Skip to main content

GASTROENTEROLOJİ-2

Tedavi:

Çoğu asemptomatiktir

Diabetes mellitus gibi akut kolesistit riski olan hastalar dışında asemptomatik taşların cerrahi tedavisi gereksizdir

 

AKUT KOLESİSTİT

%90-95 safra taşlarının duktus sistikusu tıkaması nedeniyle olur

 En sık etken E. colidir

Salmonella, poliarteritis nodoza, sepsis ve travma taşsız kolesistit yapabilir

Klinik:

Sağ üst kadranda olan  ve sırta yansıyan ağrı

Yüksek ateş, lökositoz, bulantı, kusma

Murphy bulgusu

Sağ üst kadran hassasiyeti

Tanı:

 USG ile kesedeki taşlar ve perikolesistik sıvı gösterilebilir

 Sintigrafi sonrası safra kesesinin gösterilememesi (En sensitif)

 

Tedavi:

 İV sıvı replasmanı + Anttibiyotik

Laparaskopik kolesistektomi

Amfizematöz kolesistit

Vakaların %20-30’u diabetli; erkelerde daha sıktır.

Etken Clastridium perfiringens tir.

Tedavisi: Antibiyotik + acil kolesistektomidir.

 

Postkolesistektomi sendromu

Ağrının devam etmesidir.

Genelde yanlış tanı sonucu olur veya koledokte rezidüel taş varlığında olur

 

KRONİK KOLESİSTİT

Semptomlar

Safra kesesi taşların bağlı tekrarlayan subakut semptomları tanımlayan klinik bir durumdur.

Özellikle yemeklerden sonra sağ üst kadran, peri-umblikal ağrı, dispepsi ile prezente olur.

Patoloji

Kese duvar kalınlığı, fibrozis, inflamatuar inifiltrasyon, Aschoff-Rokitansky sinusleri

Tedavi

Kolesistektomi

SAFRA TAŞI İLEUSU

Kronik kolesistitli hastalarda bazen safra kesesi ile duedenum 2. kısmı arasında fistül oluşur.

Safra taşı intestinal sisteme geçip Terminal ileumu tıkayıp ileusa sebep olabilir.

Klinik

İleus

Tanı

ADBG

İleusa ait hava-sıvı seviyeleri

Safra kesesi içinde ve safra yollarında hava

Tedavi

Cerrahi

 

KOLEDOK TAŞLARI

Safra kesesinden koledoğa düşen taşlardır. Bazen kolesistektomi sonrası koledokta taş oluşabilmektedir. Koledok taşları bilier kolik veya kolanjitle semptom verir.

 

Bilier Kolik

Tanım

Sağ üst kadranda kolik ağrı

Bulantı, Kusma

Tanı

Klinik

Tedavi

Spozmolitik

Kolanjit

Sağ üst kadranda kolik ağrı

Ateş, titreme, sarılık görülür

Labaratuar

Serum ALP ve transaminazlar yüksektir

 

Komlikasyonlar

Kolanjit en sık komlikasyonu, hepatik absedir.

Tedavi

Antibiyotik

Elektif cerrahidir

 

 

 

NOT:

KOLESTAZ ENZİMLERİ

ALKALEN FOSFATAZ (ALP): Hücre membranında lokalizedir ve pH 10 civannda maksimal katalitik aktivite gösterir. Metabolik fonksiyonu tam anlaşılamamasına rağmen, barsaklarda lipid taşınması ve kemikte kalsifikasyon ile ilişkili görünmektedir. Pratik olarak tüm dokularda bulunan ALP, karaciğer, kemik, plasenta, ince barsak epiteli ve böbreklerde yüksek miktarda yer alır. ALP ölçümleri iki grup hastalıkta önem kazanır; hepatobilier hastalıklar ve osteoblastik aktivitenin arttığı kemik hastalıkları.

Kc izoenzimi: Isıya kemik izoenziminden daha dayanıklıdır. Akut ve kronik pankreatit, siroz, hepatik konjesyonlu kalp yetmezliği, kolestaz, karaciğer tümörlerinde ALP’nin karaciğer izoenziminin düzeyi artar.

Kemik izoenzimi: 56°C’ye ısıtmakla tamamen yok olur. Ayrıca lektinle de presipite olur. Kemikte osteoblastik aktivite sırasında artar. Hiperparatiroidi, Paget hastalığı, kemik tümörleri, osteomalazi, raşitizm, kemik kırıklarında artar, hipoparatiroidi, skorbüt, hipofosfatemi, kretenizm ve anemide düzeyleri azalır.

Plasenta izoenzimi: Özellikle 3. trimesterde gebelerde rastlanır. Isıya kemik ve karaciğer izoenzimlerine göre daha dayanıklıdır. 65°C’de 30 dakika inkübasyona dayanıklıdır ve bu izoformun belirlenmesi için spesifik bir yöntem olarak kullanılır.

Barsak izoenzimi: İnce barsak lezyonlarında yükselir.

Regan izoenzimi: Kardiyoplasental izoenzimde denir. Malign dokuda ektopik üretimi gösterir (akciğer, over, meme). ALP izoenzimleri içinde ısıya en dayanıklı formdur.

Hepatobilier hastalıklar, ALP artışına neden olur. Safra kanalı tıkanmasına yanıt olarak karaciğerde ALP sentezi artar. Yeni enzim sentezi safra kanalına komşu hepatositlerde olur. Bu hepatositlerden kana dökülen enzim, ALP’nin serum seviyelerini arttırır. Osteoblastik aktivite artışı ile giden hastalıklar da ALP’yi arttırırlar. Kemik hastalıkları içinde, en yüksek serum ALP düzeylerine Paget hastalığında rastlanır. Paget’de osteoklastların kontrol edilemeyen aktiviteleri sonucu rezorbe olan kemiğin yeniden yapılması için osteoblastik aktivite çok artar. Osteomalazi, raşitizm, primer-sekonder hiperparatiroidiler, osteojenik metastazlar ve kırık kemiklerin iyileşme dönemi ALP’nin kemik izoenziminin arttığı diğer durumlardır. Hamileliğin 3. trimestrında yükselen plasental ALP düzeyleri serum ALP’sini yükseltir. Gebelikte hipertansiyon ve preeklampsi gibi durumlarda, tekrarlayan ölçümlerindeki ALP’nin değişiklikleri komplikasyonlar için haberci olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir