Skip to main content

KADIN GENİTAL SİSTEM ONKOLOJİSİ

vajen

           Tedavi: Primer tedavi radyoterapidirerken evrede (evrel) seçilmiş hastalara cerrahi yapılabilir.

M. MELANOM

Vajenin kendi kanserleri içerisinde ikinci sıradadır. İleri yaşta karşılaşılır. Sıklıkla vajen alt 1/3’ünde bulunur. Prognozda en önemli parametre tümörün invazyon derinliğidir.

 

VAGİNAL SARKOM

Genellikle 5 yaş altında görülen embriyonel rabdomiyosarkom formudur. Nadir görülmekle birlikte çocukluk çağının en sık vajen tümörüdür.

Mesane ve safra kanallarında da gelişebilir. Polipoid kitleler meydana getirerek vajen boşluğunu doldurur.

Vajen 2/3 alt kısmı ön duvarından kaynaklanıp erken dönemde mesane, rektum, bölgesel lenf nodları, akciğer ve karaciğere metastaz yapar

Lokal invazyon sıktır. Peritoneal kaviteye penetrasyon veya üriner obstrüksiyon ile ölüme yol açar.

Tedavi

Öncelikle kemoterapi verilir. Tümör persiste ediyorsa  radyoterapi + cerrahi eklenir.

 

vaj sar

 

SERVİX

Fetal hayat esnasında vajina ve ektoserviksin skuamöz epiteli ile endoservikal kanalın kolumnar epitelinin birleşme yeri orijinal skuamokolumnar bileşke olarak adlandırılır.

Özellikle puberte ve gebelik döneminde servikal volüm artar ve endoservikal kolumnar epitel ektoservikse doğru everte olur ki buna ektropion denir, bu servikal erozyondan farklıdır.

servix

Puberte ve gebelikte artan östrojen etkisiyle skuamöz epitelde glikojen depolanır, normal floradaki laktobasillerin glikojen metabolizmaları sonucunda laktik asit üretilir ve vajinal pH < 4 olur.

Vajinanın asit ortamıyla karşılaşan everte olmuş kolumnar epitelin altındaki stromal rezerv hücrelerde proliferasyon başlar ve immatür skuamöz metaplazi gelişir.

İmmatür epitelin glikojenizasyonu ile matür skuamöz epitel oluşur ve orijinalinden çıplak gözle ayırımı son derece güçtür.

selx

                      Metaplazi sonucunda skuamokolumnar bileşke yukarıya doğru kayar ve yeni skuamokolumnar bileşke meydana gelir. Bu iki bileşke arasında kalan bölgeye ise transformasyon zonu (TZ) adı verilir.

 tz

SERVİKAL İNTRAEPİTELİAL NEOPLAZİ ( CIN )

Etiyoloji

Erken yaşta ilk koitus (< 16 yaş)

HPV enfeksiyonu (servikal neoplazi riski 10 kat artar)

Düşük sosyoekonomik düzey

Multipl seksüel partner veya partneri çok eşli kadınlar

Yüksek parite sayısı

Oral kontraseptif kullanımı

Sigara kullanımı

Cinsel yolla bulaşıcı hastalıklar ve HIV

İmmunosupresyon

Pelvik radyasyon

Vitamin A ve C eksikliği

Servix CA ya göre 10 yıl önce ortalama 35-40 yaşlarında görülür.

Epidemiyolojisi servix CA ile benzerdir. CIN servix CA nin öncü lezyonudur. Etyolojide HPV ve HSV enfeksiyonu önemlidir.

HSV tip 2 muhtemelen HPV ile enfekte hücrelerde genomları aktive eder.

HPV özellikle (-16, -18, -31, -33, -35, -39, -45, -51, -52, -56, -58)tipleri anogenital bölge kanserleri ile ilişkilidir.

Human papilloma virus tarafından yapılan E6 proteini p53 tümör süpresör genini, E7 proteini ise Rb tümör süpresör genini baskılayarak onkogenez oluşturular.

CIN Yerleşim:

CIN % 90 oranında transformasyon zonu bölgesinden köken alır.

Tanı:

Cinsel aktif tüm kadınlara yıllık PAP smear ve pelvik muyene uygulanmalıdır.

CIN Tarama:

İlk test, ilk ilişkiden 3 yıl sonra veya en geç 21 yaşında; sonrasında yılda 1 kez; 3 negatif test sonrası 2 veya 3 yılda 1 kez (40 yaşına kadar); 40 yaşından sonra yılda 1 kez.

HIV infeksiyonu tanısı alan /veya immunsupresif tedavi alan olgularda ilk yıl 2 kez, sonuçlar negatif ise yılda 1 kez.

Tarama, 3 veya daha fazla teknik yeterli negatif smear varlığı ve son 10 yıl içinde anormal/pozitif sitoloji yokluğunda 70 yaşında kesilebilir.

Tarama aralığı konvansiyonel smear için yılda 1, sıvı bazlı sitolojide 2 yılda birdir.

 tarama

 tarama 1

 tarama 2

tarama 3

1. Normal sınırlarda

2. Önemi belirsiz atipik yassı epitel (ASCUS) Atypical squamous cells undeterminedsignificance

3. Düşük derecede squamöz intraepitelial lezyon düşündüren hücresel değişiklikler ( LGSIL) (CİN I, HPV)

4. İleri derecede squamöz intraepitelial lezyon düşündüren hücresel değişiklikler ( HGSIL) (CİN II-III,CIS)

5.Önemi belirsiz atipik glanduler hücre (AGC). atypical glandular cells of undetermined significance

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir