsin benzeri akrozin denilen enzim bulunmaktadır. Bu enzimin görevi, yumurta hücresinin etrafında bulunan zona pellusidayı yıkmak ve spermin yumurtaya girmesini sağlamaktır.

 

DUKTUS DEFERENS

Yalancı çok katlı prizmatik stereosilyalı epitel, fibroelastik lamina propriya ile ortada sirküler içte-dışta longitudinal olmak üzere 3 tabakalı bir düz kas katı içeren ve üretraya açılan bu kanal spermatik kord içinde eşlik eden arterler, lenfatikler, sinirler ve pamfiniform pleksusu oluşturan venlerle birlikte gevşek bağ dokusu ile sarılı olarak seyreder. Esas görevi spermi depo etmektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir