Skip to main content

KOLON ve REKTUMUN CERRAHİ HASTALIKLARI

Ülseratif kolit Crohn koliti

Tutulum bölgesi

Rektum, sol kolon Her yer
Rektal kanama Sık, sürekli Seyrek, aralıklı
Rektal tutulum Hemen hemen hepsinde Yaklaşık % 50
Fistül Nadir Sık
Ülserler Düzensiz, irregüler, sürekli dağılım Lineer, transvers yarıklar. (Kald. Taşı)
Striktür Çok nadir (karsinom) Sık
Karsinom riski Artmış risk Artmış risk
Toksik dilatasyon İkisinde de görülür

 

BEHÇET HASTALIĞI

Deri, göz ve mukozaları tutan sistemik otoimmün bir hastalıktır. İki formu vardır. Bunlar nörooftalmopatik ve mukokutanöz formlardır.

Hastalarda genital lezyonlar, üveit ve aftöz lezyonlar triadı bulunur.

Behçet hastalığı eklemler, kardiyovasküler sistem, sinir sistemi ve GIS’i de tutar.

GIS’de en çok kolonu tutar. Sağ kolon ve ileoçekal valv, en çok tutulan bölgelerdir. Lokalize tutulum ve derin ülserler vardır. Perforasyon ve kanama olasılığı yüksektir. Crohn hastalığından ayırmak güçtür. Patolojik olarak Behçet hastalığında vaskülit daha çok görülür.

Tedavide rezeksiyon uygulanır. Crohn’dakinin aksine Behçet hastalığında daha geniş rezeksiyon yapılır. Yetersiz rezeksiyonlarda rekürrens % 50’ye çıkar. Bu oran geniş rezeksiyonlarda % 10’dur.

Behçet hastalığında GIS komplikasyonları için medikal tedavi yetersizdir. Ameliyat edilerek rezeksiyonla tedavisi daha başarılıdır.

PSÖDOMEMBRANÖZ ENTEROKOLİT

Antibiyotik kullanımı nedeniyle ortaya çıkar. Mukozada yaygın ülserasyonlar vardır. Özellikle klindamisin, ampisilin, kloramfenikol, tetrasiklin ve linkomisin kullanımından sonra görülür. Genellikle reversibl olup, ilacı kesince düzelir. Nadiren komplikasyonlar oluşabilir.

Psedomembranöz enterokolit, özellikle ülseratif kolitten ayırt edilmelidir. Hikayede antibiyotik kullanımı önemli bir bulgudur.

Etken genelde Clostr. difficile. Tedavide vancomycin 1. tercih edilecek antibiyotiktir.

 

 

 

AMEBİAZİS

Etken, E. Histolitika’dır. Primer olarak kalın barsağı, sekonder olarak da diğer organları (karaciğer, akciğer, beyin vb.) tutar. Kalın barsak tutulumuyla amebik dizanteriye neden olur. Diğer organlarda ise, paraziter abse teşekkülü oluşturur.

E. Histolitika, her zaman hastalık yapmayabilir ve bazı insanlar taşıyıcı olup asemptomatiktirler. ABD’de taşıyıcı oranı % 10 iken, bu oran gelişmekte olan ülkelerde % 60’tır.

Amebiasis klinik olarak akut veya kronik formlarda görülürler. Akut forma içme sularından olan masif kontaminasyon sonucu rastlanır. Yüksek ateş, karın ağrıları, tenesmus ve kanlı ishal vardır.

Proktoskopide, rektumda yaygın ülserasyon görülür. Ülserasyondan alınan scrapingde amebik trofozoitler tespit edilir. Ayrıca serolojik testlerden de yararlanılabilir. Amebik dizanteri, ülseratif kolit, crohn koliti ve basiller dizanteriden ayırt edilmelidir. Özellikle ülseratif kolitten ayırt edilmesinin hayati önemi vardır. Zira kortikosteroid kullanımı bu hastalık için fataldir.

Tedavide metranidazol 3×250 mg/gün İV olarak 10 gün kullanılır. Hasta eğer bu tedaviyi alamıyorsa, emetin ya da tetracylin verilebilir.

Kronik formda hastalık yavaş yavaş gelişir. İntermitant bir course gösterir. Hasta zaman zaman semptomatik, zaman zaman da asemptomatiktir. Endoskopide rektum tamamen normal görülebilir, ama scraping ve biyopside amipler görülür ve tanı konur.

Tedavi 3×750 mg/gün metranidazol po 20 gün süre ile kullanılır. Fakat tedaviden sonra relapslar sık görüldüğünden, hasta en az 1 yıl kontrol altında tutulmalı ve dışkı muayeneleri yapılmalıdır.

 

 

 

Amebiasiste birtakım cerrahi komplikasyonlar ortaya çıkar:

1. Karaciğer absesi: Parazit, portal ven yoluyla karaciğere gelir ve abse oluşturur. Abse küçük ise, medikal tedavi yapılır. Sekonder enfeksiyon veya büyük abselerde drenaj şarttır. Perkutanöz iğne aspirasyonu ile abse teşekkülü olduğu anlaşılabilir ve ayrıca da boşaltılabilir. Medikal tedavide dihidroksiquinin kullanılır.

2. Ameboma: Barsak duvarında parazitlerden oluşan bir kitle şeklinde ortaya çıkar. Malign bir oluşumdan ayırt edilmesi güçtür. Bu kitle medikal tedavi kaybolmaz ise, cerrahi rezeksiyon gerekir.

3. Perforasyonlar

4. Toksik megakolon: Multiple perforasyonlar ve yaygın nekrozlar ortaya çıkabilir.

Kolona ait komplikasyonlarda kolonun tümünün çıkartılması gerekir.

 

İSKEMİK KOLİT

Damar oklüzyonuna bağlı olarak gelişir. Özellikle KVS hastalıklarında, yaşlılarda, RA ve SLE gibi kollajen doku hastalıklarında görülür. İskemik nekroz ortaya çıkar ve infarktüs olmasa bile obstrüksiyonla sonuçlanabilir. Tedavi, öncelikle medikaldir. Tam kat nekroz veya striktür varlığında cerrahidir.

Nötropenik enterokolit:

Radyasyon koliti:

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir