Skip to main content

GASTROENTEROLOJİ-2

Geç faz; inatçı hiperglisemiyle seyreden normal veya aşırı insülin yapımına dönüşle karakterizedir. Bu fazda periferde insüline direnç mevcuttur.

İnsülin/glukoz oranı sağkalım ve mortalite hakkında fikir verir.

Glukagon:

Pankreatik α-hücrelerinden salınır. İnsülin gibi glukagon salınımı da substrat, otonomik nöral uyarı ve diğer hormonlarla olmaktadır.

Glukagon daha çok katabolik rol oynamaktadır. Egzersiz ve plazma glukoz konsantrasyonu, glukagon için primer uyarandır. Hepatik glikojenolizi ve glukoneogenezisi uyarır. İnsüline karşın, glukagon ketogenezisi ve yağ dokusunda lipolizi kolaylaştırır. Travma sonrası glukagon salınımı başlangıçta azalır, ancak 12 saat sonra normale döner. 24. saatte glukagon seviyesi normalin çok üzerindedir ve 3 gün boyunca yüksek kalabilir.

 

Akut Faz Proteinleri:

Sentezleri özellikle IL-6 tarafından uyarılır. Yaralanmanın göstergesi olarak kullanılabilirler. Klinik uygulamada en sık CRP kullanılır. Güvenilirliği eritrosit sedimentasyon hızına göre çok daha yüksektir.

SIVI TEDAVİSİ

Sıvı replasmanı aslında kombine sıvı, elektrolit ve asit-baz dengesini içerir. Hastanın idame sıvısı ve elektrolitleri dışında replasmanı etkileyebilecek diğer vücut sıvısı kayıplarının da iyi bilinmesi gerekir. Cerrahide özellikle gastrointestinal sıvı kayıpları ve böbrek fonksiyon bozuklukları dikkatli yaklaşım gerektirir.

  GASTROiNTESTiNAL SIVILARIN ELEKTROLiT iÇERiKLERi  
Salgı Volüm (ml/gün) Na (mEq/L) K (mEq/L) Cl (mEq/L) HCO3-(mEq/L)
Tükrük 1500 (500-2000) 10 (2-10) 26 (20-30) 10 (8-18) 30
Mide 1500 (100-4000) 60 (9-116) 10 (0-32) 130 (8-154)
Duodenum 100-2000 140 5 80
İleum 3000 (100-9000) 140 (80-150) 5 (2-8) 104 (43-137) 30
Kolon 60 30 40
Pankreas 100-800 140 5 (3-7) 75 54-95) 115
Safra 50-800 145 5 (3-12) 100 (89-180) 34
           

 

Sıvı tedavisi planlanırken hücredışı sıvı kayıpları öncelikle dengeli elektrolit çözeltileri ile yapılmalıdır. Oksijenizasyonu bozacak derecede ciddi kan kayıpları öncelikle kan verilerek tedavi edilmelidir. Tedavi sıvılarının belirlenmesinde kaybın tipide önemlidir, gastrointestinal kayıplarda organa göre dikkatli monitörizasyon ve replasman gereklidir.

Ameliyat sırasında ekstra kayıplar olmadığı sürece ortalama sıvı replasman miktarı 0.5 L/saat civarında tutulmalıdır, dengeli kristalloid çözeltileri yeterlidir. Dengeli kristalloid çözelti olarak öncelikle laktatlı Ringer veya serum fizyolojik tercih edilir. Laktatlı Ringer çözeltisinin enflamatuar cevabı fazla uyardığına dair veriler mevcuttur. Karaciğer rezervi düşük olan hastalar ve şiddetli asidozu olan hastalarda laktatlı Ringer çözeltisi kullanımı asidozu şiddetlendireceği için uygun değildir.

Sıvı replasmanı yaparken kardiyopulmoner hemodinamik parametreler ve renalfonksiyonlar, asit-baz dengesi çok iyi takip edilmelidir.

Cerrahi hastalarda sıvı elektrolit bozuklukları dışında böbrek yetmezliği de sık görülebilen bir durumdur. Tanı genelde uzun süreli oligüri ve dolaşım stabilize edildikten sonra üreminin biyokimyasalolarak gösterilmesiile konulur. Akut böbrek yetmezliğinin en sık nedenihipovolemiye bağlı prerenal azotemidir.

Etyolojiye bağlı olarak prerenal, intrarenal veya postrenal olabilir. Postoperatif dönemde akut böbrek yetmezliği gelişimine katkıda bulunan faktörler travma, sepsis, kardiyopulmoner by-pass, renal transplantasyon, ürolojik cerrahi, vasküler hastalık, önceden böbrek hastalığı varlığı, ilaçlar ve radyolojik kontrast maddeleridir. Tanısının hızlı şekilde konup uygun tedavinin planlanması çok önemlidir.

 

CERRAHiDESIK KULLANILAN REPLASMAN SIVILARININ iÇERiKLERi
Solüsyon Katyonlar (mEq/L) Anyonlar (mEq/L)
  Na K Ca Mg Cl HCO3­ mOsm
Hücredışı sıvı 142 4 5 3 103 27 280-310
Laktatlı Ringer 130 4 3 109 28 * 273
% 0.9 NaCl 154 154 308
% 3 NaCl 513 513 1026
% 5 Dekstroz 253
% 5 Dekstroz içinde % 0.45 NaCl 77 77 407
* Laktat olarak (karaciğerde bikarbonata dönüştürülür)
 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir