Skip to main content

Meme Hastalıkları ve Kadın Hastalıkları

Tamoksifen:     

             Hedef hücrelerdeki östrojen reseptörlerinin parsiyel agonistidir.

Agonistik etkinliği, kemiklerde ve lipoprotein metabolizmasında belirgindir.

Pre ve postmenapozal dönemdeki östrojen reseptörü pozitif metastazlı meme kanseri olgularının palyatif tedavisi için ve ayrıca mastektomiden sonra adjuvant olarak kullanılır.

Meme kanserli hastanın ömrünü uzatır, postoperatif nüks riskini azaltır.

Kronik kullanımı halinde koroner kalp hastalığı insidansını %20 dolayında azaltır ve osteoporozu yavaşlatır.

Amenore veya anovulatuvar menstrüel siklus nedeniyle kısır olan kadınların tedavisi için klomifen gibi kullanılabilir.        

             En sık yan etkisi sıcak basması, bulantı ve kusmadır.

Lökopeni ve trombositopeni oluşturabilir.

Yüksek dozda seyrek de olsa retinopati yapabilir.

Kemik metastazı olan hastalarda hiperkalsemi yapabilir.

Toremifen:

Tamoksifene benzer, ancak ondan farklı olarak;

Kemik mineral dansitesini artırmaz, biraz düşürür.

Total ve LDL kolesterolu düşürdüğü halde, HDL kolesterolu azaltır.

Raloksifen:

Meme kanseri hücresinin çoğalmasını antiöstrojen etkisiyle inhibe eder.

Osteoporozun önlenmesi ve tedavisi için kullanılır.

Vertebra ve kalça kırıklarının insidansını düşürür.

Premenapozal kadınlarda endometriyum kalınlığını artırmaz ve menstrüel siklusu bozmaz.

Derin ven trombozu riskini artırır.

Droloksifen:

Tamoksifenden vücutta aktif metabolit olarak oluşur.

Peri ve postmenopozal meme kanserini baskılar.

Endometriyumda proliferasyon yapar.

  PROGESTERON

21 C atomlu bir steroiddir.

Esas olarak overlerden ve siklik bir şekilde salınır.

Menstrüel siklusun ikinci yarısında corpus luteum’un teka interna ve diğer hücreleri asıl kaynaktır.

Kolesterolden oluşan pregnolondan sentezlenir.

Gebelerde 7. haftadan itibaren plasenta tarafından giderek artan bir hızla progesteron salgılanır.

PROGESTERON İLAÇ TÜREVLERi

Progesteron Türevleri Testosteron Türevi Sentetik Projestinler
Hidroksiprogesteron kaproatMedroksiprogesteron asetatJestonoron kaproat Noretindron (Noretisteron)DidrogesteronAlilestrenol Noretinodrel Linestrenol Etnodiol diasetat Norgestrol Dezogestrel Jestoden

  PROGESTERON ENDİKASYONLARI

Oral kontrasepsiyon

Bir östrojenle kombine veya tek başına kullanılır.

Disfonksiyonel kanamalar

Hiperplastik endometriyum varsa, progesteronlarla tedavi yapılır.

Atrofik endometriyum varsa, östrojen ve progesteron kombinasyonu ile veya kombine oral kontraseptiflerle tedavi yapılır.

Dismenore

Endometriyozis

Habituel abortus veya düşük tehdidi

Pregnandiol ölçümlerinin progesteron salgısının azlığını gösterdiği durumlar dışında, progesteron kullanımının düşüğü önleme yönünden fazla bir değeri yoktur.

Kız çocuklarda erken puberte

Premenstrüel gerginlik

Endometriyum kanseri

Antiandrojenik kullanımı

Anabolik steroid olarak kullanımı

Hipoventilasyon

Teşhis amaçlı kullanımı

PROGESTERONUN YAN ETKİLERİ

Akne ve saçlarda yağlanma

Memelerde duyarlılık

Hirsutizm HDL düzeyinde azalma, LDL düzeyinde yükselme

Teratojenite Kolestatik sarılık

ANTİPROGESTERONLAR Epostan:

Progesteron reseptörleri üzerinde oldukça selektif antagonist etkilidir.

Mifepriston:

Progesteron reseptörlerini bloke eder; bu nedenle progesteron antagonistidir.

Daha düşük afinite ile glukokortikoid reseptörlerine de bağlanır ve antagonize eder.

Menstrüel siklusun luteal döneminde verildiğinde endometriyum üzerindeki pogesteron etkinliğini yok ederek menstrüasyonu başlatır ve implantasyon olmuşsa onu bozar. Gebeliğin ilk haftalarında verildiğinde düşük yapar.

Menstrüel siklusun son günlerinde periyodik şekilde kullanılarak veya beklenen menstrüasyon gününü geçirmiş kadınlar tarafından alınarak “kontraseptif” olarak kullanılabilir.

Gerçek anlamda kontrasepsiyon (döllenme önleme) değil, fakat kontrajestiyondur (oluşmuş gebeliğe son verme).

GnRH

Hipotalamustan salınır.

GnRH ve GAP (GnRH-associated peptide), portal sisteme birlikte salınır.

Bu iki peptid, FSH ve LH salınımını farklı güçlerde stimüle eder. GnRH’nın LH üzerindeki gücü GAP’ın yaklaşık 10 katıdır. FSH üzerinde ise, ikisinin etki gücü hemen hemen aynıdır.

GnRH bazal salgılanması pulsatil bir şekildedir ve 60-120 dakikada (ortalama 90 dakika) pik yapar.

Bu maddenin sürekli İV infüzyonla verilmesi, plazma FSH ve LH düzeyini belirgin yükseltmez. Halbuki aynı toplam doz intermitant olarak uygulanırsa, gonadotropin düzeyleri belirgin yükselir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir