Skip to main content

GASTROENTEROLOJİ-1

GIS HİSTOLOJİSİ

gastro1

1-Mukoza

a-Epitel

b-L.propria (Yoğun gland içerir.)

c-Muscularis mukoza (Düz kas lifleri içerir mukozanın peristaltizmini sağlar)

2-Submukoza:

Plexus Meissneri bulunmaktadır. Bu plexus sekresyon kontrolünden sorumludur.

3-Muskularis propria :

Gerçek kas tabakasından bulunduğu tabakadır. GIS içeriğinin lümen boyunca iletilmesini sağlar. Plexus Auerbachi denen sinir pleksusu barındırır.

Muskularis tabakasında bulunan Cajal hücresi peristaltizm için pacemaker görevi yapar.

4-Seroza :

muskularisi örten visseral peritondur.

gastro 2

ÇİĞNEME KASLARI

Her bir tarafta dört tanedir. N. mandibularis’in dalları tarafından uyarılırlar. M. temporalis, m. masseter, m. pterygoideus medialis ve m. pterygoideus lateralis

M. MASSETER

Kasın yüzeyelinden; ductus parotideus, n. facialis’in dalları ve a.v. transversa faciei geçer.

çiğneme kası

 

M. PTERYGOIDEUS LATERALIS

Çene eklemindeki discus articularis’e tutunması vardır. Ağzı açan tek çiğneme kasıdır. İki taraflı çalışarak, mandibula’ya depresyon (ağzı açar) ve protraksiyon yaptırır.

m.pterygo

 

 

AĞIZ LEZYONLARI

Lökoplaki

epidermiste kalınlaşma ve hiperkeratoz oluşturan, mukozal yama yada plaklar halinde beyaz, iyi sınırlı lezyonları içerir. Mikroskopik olarak epitelialdisplaziden-in situ karsinoma kadar değişen bulgular saptanır.

ağız lezyon

 

Lökoplaki, tütün kullanımı ile (özellikle pipo) güçlü birlikteliği vardır. Bunun dışında kronik iritasyon ve aşırı alkol tüketimi de nedendir.

%5-15’inden skuamöz hücreli karsinom gelişir. Bu transformasyon özellikle dudak ve dil lezyonlarında sıktır. Ağız tabanı lezyonlarında ise çok nadirdir.

 

Eritroplazi (Queyrat eritroplazi)

kötü sınırlı, kırmızı, yüzeyden kabarık olabilen lezyonlardır. Sıklıkla 6-7. dekatta, en sık olarakta ağız tabanı, yumuşak damak ve dilin ventrolateral sınırında izlenir. Belirgin epitelial displazi gösterir ve malign transformasyon oranı %50’nin üzerindedir.

 

Hairy lökoplaki

AIDS’li hastalarda görülür(EBV etkendir) ve karsinom için predispozisyon göstermez.

 

Oral kavite ve dil karsinomları

Özellikler

Hemen hepsi skuamöz hücreli karsinomdur. Olgular sıklıkla erken yakalanırlar fakat genede %50 olgu 5 yıl içinde ölür.

Sıklıkla 40 yaş üstünün bir tümörüdür.

Risk faktörleri;

lökoplaki, eritroplaki, tütün kullanımı (özellikle pipo), aşırı alkol kullanımı, HPV tip 16,18 ve 11, kronik iritasyon, actinik radyasyon, Plummer-Vinson send.dur (siderofajik displazi, Paterson-Kelly send.).

Klinik

En sık çıktığı bölgeler, alt dudağın lateral sınırları yani vermilion sınırı, ağız tabanı, hareketli dilin lateral sınırıdır.

Erken lezyon lökoplakiye benzer; ekzofilik büyür ve palpabl nodüller oluşturur.

Bu tümörler sıklıkla keratinize iyi diferansiye tümörlerdir. Hızla lenfatik tutulum yapar, tanıda lenf nodu metastazı dudak tümörlerinde çok nadirken; dil kökenli karsinomlarda %50, ağız tabanı kaynaklılarda ise %60’ın üstündedir.

 

Ameloblastom:

odontojenik epitel kaynaklıdır, sıklıkla kistik, yavaş büyüyen, lokal agresif karakterde, 3-4. dekatın benign bir tümördür. En sık izlenen klinik açıdan anlamlı odontojenik tümördür.

Odontoma:

 Sayısal olarak en sık izlenen odontojenik tümördür. Odontojenik epitelden kaynaklanır fakat bol enamel ve dentin depolanımı içerir. Olasılıkla gerçek bir tümörden çok bir hamartomdurlar.

 

Gorlin sendromu (nevoid basal hücreli karsinom sendromu);

erken yaşta çok sayıda basal hücreli karsinom gelişimi, beraberinde kemik, sinir, göz ve üreme organlarında anormallikleri içerir, sıklıkla çenede keratinize epitel ile döşeli odontojenik kistler içerir; PATCHED (PTC) adlı tümör süpressör gende mutasyon bulunur.

 

TÜKRÜK BEZİ (TB) HASTALIKLARI

Siyaladenitler

major tükrük bezlerinde inflamasyon viral, bakteriyel veya otoimmün orjinli olabilir. Öncelikle parotisi tutan kabakulak, çocukluk çağında self limited bir hastalıkken erişkin çağada tabloya pankreatit ve orşit eklenebilir.

Otoimmün siyaladenit Sjögren Sendromudur.

Bakteriyel siyaladenitlerde temel olay sıklıkla boşaltım duktuslarının obstrüksiyonudur. Sıklıkla taşlar nedendir (sialolitiazis).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir