Skip to main content

KADIN GENİTAL SİSTEM ONKOLOJİSİ

Üç tip böbrek sistemi gelişmektedir.

Pronefroz : Fonksiyonel değildirler.
Mezonefroz : Geçici boşaItım organı olarak görev alırlar.
Metanefroz : Kalıcı böbrekleri oluştururlar.

boşaltım

boşaltım.png 1

 

boş 2

Metanefrozlar böbrekler iki kökenden gelişirler:

1. Metanefrik divertikül (ureterik tomurcuk): üreter, renal pelvis, kaliksler ve toplayıcı tübülIeri oluşturur.

2. Metanefrik mezoderm: nefronları (glomerül, proksimal, henle, distal tüp) meydana getirmektedir.

 

GONAD GELİŞİMİ

Gonadlar intrauterin 6. haftada bipotenttir. Eğer gonadal çıkıntıya spermatogonyum ulaşırsa gonadın medullası gelişir ve testis oluşur. Oogonyum ulaşırsa kortex gelişir ve over oluşur.

 

 

Fakat testis gelişimiiçin Y kromozomundakiTestis Determining Factor (TDF) gereklidir. 8. haftada ise hem wolf (mezanefroz)hem de müller kanalı (paramezonefroz) bulunur.

Eğer fetus erkek olacaksa sertoli hücrelerinden müllerian inhibe edici faktör salınır ve müller kanalları geriler. Wolf kanallarının gelişimi ise Testosteron salınımına bağlıdır.

Testosteron bulunması durumunda wolf kanalı erkek iç genitali yönünde diferansiye olmaktadır. (epididim, duktus deferens, vesikula seminalis). Dış genital sinus ürogenitalisten farklılanır. Dihidrotestosteron varlığında erkek dış genital gelişir.

Testis yoksa sertoli ve Leyding hücreleri olmayacağından, MIF etkisioluşamaz ve Müller kanalı persiste olur. Müller kanalları birleşerek Kadın iç genitali (tüpler, Uterus, Vagen 2/3 üst kısmı gelişir) oluşturur. Testosteron olmadığı için Wolf kanalı regrese olur. DHT olmadığı için dış genital sinus ürogenitalisten dişi yönünde farklılanır.

Ürogenital sinus: Genital şişkinlikten erkekte skrotum; dişide labium majus, Üretral katlantıdan erkekte corpus spongiosum penis; dişide ise labium minus, genital tuberkülden erkekte corpus kavenosum penis; dişide klitoris gelişir.

 

penis

 

penis.png1penis.png2

 

ENDODERMAL GERM YAPRAĞININ GELİŞİMİ

Başlangıçta düz bir tabaka halindeki endoderm, embriyonun sefalokaudal ve lateral yönde katlanmasıyla vitellus kesesiyle omfalomezenterik (vitellin) kanal aracılığıyla bağlı bir boru biçiminde embriyo bedenine katılır. İlkel bağırsak olarak adlandırılan bu yapı, baş, orta ve son bağırsak olmak üzere üç bölümde incelenir.

endormal germ

Baş bağırsak prokordal plak bölgesinde bu dönemde bukofaringeal zar (orofaringeal membran) olarak adlandırılan ektoderm ve endodermden oluşmuş bir membranla sonlanır ve bu bölgeden daha sonra bukofaringeal zarın yırtılmasıyla (3. haftanın sonunda) ilkel ağız gelişir. Böylece amniyon boşluğu ve ilkel bağırsak birbirine açılmış olur.

 

 

kloka zarıSon bağırsak bitiminde de benzer biçimde kloaka zarı oluşmuştur. Kloaka gelişmenin ileri dönemlerinde ürorektal septumla, ürogenital sinus ve anorektal kanal olmak üzere iki bölüme ayrılır ve allantois de kısmen embriyo bedenine katılır.

Ürorektal septumun kloaka zarına kaynaştığıbölge perineyi oluştururken, kloaka zarı, ürogenital ve anal zar olmak üzere ikiye ayrılır. Her iki zar da daha sonra yırtılır.

Orta bağırsak omfalomezenterik kanal aracılığıyla vitellus kesesi ile bağlantıdadır. Göbek bağı içine doğru uzanan bu yapı normalde gelişmenin ileri dönemlerinde körelir. Erişkinde fibrotik bir bağ dokusuna dönüşecek olan bu yapının kalıntıları Meckel divertikülü, kisti ya da fistülü olarak bilinir. Vitellus kesesi 2. ayda tamamen göbek kordonu içinde kalır ve körelir.

orta bağırsak

 

plasente

 

PLASENTA

Maternal bileşen olarak desidua, fetal bileşen olarak koryondan oluşur. Koryon ve desidua yerleşimlerine göre bölümlere ayrılırlar.

plasente.png 1

 

DESIDUA (ENDOMETRİYUM)

Desidua bazalis (decidua basalis: koryon frondozuma komşu bölge),

Desidua kapsülaris (decidua capsularis:koryon leveyi çevreleyen bölge) ve

Desidua pariyetalis (decidua parietalis: desidua’nın bunların dışında kalan bölümü) olmak üzere 3’e ayrılır. Desiduada septumların gelişmesiyle kotiledonlar belirir.

 

KORYON

Koryon frondozum: Desidua bazalise komşu koryon bölümü. Villusların varlığını koruması nedeniyle bu adla anılır ve plasentanın fetusa ait bileşenidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir