Skip to main content

Farmakoloji Giriş – Otonom Sinir Sistemi

Küçük G proteinler
Sınıf Olası fonksiyon
Ras Sinyal iletimi (büyüme faktörü ve MAPkinaz yollarının kontrolü)
Rac, CDC42 Sinyal iletimi (hücresel stres yanıtlarının ve MAPkinaz yollarının kontrolü)
Rab Sinaptik veziküllere lokalize, burada vezikül yönlendirilmesi ve eksositoz düzenlenmesi ile ilgili
Rho Hücre iskeleti yapılarının düzenlenmesi (ör. aktin miyofilamentleri)
ARF (ADPribosylation factor) GIS’in ADPribozilasyonu; Golgi kompleksinin toplanması ve fonksiyonu
EFTU (Eukaryotic elongation factor) Ribozomlarla ilişkiliprotein sentezini düzenliyor
Raf RNA ve proteinin nükleersitoplasmik yönlendirilmesi

7. STEROİD VE TİROİD HORMONLARIN ETKİ MEKANİZMASI

Kortizol ve progesteronun reseptörü stoplazmada bulunur. (Hsp-90’a bağlı olarak bulunurlar) Steroid hormon hücre sitoplazmasına difüze olur ve buradaki spesifik reseptörüne bağlanır. Bunun sonucunda reseptörde DNA’ya bağlanan domain ortaya çıkar. Söz edilen domain steroid hormon ortamda yok iken Hsp-90 (Isı şoku proteini) ile örtülüdür. Hormon reseptöre bağlandığında Hsp aktif domain kısmından ayrılır.

              Hormon-reseptör kompleksi çekirdeğe geçer ve çekirdekte spesifik DNA bölgesinin regülatör bölgesi ile etkileşir. Transkripsiyon olur ve mRNA sentezlenir, bu mRNA sitoplazmada fizyolojik etkiyi yapacak proteine translasyone olur.

             Östrojen, androjen ve tiroid hormon reseptörleri ise çekirdekte DNA üzerinde bulunurlar.

             Retinoik asit ve Vitamin D reseptörleride DNA’da bulunmaktadır. Steroid hormonlar kendileri transkripsiyon faktör gibi davranırlar.

8. JAK- STAT YOLU İLE SİNYAL İLETİMİ

               Bazı sitokinler (INF- gama), sitokinler (IL- 6), GH, prolaktin, EPO (Eritropoietin), leptin, CSF (koloni stimulan faktörler) JAK sinyal sistemini kullanmaktadırlar.

              Membran dış kısmında bulunan reseptör alt birimine ligand bağlandığında, stoplazmadaki JAK aktive olur. JAK, kinaz aktivitesine sahiptir. Bu özelliği nedeni ile STAT proteinini fosforilleyip STAT’ı aktive eder. STAT ise DNA ya bağlanarak transkripsiyonun aktive edilmesini sağlar.

 

STAT (Signal Transducers and Activators of Transciprition)

JAK (Just Another Kinase): Janus kinases

 

 

 

TABLO: G PROTEİNLER VE ETKİ MEKANİZMALARI
Stimulus Etki ettiği hücre tipi G protein Etkilenen enzim Oluşan etki
Epinefrin, glukagon Karaciğer hücresi GS Adenilat siklaz Glikojen yıkımı
Epinefrin, glukagon Yağ hücresi GS Adenilat siklaz Yağ yıkımı
LH ve FSH Over folikülü GS Adenilat siklaz Östrojen ve progesteronsentezi
Antidiüretik hormon Böbrek tüp hücresi GS Adenilat siklaz Böbrekten suyun geriemilimi
Asetil kolin Myokard Gi Adenilat siklaz inhibisyonu sonucu potasyum kanalının açılması Kalp hızının azalması
Enkefalin, endorfin ve  opiyatlar Beyin hücresi Gi/Gopiat Adenilat siklazın inhibisyonu sonucu kalsiyum ve potasyum kanallarıyla bağlantı Membran potansiyelinindeğişmesi
Anjiotensin Kan damarlarındaki düz kas hücreleri G q Fosfolipaz C Düz kas kasılması ve tansiyon yükselmesi
Kokular Burundaki koku nöronları Golf Adenilat siklaz Koku duyusu
Işık Retinadaki rod ve kon hücresi Gt Siklik GMP’yi yıkanfosfodiesteraz Işık duyusu
Feromon (İnsan kokusu) Burunda özel nöronlara etkili GPA1          ? Davranış modifikasyonu

OTONOM SİNİR SİSTEMİ VE İLAÇLAR

 

9

10

AKSİYON POTANSİYELİ

                    Uyarılabilen hücrelerin eşik potansiyelini aşarak pozitif değere gelip çok kısa bir süre içinde tekrar negatif değere dönmesidir.

               1- Depolarizasyon: Sinir hücrelerinde istirahat durumunda kapalı olan voltaj bağımlı Na kanalları, hücre belli bir eşik değere getirilirse(-55 mv) açılır. İçeri Na akar ve hücre pozitif yüke sahip olur. Buna depolarizasyon denir.

              2- Repolarizasyon: Hücre dışına K+ akışıyla olur. Hücre tekrar istirahat membran potansiyeline geri döner.

11

NORONDA İLETİ HIZI

Myelinsiz liflerde:

                   Akson çapı ne kadar fazla ise o kadar hızlı iletilir.

Miyelinli liflerde:

                   Periferik sinir sisteminde myelini Schwan hücreleri yapar.. İki Schwan hücresi arası çıplak akson parçasına Ranvier boğumu adı verilir. Depolarizasyon iyonu olan Na, bu boğumlardan akson stoplazmasına geçer. Bu nedenle aksiyon potansiyeli Ranvier boğumlarında atlamalı olarak ilerler. Buna  saltolu veya atlamalı ileti denir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir