Skip to main content

KOLON ve REKTUMUN CERRAHİ HASTALIKLARI

 

Klinik:

1. Kronik diare, kanlı

2. Abdominal kraplar (bazen akut karın tablosu yaratabilir)

3. Ateş

4. Kilo kaybı

5. Rektal kanama (ülseratif kolitte daha belirgindir)

6. Fistüller:

a. İnternal Fistüller: Barsak segmentleri arasında, vajina içine veya mesaneye olur ve buralardan gaz ve fekal yapılar gelir. Bu hastalık için çok tipiktir.

b. Eksternal fistüller: Karın duvarına ve perianal bölgelere olur ve bunlardan yine gaz ve fekal yapılar gelir. Perianal fistüllere ülseratif kolitten daha sık rastlanır.

7. İntestinal obstrüksiyon

 

Tanı:

-Kolon grafisi: Kolonda segmentler tutulum görülür. Haustrasyon kaybolması ülseratif kolitteki kadar belirgin değildir. Barsak duvarında rijidite tespit edilir. Darlık ve terminal ileumda “string sign” görülür. Ayrıca mukozada kaldırım taşı manzarası tesbit edilir.

-Sigmoidoskopi: Rektum normaldir.

Tedavi:

Önce medikal tedavi denenir. Bu genellikle pek başarılı olmadığından sonunda cerrahi tedavi yoluna gidilir.

Hasta tüm psikolojik sorunlardan ve streslerden uzaklaşmalıdır. Beslenmeye dikkat edilmeli A, C ve D vitaminleri suplementi yapılmalı- ayrıca Ca almalıdır. Süt ve süt mamülleri yasaklanır.

Hastaya oral non-absorbable antibiyotikler verilebilir, ama bu genellikle pek başarılı olmaz.

Sulfasalazine tedavide faydalıdır, oral veya suppozituvar verilebilir. Steroidler denenir. fakat hastalar bundan daha çok iştah olarak yarar görürler. Hastalığı iyileştirici pek etkisi yoktur. Önce 100 mg/gün IV prednisolone ile başlanır. Remisyon sağlanınca tedaviye 60 mg/gün oral prednisolonla devam edilir. Sonra doz yavaş yavaş azaltılır. En düşük dozla, hastalığı kontrol altında tutmaya çalışırız. Fakat bu doz 15 mg/gün’ün üzerinde ise, cerrahi tedavi uygulanmalıdır.

Tedavide immünsupresifler faydalıdır: Azathiopürin, 6-merkaptopürin, metotroksat veya siklosporin denenebilir. Daha çok cerrahi tedavi sonrasında rekürrensi önleme amacı ile kullanılır.

Medikal tedaviye cevap alınamayınca, cerrahi tedavi uygulanır. Ayrıca progressif ilerleme, stenoz, komplikasyonlar ve çocukta gelişme bozukluğu, diğer cerrahi endikasyonları teşkil etmektedir. Cerrahi yapılması gerekirse mümkün olduğu kadar rezeksiyonsuz tamamlanmaya çalışılır.

İnce barsak tutulumunda, kısa barsak sendromu ortaya çıkabileceğinden pek rezeksiyon yoluna gidilmez; ancak, striküroplasti yapılır. Bunun için dar segment boyunca kesilip, enine dikilir. Bu ameliyat lümen çapının genişlemesini sağlar. Operatif tedavi sonrası rekürrens şansı % 50’dir.

ÜLSERATİF KOLİT

İdiopatik, non-spesifik, enflamatuar ve ülseratif bir hastalıktır. 2-5/100,000 oranında görülür. Türkiye’de Crohn hastalığı, ülseratif kolitten daha sık görülmektedir. Ülseratif kolite daha çok 30-40 yaşlarındaki kadınlarda rastlanır.

Crohn hastalığında tüm barsak duvarı katları hastalıktan etkilenir, ülseratif kolit yalnızca mukoza ve submukozayı tutar.

 

 

Etyoloji:

Kesin belli olmamakla birlikte bazı etkenler suçlanmaktadır.

1. Bazı spesfik mikroorganizmalar suçlanmaktadır. Bunlar Shigella, E. Histolitika ve mycoplazma’dır.

2. Hipersensitivite: Ülseratif kolitte özellikle inek sütüne karşı antikorlar tespit edilmiştir. Psikosomatik bozukluklar: Emasyonel stres hastalığı agreve etmektedir.

Patoloji:

Crohn hastalığı, tüm barsak tabakalarını tutan, transmural bir hastalık iken ülseratif kolit, sadece mukoza ve submukozayı ilgilendirir. Patolojik seksiyonda görülen kript abseleri, bu hastalık için spesifiktir. Mukozada üserasyon vardır ve bu ülserlerin üzeri püy ile kaplıdır. İlerlemiş vakalarda, fibrozis nedeniyle barsak boyu kısalır. Stenoz da ortaya çıkabilir. Sigmoid redundansi kaybolur.

Hastalık öncelikle rektumda başlar. Bazen yalnızca rektuma lokalize kalırken, bazen proksimale yayılır. % 30 vakada tüm kolon boyunca tutulum vardır. Hastalık segmenter değildir. Terminal ileum tutulumu nadirdir ve % 10 görülür. Buna “backwash ileitis” adı verilir.

Ülserler arasında mukoza, polipoid bir yapı alır. Buna pseudopolip denir; bu Crohn hastalığında yoktur. Pseudopolipler nedeniyle baryumlu kolon grafisinde kaldırım taşı manzarı görülür ve bu Crohn’dakinden çok daha fazla belirgindir.

Ayrıca fibrozis nedeniyle haustral yapılar kaybolur ve kolon grafisinde kurşun boru manzarası olarak değerlendirilir.

Hastalığın klinik formu üçe ayrılır.

1. Akut fulminant form

2. Kronik devamlı form

3. Kronik ataklı form

Hastaların sadece % 10’unda akut fulminant bir klinik tespit edilir. Hastalığın başlangıcı ani olur. Ciddi abdominal kramplar, diare (günde 30-40 kez olup her zaman püylü ve mukuslu olur), fekal inkontinans, tenesmus, ateş ve sistemik toksisite görülür. Bol mukuslu diare nedeniyle elektrolit kaybı, hipokalemi, hipoproteinemi ve anemi ortaya çıkabilir; hastalık, hızla toksik megakolona gider.

Kronik tipe daha çok rastlanır. Toksik megakolona dönüşme riski de kronik tipte düşüktür.

Ülseratif kolitin sistemik bulguları:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir