Skip to main content

METABOLİK HASTALIKLAR

  1. MUKOLİPİDOZLAR

                Hem LDH hem de MPS’ların klinik özelliklerini taşırlar. İsimlerine rağmen, organlarda gerçek lipid veya GAG depolanması azdır. Teknik olarak, fukosidoz, GM1 gangliosidoz ve multiple sülfataz eksikliği lipid ve GAG depolanmaları nedeniyle mukolipidozdurlar (ML). ML’lerin hepsi OR geçer ve spesifik tedavileri yoktur.

1. ML I: LipoMPS veya sialidozis tip 2

               İnfantil form: Yaşamın ilk yılında semptomlar görülür. Hurler benzeri özellikler vardır: DM, orta MR, HSM, korneal bulanıklık, kiraz kırmızısı leke, vakuollü lenfositler, ancak mukopolisakkaritüri yoktur.

                Konjenital form: Hidrops fetalis, neonatal asit, HSM ve epifiz ayrılmaları. İzole nöraminidaz eksikliği vardır.

 

               Jüvenil form (galaktosialidozis):  b-galaktosialidaz ve nöraminidaz eksikliği vardır. Semptomlar bebeklikten erişkinliğe herhangi bir dönemde başlar. Fenotip başlangıçta GM1 gangliosidozu andırır: Ödem, asit, iskelet displazisi, kiraz lekesi. Sonradan DM, HSM, MR, korneal bulanıklık, progresif nörolojik bozulma gelişir.

                    Sialidozis tip 1 tip 2’den kiraz lekesi-miyoklonus fenotipi olması ve kaba yüz ve DM gibi fizik özelliklerin olmaması ile ayrılır.

                Sialidozis tip 1 ve 2 nöraminidaz eksikliğinden kaynaklanır. İdrarda sialik asit terminal oligosakkaritler ve sialilglikopeptidler aşırı miktarda atılır.

 

2. ML II: I-cell hastalığı

              İlk birkaç ayda ortaya çıkan ve Hurler ve GM1 gangliosidozu andıran bir hastalıktır. DKÇ, inguinal herniler, diş eti hipertrofisi, omuz hareketlerinde kısıtlılk, jeneralize hipotoni, kalın ve gergin cilt ve HM görülür. Psikomotor retardasyon ve kaba yüz yaşla belirginleşir. DM vardır. Ölüm 2-8 yaş arasında pnömoni veya KKY sonucu meydana gelir.

3. ML III: Pseudo-Hurler polidistrofi : ML II’nin hafif formudur.

 

                 ML II ve III’de idrar MPS düzeyleri normaldir; fibroblast kültürlerinde lizozomal bir enzim olan UDP-N-asetilglukozamin-1-fosfotransferaz aktivitesi eksiktir. Bu enzim normalde lizozomal enzimlerin, lizozomlar tarafından tanınması için gerekli olan, fosforlanmasında görev alır. Fosfotransferaz aktivitesi eksik olduğunda lizozomal enzimler lizozom içine giremediğinden serum düzeyleri yüksek olmakla birlikte hücrede fonksiyon görmedikleri için bu kompleks tabloyu geliştirirler.

4. ML IV: Askenazi yahudilerinde tanımlanmıştır. Korneal opasiteler, strabismus, retinal dejenerasyon görülür. 6 aydan sonra hipotoni ve psikomotor retardasyon gelişir. Yaşayan hastalar 1 yaş düzeyinde gelişim gösterirler.

E. LİPOPROTEİN METABOLİZMASI VE TRANSPORT DEFEKTLERİ

                   Serumda trigliserid, kolesterol ve fosfolipid olmak üzere üç ana lipid bulunmaktadır. Bu lipidler serbest olmayıp lipoprotein kompleksini oluşturmak üzere apolipoproteinlere bağlanırlar. 4 ana lipoprotein kompleksi vardır: Şilomikronlar, VLDL, LDL, HDL. Her birinin elektroforetik mobilite, lipid içeriği ve lipid/protein oranı yönlerinden farklı özellikleri vardır:

Lipoprotein                   Elektroforetik            Esas lipid        Diğer

kompleksi                     Mobilite                     içeriği              özellikler

Şilomikronlar              elektroforezde             trigliserid          plazma bir gece buzdolabında

görülmez                                                bekletildiğinde üstte tabaka oluşur

VLDL                           yavaş (pre-beta)           trigliserid          plazmada diffüz bulanıklık

LDL                              orta (beta)                    kolesterol         bulanıklık oluşmaz

HDL                             hızlı (beta)                    fosfolipid         bulanıklık oluşmaz

Serum lipoproteinlerinin esas görevleri lipid transportudur.

  • Şilomikronlar intestinal mukozadan emilen besin lipidlerini taşırlar.
  • VLDL karaciğerden gelen lipidleri dokulara taşır.
  • LDL serum kolesterol ve kolesterol esterlerinin esas taşıyıcısıdır.
  • HDL ise kolesterolü periferik dokulardan karaciğere taşıyan lipoproteindir.

                      Şilomikronlar barsak mukozasında, diğer lipoproteinler ise karaciğerde sentezlenirler. Lipoprotein lipaz şilomikronların ve VLDL’nin trigliseridlerini yağ asitleri ve gliserol şekline dönüştürür.

Hiperlipidemi ve hiperlipoproteinemi sendromları plazma lipoproteinlerinin gösterdiği özelliklere göre 6 tiptir:

Tip I (Hiperşilomikronemi):

Lipoprotein lipaz aktivitesinde bir defekt olduğu düşünülmektedir. OR geçer.

En sık belirtileri splenomegali ve hepatomegalinin eşlik ettiği karın ağrıları ve ksantomlardır. Pankreatit en önemli komplikasyonudur.

                 Kan örneğinde tüpün üst kısmında kalın ve krema gibi bir plazma tabakasının varlığı karakteristiktir.

                 Tip II (Hiperbetalipoproteinemi, ailevi hiperkolesterolemi):

                   Çocukluk çağındaki en sık hiperlipidemidir. Kan kolesterol düzeyinde belirgin artış olup, kolesterol başlıca beta-lipoproteinler ile taşındığı için LDL de yükselmiştir. 2 tipi vardır. Tip IIa’da kan serumu berrak, trigliserid düzeyi normaldir. Tip IIb’de ise elektroforezde pre-beta-lipoproteinler de ortaya çıktığından serumda hafif bulanıklık olabilir, trigliseridler hafif yükselebilir.

                 Hastalık süt çocuklarında kabarık veya düz ksantomların gelişmesiyle ortaya çıkar. Aort duvarında aterom oluşumu sonucu aort stenozu sıktır. Çocuklukta veya erken adölesan döneminde koroner kalp hastalığı gelişir. Heterozigotlarda adölesan veya erişkin dönemde aşil tendonunda ksantom oluşması patognomoniktir.

 

Tedavi: 1- Diyet

2- İlaç tedavisi: Kolestiramin, kolestipol gibi ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar safra tuzlarını gastrointestinal sistemde bağlayarak etkisiz hale getirirler. Böylece enterohepatik dolaşım kesilir ve yeni safra asidi yapımı için kolesterol yıkımı artar.

3- Cerrahi tedavi: İleumda parsiyel bypass yapılarak diyetteki kolesterol absorpsiyonu azaltılıp gaita ile atılması sağlanır.

Tip III Hiperlipoproteinemi:

                       Çocukluk döneminde nadirdir. Biyokimyasal defekt belirlenememiştir. Hastaların çoğunluğu asemptomatiktir. En karakteristik bulgu avuç içlerinde sarımtrak kabarıklıklar şeklinde “ksantoma striata palmaris”in saptanmasıdır.

                    Kolesterol ve trigliserid düzeyleri yüksek olup, ultrasantrifüjde VLDL fraksiyonu ile aynı düzeyde kalan anormal bir LDL saptanır.

Tedavi:1- Diyet

2- İlaç tedavisi: Klofibrat

Tip IV Hiperlipoproteinemi (Ailevi hipertrigliseridemi):

                     Erişkinlerde sıktır, çocuklarda nadir rastlanır. Biyokimyasal defekt bilinmemektedir.

                   Trigliserid ve VLDL düzeyleri artmıştır. Kolesterol düzeyi normal veya hafif artmıştır. Genellikle diyet tedavisi ile trigliserid düzeyleri normale düşer, ilaç kullanmaya gerek yoktur.

Tip V Hiperlipoproteinemi:

                    Çocukluk ve adölesan yaşlarda nadirdir. VLDL ve şilomikronlardaki artışa bağlı olarak yüksek trigliserid düzeyleri görülür. Şilomikronların artışı bekletilen plazma tüpü üzerinde beyaz krema tabakaları şeklinde görülür.

Sekonder Hiperlipidemiler: Çocukluk çağındaki hipertrigliseridemilerin çoğu ve hiperkolesterolemilerin bir kısmı egzojen faktörlere ve bazı hastalıklara sekonderdir.

 

Çocuklardaki hiperlipidemi nedenleri:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir