Skip to main content

DERİ

MEMENİN  NEOPLASTİK  HASTALIKLARI

Klinik muayenede tümör olarak ele gelen ya da anatomo-patolojik incelemede neoplazi olarak saptanan hastalıklardır.

 

  Memenin Benign Neoplastik Hastalıkları:

Organizmada görülen bütün benign yumuşak doku tümörleri memede de görülebilir.

Benign hastalıklarda ağrı, hassasiyet, akıntı ve kitle bulunması kanserlerle ortak olan özelliklerdir.

 

  Adenozis:

Memenin epitelyal elemanlarının yani lobüllerin duktus ve asini yapılarının çoğalması ile meydana gelen benign neoplazik oluşumlardır.

Memenin her yerinde olabilecekleri gibi en sık üst dış kadranda yerleşim gösterirler.

F.M. bulgusu olarak sınırları kesin olmayan lastik kıvamında, nodülarite olarak ele gelirler. Kendiliğinden yumuşayıp kaybolabilirse de kesin tanı için biyopsi yapılmalıdır. Biyopsi sırasında tüm kitlenin çıkarılması gerekli değildir.

 

  Fibrokistik Hastalık:

Tek bir kistin ya da birçok küçük kistlerin meydana getireceği palpabl kitlelerdir.

Ekseriya bilateraldir. Artmış overian hormonların etkisiyle meydana gelirler. Memenin tüm kısımlarında olabilecekleri gibi en çok üst dış kadranda bulunur. 3 mm. nin altındakilere mikrokist, üstündekilere makrokist denir.

F.M. de sınırları keskin olmayan, lastik kıvamında nodülarite olarak ele gelir. Her iki memeyi beraber tutabilir.

20 yaş civarında…………..       Mezoplastik evre

30 yaş civarında…………..       Adenosiz (Sklerozan) ductal hiperplazi

40 yaş civarında…………..       Kistik evre oluşur

Cerrahi olarak uygulanacak yöntem, insizyonel biyopsi ile doku tanısının konmasından ibarettir.

Makrokistik Hastalık; Çapları 3 mm’den 5-6 cm’ye kadar varan, bir memede ya da iki memede bir ya da birden çok kistler bulunur. Kist içeriğinin rengi çok değişik olabilir. Kistik hastalıkta patolojik incelemelerde;

1. Kör (blunt) kanallar

2. Mikrokistler

3. Apokrin epiteli

4. Adenozis

5. Papillomatozis saptanır.

Nadiren soliter kistin içinde karsinoma gelişebilir. (Kist adeno ca)

Makroskopik kistlerin ilk tedavisi aspirasyondur. Aspirasyon sonrası kist tamamen kaybolursa hasta kontrollere çağrılarak takip edilir. Eğer sıvı gelmez ya da sıvı geldiği halde geride kitle kalırsa ya da 2 ay sonra hasta kontrole geldiğinde tekrar sıvı toplandığı görülürse biyopsi yapılması gerekir. İlk aspirasyonda sıvının kanlı gelmesi de karsinoma olasılığını arttırdığı için biyopsi mutlaka yapılmalıdır.

Memenin kistik hastalıkları ile meme karsinomu arasında doğrudan bir ilişki saptanamamıştır. Ancak soliter kisti olan kadınlarda meme karsinomasına rastlanma oranı olmayanlara göre daha yüksek bulunmuştur (2 kat).

Kanser riski displazi varlığında artar

Fibrokistik hastalığa bağlı oluşan ağrı mens siklusunun 2. yarısında ­, mens başlaması ile azalır. Analjezikler ağrının giderilmesinde faydalıdır, sıvı toplanmasının giderilmesinde diüretikler faydalı olabilir.

Kistik hastalık memenin en sık rastlanan benign hastalığıdır. Kadınlarda % 35 oranında rastlanır. Orta yaşta daha sık görülür (% 60). En çok 30 yaş ile menopoz (50) arasında görülür.

Kistlerde cerrahi tedavi-biyopsi endikasyonları:

– >2 cm. kist varsa (bağıl)

-Rekürren kist varlığında

-Duvar düzensizliği olan kist

-Aspirasyonda kanlı sıvı gelmesi

-Ailede Meme Ca. öyküsü olması

  Tıbbi Tedavi:

-Danazol 2×50 – 200 mg/gün LH ve FSH süpresyonu yapar.

-Bromokriptin

-Tamoxifen

-T3, T4

-Vit. E.

-Diüretik, Antiflojistik ilaçlar. En çok kullanılan danozoldur. Şikayetleri % 90 ortadan kaldırır. Nodülarite ve gelişme etkisi azdır.

  Fibroadenom (Adenofibrom):

Kistik hastalıktan sonra memenin en çok görülen hastalığıdır.

Genç kızlarda özellikle 20-30 yaş arasında görülür. Siyah ırkta daha sıktır.

Çapları 2-3 cm. e ulaştığında genellikle büyümeleri durur.

Klinik olarak sınırları keskin, mobil, sert bir kitle palpe edilir. Bazen hafif lobüle olabilir.

Çapları 7-8 cm.e ulaşınca dev fibroadenomaya dönüşebilir.

Varlığı kanser riskini arttırmaz ancak literaltürde 100 vakada fibroadenoma içinde karsinoma tespit edilmiştir, lobuler karsinoma in situ predispozan lezyondur.

  Sistosarkoma Filloides:

Fibroadenomun bir türü olarak kabul edilir % 10 maligndir.

Genellikle benign bir tümördür. Çok nadiren malign “sistosarkomafilloides” de olabilir.

Hızlı büyür, tek taraflıdır. Klinikte sert mobil, lobüllü bir kitle olarak ele gelir. Büyüklüğü genellikle 3-4 cm.nin üzerindedir.

Tedavide sağlam meme dokusu sınırlarını da içine alacak şekilde kitle total eksize edilmelidir. Vakaların yarısında lokal rekürrens gelişir. Benign olgularda % 10-30.

Selüler aktivite genellikle artmış olarak saptanır.

Büyük tümörlerde basit mastektomi yapmak gerekebilir. Aksiller diseksiyona gerek yoktur.

  İntraduktal Papilloma:

Kendisini kanlı meme başı akıntısı ile belli eder.

Areolanın hemen altındaki laktofer duktusların içinde oluşur.

Meme kanseri riskini 1.5-2 kat arttırır.

Genellikle tek taraflıdır, serosanjinöz ya da kanlı meme başı akıntısının en sık nedenidir.

Meme başı akıntısı ile başvuran hastaların muayenesinde areolanın kenarlarına basılarak akıntının hangi bölgeden geldiği saptanır ve buradan yapılan cerrahi girişim ile papillom çıkartılır.

Memenin Benign Lezyonlarının Klinik Özellikleri

 

Histopatolojik Tanı         Yaş                 Palpabl Kitle    Mammografik Bulgular

Fibrokistik Hst.                  30                       Olabilir                        Olabilir

Atipik duktal            Yaş ile birlikte

Hiperplazi               görülme sıklığı ­         İnsidental                       Nadir

Atipik lobüler          Yaşla ile birlikte

hiperplazi                görülme sıklığı ­         İnsidental                       Nadir

Sklerozan

Adenozis                         25-50                    Olabilir                    Benign kals.

Fibroadenom                   20-30                       Var                           Olabilir

Kompleks

Sklerozan             Her yaşta görülebilir          Nadir                      Sıklıkla var

Adenosiz                                                                                      (çok çeşitli)

Meme Kanseri Riskini Arttıran Proliferatif ve Nonproliteratif Lezyonlar

1)Kanser riskini arttırmayan nonproliferatif hastalıklar

-Apokrin Değişiklikler (Metaplazi)

-Duktal ektazi

-Hafif epitelial hiperplazi

-Yağ nekrozu

2)Riski hafif olarak arttıran lezyonlar (1.5-2 kat). Atipisi olmayan proliferatif hastalıklar

-Orta dereceli epitelial hiperplazi

-Sklerozan adenozis

-Papilloma (intraduktal)

-Fibrokistik mastopati

3)Riski orta dereceli arttıranlar (4-5 kat)

-Atipik duktal hiperplazi

-Atipik lobuler hiperplazi

4)Yüksek dereceli arttıranlar (8-10 kat)

-Lobuler karsinoma insitu

-Duktal karsinoma insitu

 

            MEME KANSERİ

  Kadınlarda en sık görülen ve 40-44 yaş arası ölüme neden olan kanserler arasında 1. sırayı alır. USA’da 100 binde 24 (23-25) ölüm oranı vardır.

Tüm kadın kanserlerinin % 32’sini, kadınlarda kanserden ölüm sebeplerinin de % 19’unu oluşturur.

  Etyoloji: Meme kanserinde endojen östrojenlerin uzun ve sürekli etkisinin rolü bilinmektedir.

  Sporadik Meme Kanseri (SBC): İki jenerasyon boyunca ailesinde 1° ve 2° bayan akrabalarında Meme Ca. olmayan kişide Meme Ca. ortaya çıkarsa SBK’den söz edilir.

  Familyal Meme Kanseri (FBC): Ailede 1° ve 2° akrabalarından en az 1 kişide Meme Ca. öyküsü olan kişide Meme Ca. ortaya çıkmasıdır.

  Herediter Meme Kanseri (HBC): Aile hikayesinin (+) olmasının yanısıra over, kolon kanseri gibi ailesel geçişli kanserleri de beraberinde bulunduran kişide Meme Ca. ortaya çıkmasıdır. Otozomal dominant geçer. (Lynch sendromu)

Meme Ca.’nın % 68’i sporadik, % 23’ü familyal, % 9’u herediterdir.

SBLA Sendromu:

            S – Sarkoma (meme ve beyinde)

            B – Beyin tümörleri

            L – Lösemi ve laringeal karsinoma

            A – Adrenal Karsinoma

 

Diyet ve Meme Ca. İlişkisi:

Aşırı yağlı yiyecekler Meme Ca. riskini arttırmaktadır.

Domuz ve sağır eti kanser riskini 2.7 kat arttırmaktadır.

  Hormon Kullanımı:

Reprodüktif çağda oral kontroseptif kullanımı Meme Ca. riskini arttırmaz (25-39y)

İlk gebelikten önce O.K: kullanımı Meme Ca. riskini artırmaktadır.

Perimenapozal ve postmenopozal dönemde hormon kullanımı Meme Ca. riskini hafifçe artırmaktadır.

  Obesite: Obes kişilerde meme Ca. riski 1.5 – 2 kat fazladır.

  Emzirme ve Menapoz: Daha önceleri 36 aydan daha uzun süreli emzirmenin Meme Ca gelişimini azalttığına inanılırdı. Bugün için geçerli olmadığı düşünülüyor.

55 yaşından sonra menapoza girenlerde Meme Ca. gelişme riski 2 kat fazladır.

Cerrahi menapoz kadınları Meme Ca.dan koruyor.

  Çocuk Doğurma ve Fertilite:

İnfertilite ve nulliparite Meme Ca riskini ­

İlk gebelik yaşının küçülmesi ile Meme Ca riski de ¯

Ancak ilk gebeliğini 18 yaşından önce geçirenlerde Meme Ca riski, 35 yaşından sonra gebe kalanlar ile aynı olmaktadır. Bu da östrojen ile progesteron arasındaki dengesizliğe bağlanıyor.

 

 

 

Multipl Primer Neoplazm:

Meme CA olan hastada diğer memede Ca. gelişme riski, normal kadına göre 4-5 kat daha fazladır.

Memede ikincil primer tümör gelişme riski, aile hikayesi (+) olanlarda daha fazla.

Over ya da endometrium Ca. sı olan hastalarda Meme Ca. gelişimi normal kişilere göre 1.3-1.4 kat daha ­.

 

  Radyasyon:

Akut postpartum mastit nedeni ile uygulanan yüksek doz RT ve pulmoner tbc nedeni ile bir çok kere AC grafisi çektirenlerde meme Ca. riski gelişme riski daha ­. Genç yaşlarda uygulanan radyasyon daha riskli.

Meme kanserlerinin % 1’den daha azı diagnostik radyolojik prosedürler sonucu ortaya çıkıyor.

Serviks kanserinden sonra uygulanan RT, östrojen seviyesini de düşürdüğü için Meme Ca riskini da azaltıyor.

  Meme Ca. nın Doğal Seyri:

Tedavi edilmemiş Meme Ca. da ortalama sağ kalım süresi 2-3 yıldır.

Meme kanserine bağlı ölümlerin büyük kısmı mastektomiyi takiben 5-10 yıl içinde olan metastazlar nedeni ile olur.

Meme Ca % 80-85 oranında skiröz Adeno Ca. (infiltratif duktal Ca.) olarak meydana gelir. Doubling time 100 gündür.

1 cm. lik tümör oluşabilmesi için geçen 8-10 yıl veya 30 ikileme zamanı gerekir.

Rekürrens ve sağ kalım süresini etkileyen en önemli faktör aksillada tutulan lenf nodlarının sayısı ve lokalizasyonudur. 5 cm. den büyük LAP (+) larda 5 yıllık survery % 45, 2 cm. den küçük LAP (-) olanlarda % 95’dir.

Aksiller LAP (+) lığı 1-3 arası tümörlerin prognozu 4 ve fazlasına göre % 20-30 iyidir.

Tümörün Cooper ligamanlarını tutması ile fibroz ve desmoplastik bir reaksiyon meydana gelir. Sonuç olarak portakal kabuğu görüntüsü oluşur. (Peau d’orange)

  -Meme Kanseri Metastazları:

% 49-60 kemiklere (Batsmon Pleksusu)

% 15-20 Akciğer

% 10-15 Plevra

% 7-15 yumuşak dokular

% 5-15 KC

  -Rekkürensler:

% 10-30 Lokal

% 60-70 uzak

% 10-30 Lokal+uzak

LAP (-) olanlarda lokal rekkürens % 25-30, LAP (+) olanlarda lokal rekkürens % 70-75, bunlarda ilave (Adjüvan) tedaviye gereklilik vardır.

 

Klinik Belirtiler: Genellikle ilk belirti, bir sertlik ya da kitlenin ortaya çıkmasıdır. Çok nadiren kitle yok iken kendisini meme başı akıntısı ya da regional lenf nodlarının tutulumu ile belli eder. Bu şekilde memede palpabl kitle yok iken metastazlar ile kendisini belli eden kansere “Okkült Meme Kanseri” adı verilir.

Pratik olarak meme kanseri hastaların % 50’si operabl, % 50’si inoperabldır.

Meme kanseri en sık % 40-50 memenin üst dış kadranına yerleşir. İkinci sıklıkta % 20-25 santral bölge, üçüncü sıklıkta üst iç kadran, onu takiben alt kadranlarda yerleşir.

Meme tümörleri makroskobik özelliklerine göre (skirö, kolloid, medüller), histolojik karakterlerine göre (adenokarsinom, papiller, sarkom), histogenezise göre (duktal, lobüler, asiner) veya aktivitesine göre (infiltratif, noninfiltratif) olarak ayrılır.

            MEME KANSERLERİNDE SINIFLANDIRMA

A. İn Situ Karsinomalar (% 3-6)

1- Duktal karsinoma In Situ (DCIS)

a- Komeda Karsinom

b- Papiller Karsinom

c- Kribriform Karsinom

d- Mikropapiller Karsinom

2- Lobüler Karsinoma In Situ (LCIS)

B. İnvaziv Karsinomalar (% 80-85)

1- İnvaziv Duktal Karsinoma (IDC)

– Klasik İnvaziv Duktal Karsinom (NOS) % 50

– Tübüler Karsinom % 1

– Kribriform Karsinom

– Müsinöz Karsinom

– Medüller Karsinom % 5

– İnvaziv Papiller Karsinom

– Apokrine Karsinom

– Juvenil (Sekretuar) Karsinom

– Metaplastik Karsinom

– Skuamosel Karsinom

– İnflamatuar Karsinom % 2

– Paget Hastalığı % 2

2- İnvaziv Lobüler Karsinomalar (ILC) % 5-9

– Klasik Tip

– Histiositik Tip

C.Mikst Duktal ve Lobuler Karsinoma % 6

D.Tiplendirilemeyen Karsinomalar

E.Meme Destek Dokusu Tümörleri

– Liposarkoma

– Anjiosarkom

– Deri Kanserleri

– Terbezi Tümörleri

F.Metastatik Tümörler

 

İn situ Lobuler ve Duktal Ca.:

DCIS (Duktal karsinoma insitu): Noninvaziv Meme Ca. nın en sık rastlanan tipidir. Laktiferöz duktuslardan köken alır.

  Minimal Meme Ca.:

Çapı 1 cm. den küçük olan invaziv Meme Ca. (Nonpalpabl tümörlerdir, hastalar bazen metastazlarla başvurabilirler.)

DCIS

LCIS

Tüm meme biyopsilerinin ancak % 1.4’ü insitu Meme Ca ve tüm Meme Ca. ların de % 3-6’sı in situ Ca. dır.

İn situ Ca’larda tümör herhangi bir ölçüde olabilir. İnvaziv karekterde değildirler. Metastaz yoktur. Bunlarda multifokalite ve bilateralite olabilir. Pür in situ Ca’lar nadirdir. Bu formlar genellikle invaziv tümörlerle birlikte bulunurlar. İnvaziv karakter yoksa aksiller diseksiyon gerekmez.

 

  LCIS (Lobüler karsinoma in situ)

Sadece kadınlarda görülür.

Ortalama yaş tanı konduğunda 44-47 dir.

% 90 dan daha fazla hasta premenopozaldir.

% 90 dan daha fazla östrojen aktivitesi (+)’dır.

Genellikle insidental saptanır.

Tüm meme biyopsilerinin % 0.8-8’ini oluşturur.

Multifokal ve bilateral olabilir. Tek taraflı, sınırlı cerrahi yapılan vakaların % 20’sinde diğer memede görülme şansı vardır.

 

  DCIS (Duktal karsinoma in situ)

Laktiferöz duktusların içini döşeyen küboid epitelden gelişir.

% 95 kadınlarda, % 5 erkeklerde görülür.

Hastaların çoğu erken menapozaldir (5. Ve 6. Dekat).

Tüm meme biopsilerinin % 7’sini oluşturur.

Initu hastalıklar da malign hücrelerin çevre stromaya invazyonu yoktur. Frozen ile tanı koymak güçtür.

LCIS, genellikle mammografide mikrokalsifikasyon ve kitle ile kendini belli eder, ancak lezyon genellikle mikrokalsifikasyon olan bölgede değildir. “Komşu kalsifikasyon” LCIS’nun genellikle tek özelliğidir.

Local eksizyonla % 9 nüks görülür. Bu nedenle tedaviye RT eklenmesi önerilmektedir. (Sadece lumpektomide % 14 nüks, lumpektomi + RT’de % 5)

Komedo tip yüksek gradelidir.

 

In situ kanserlerin doğal seyri:

LCIS olan hastalar % 10-37’sinde meme Ca gelişir.

İlerideki malignite iki memede de gelişebilir. LCIS’da ileride oluşan kanserlerin % 50-65’i duktal orjinli olmaktadır.

DCIS’nun invaziv hale dönmesi ise 10 yılda % 30-50’dir. Invaziv kanser aynı memede, aynı lokalizasyonda ve orjinal yerinde meydana gelir.

  İn situ kanserlerinde multisentrisite ve bileteralite:

LCIS’da bilateralite insidansı % 50-70’dir.

DCIS’da ise bileteralite insidansı % 10-20’dir.

LCIS’da multisentrisite % 60-90’dır.

DCIS’da ise multisentrisite % 40-80’dir.

  Multisentrisite: Primer tümörün bulunduğu kadrandan başka bir kadranda tm bulunması.

  Multifokalite (Residüel hast.): Primer tümör ile aynı kadranda tümör bulunması.

                                           LCIS                                      DCIS

Yaş                                    44-47                                      54-58

İnsidans                             % 2-5                                      % 5-10

Klinik bulgu                       Yok                                        Kitle, ağrı, meme başı akıntısı

Mammografik bulgu          Komşu mikrokalsifikasyon     Mikrokalsifikasyon

Multisentrisite                    % 60-90                                  % 40-80

Bilateralite                         % 50-70                                  % 10-20

Aksiller met.                      % 1                                         % 1-2

Takiben Ca. oluşumu

Insidans               % 20-35                                  % 30-50

Lateralite             Bilateral                                  Ipsilateral

Interval                15-20 yıl                                 5-10 yıl

Histoloji               Duktal                                    Duktal

  Memenin İnfiltratif Kanserleri:

En sık infiltratif duktal karsinoma görülür. Bu nedenle infiltratif kanserleri dendiğinde direkt olarak “infiltratif duktal ca” anlaşılır.

Adenokarsinomların en sık oturduğu bölge terminal duktal lobüler ünittir.

İnfiltratif kanserlerin lenf bezlerine metastazları daha sıktır. Aksiller nonpalpabl infiltratif kanserlerde LAP (+)’liği % 33-35 iken, noninfiltratiflerde LAP (+)’liği % 5’dir.

 

  Meme Başının Paget Hast.

Kronik, ekzamatoid, erapsiyonlu meme başı hastalığıdır.

İnvaziv meme kanserlerinin % 2’sini oluşturur.

Meme başında hassasiyet, kaşıntı, yanma ve intermittant hemoraji vardır.

Subareolar kitle saptanabilir.

1/4 – 1/3 hastada aksiller metastaz vardır.

Paget hücrelerinin görülmesi patognomoniktir. Paget hücreleri içinde CEA varlığı gösterilebilir.

Sıklıkla invaziv seyreden duktal bir karsinom olmasına rağmen DCIS ile beraber olabilir.

Malign melanom, Bowen hastalığı, Herpes Simpleks ve Ekzama ve konjenital meme başı inversiyonu ile karışabilir.

2 haftalık tıbbi tedaviye cevap vermeyen ekzamatik olgularda tam kat biopsi ve histopatolojik tetkik yapılmalıdır.

 

  İnfiltratif Duktal Ca (Skiröz Ca, NOS)

Premenapozal ve postmenapozal kadınlarda görülen, soliter, iyi sınırlı ve hassas olmayan bir kitle şeklindedir. Nüks oranı % 50’dir.

 

  Operabl Meme Kanserinin Tedavisi:

Meme kanserinin primer tedavisi cerrahidir.

Operabl meme kanserinde tedavi, MRM, lenf nodu (+)’liğinin durumuna göre de kemoterapi + radyoterapidir.

Primer meme kanserinin tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemler:

·Radikal mastektomi: Meme dokusu ile beraber Pec. Majör ve minor kası ve aksiller lenf nodları temizlenir. Açıkta kalan göğüs ön duvarını deri grefti ile örtmek gerekir. Kozmetik sonuçları kötüdür.

·MRM (Modifiye radikal mastektomi): Pec. Majörle minör kaslarının korunarak meme dokusunun aksiller lenf nodları ile beraber çıkarılmasıdır. Halen Evre I ve II meme kanserinde uygulanan standart cerrahidir.

  Meme Koruyucu Yaklaşımlar: I. ve II. Evre tümörlerde günümüzde meme koruyucu (MKC) cerrahi yaklaşımlar uygulanmaktadır. Bu operasyonlarda koltukaltı lenf bezi diseksiyonu da ameliyata eklenir.

1- Lumpektomi: Tümörün etrafındaki sağlam doku ile birlikte çıkartılmasıdır. (Parsiyel mastektomi, geniş eksizyon)

2- Kadranektomi: Tümörlü dokunun bulunduğu kadranın çıkarılmasıdır. O taraftaki cilt ve altındaki superfisial fasya birlikte çıkar.

Tümörektomi, Tylectomi (Yunanca kitle), lokal eksizyon, lobektomi, segmental, mastektomi gibi terimler meme cerrahisi için yanlış ifadelerdir.

MKC den sonra LAP (+) olanlarda RT ve KT yapılmalı, reseptör durumları dikkate alınarak hormonal tedavi yapılmalıdır.

MKC den sonra % 10-20 lokal nüks gelişmektedir.

Lokal nüksü arttıran faktörler;

1- Lenfatik damar invazyonu

2- Lobüler karsinoma (histolojik tip)

3- Kötü histolojik grade

4- Tümörün 2 cm yüksek oluşu

5- Hasta yaşının 35 den düşük olması

Aksilla diseksiyonu komplikasyonları

1- Aksiller arter ve ven yaralanmaları

2- Sinir yaralanması

a) N. Thoracius Longus, M. Serratus ant (Wing Scapula gelişir.)

b) N. Thorocodorsalis (M. Latissimus Dorsi yaralanınca kol add. ve                                   içe rotasyon yapamaz.)

3- Yara enfeksiyonu

4- Kronik ağrı sendromu

-İnterkostabrakial sinir yaralanması ve

-Nörinom (kesilen sinir uçlarında) nedeni ile olur.

5- Seroma

6- Lenf ödem % 5-27

Non palpabl meme kanserleri % 10 oranındadır.

Basit Mastektomi: Sadece memenin çıkarılmasıdır. İleri evre tümörlerde uygulanır.

 

Columbia sınıflamasına göre inaperabilite kriterleri:

1- Meme derisinin 1/3’den daha fazla tutan ödem

2- Satellit deri nodülleri

3- İnflamatuar tipte meme kanseri

4- Kanıtlanmış supraklaviküler lenf nodu metastazı

5- Parasternal tümör nodülleri

6- Kol ödemi

7- Uzak metastazlar

8- Lokal yayılıma ait kötü bulgulardan en az 2 veya daha fazlasının olması

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir