Skip to main content

DERİ

Gümüş nitrat Mafenid asetat Gümüş sülfadiazin
Aktif içerik %0.5 sulu solüsyon %11.1 suda çözün. baz %1.0 suda çözün. baz
Etki spektrumu
Gram negatif İyi İyi Değişken
Gram pozitif İyi İyi İyi
Mantarlar İyi Zayıf İyi
Yara bakım şekli Kapalı pansuman Açık yara Açık veya ince pansum.
Avantajlar Ağrısız Eskara penetre olur Ağrısız
Hipersensitivite yok Kolay yara takibi Kolay yara takibi
Gram (-) direnç yok Eklem harekt. serbest Çok kolay uygulama
Mantarlara ­ etki Gram (-) direnç yok Eklem harekt. serbest
Pans. Sıvı kaybını ¯ Mantarlara ­ etki
Dezavantajlar Na, K, Ca, Cl defisiti 2. drce yanıklarda ağrılı Nötropeni
Eskara penetre olmaz %7 hasta hipersensitivit Trombositopeni
Methmglobinemi-nadir Karbonik anhidraz inh. Eskara düşük penetrasyo
Arjiri-nadir ve asidoz riski Hipersensitivite-nadir
Ortam ve aletleri lekeler

 

Poliklinikte yanık yaklaşımı:

Kaza anında: Temiz suya tut, temiz örtü ile sar.

İlk yaklaşım: Tetanoz profilaksisi, sabun ve su ile yıka, kılları temizle, nekrotik dokuları debride et, yara bakımı yap. Günümüzdeki eğilim parçalanmadığı sürece büllerin örtü olarak korunmasıdır. Yaraya yapışmayacak antiseptik kremli örtüler temiz şekilde uygulanır.

Takip: Günde 1-2 kez yıkama veya günaşırı pansuman. Eklem hareketleri yaptırılır.

Kronik komplikasyonlar:     Hipertrofik skar ve keloid oluşumu

Marjolin ülseri (Skuamöz hücreli karsinom)

Heterotopik ossifikasyon – en sık dirsekte

Kırıklar – travma

Yanıkta en önemli nokta, korunabilir bir sosyal olay olmasıdır. Bunun için halkın bilinçli olarak eğitilmesi ve sosyo-ekonomik düzeylerinin yükseltilmesi gereklidir.

ELEKTRİK YANIKLARI

Mutlaka giriş ve çıkış delikleri görülmelidir. Eğer yoksa ark veya alev yanığı olarak değerlendirilir. Akım damar ve sinirler boyunca gittiği için damardan zengin dokularda hasar daha fazladır. Yanık alanı küçük bile olsa potansiyel komplikasyonlar nedeniyle hastalar mutlaka yatırılmalıdır. Kas yıkımı ve myoglobinüri nedeniyle böbrek yetmezliği gelişebileceği için bol hidrasyon, idrar akımının 50 ml/dk’nın üzerinde tutulması ve idrarın alkali tutulması önemlidir. Ekstremite yanıklarında erken fasyotomi yapılarak kompartman sendromları önlenmelidir.

İNHALASYON YANIKLARI

Mortalite çok yüksektir, 60 yaş üzeri akciğer yanıklarında %100. Genelde hastalar 3 evre yaşarlar: Akut akciğer yetmezliği (0-36 saat), akciğer ödemi (6-72 saat), bronkopnömoni (3-10 gün). Hastanın entübe edilmesi (orotrakeal veya trakeostomi) en uygun yaklaşımdır. Temel prensip pulmoner hijyen ve pozitif basınçlı ventilasyonun sağlanmasıdır. Bronkodilatatörler faydalıdır, steroidlerin çok faydası yoktur. Uygun antibiyotik tedavisi yapılır.


MEME HASTALIKLARI

 

  Anatomi: Meme, göğüs ön duvarında 2-6 interkostal aralıklar arasında yer alan, medialda sternum lateral kenarıyla, lateralde ön aksiller çizgi arasında yerleşen ve aksillaya doğru uzantısı olan, kenarını çevreleyen deri ve pektoralis major kası ve bu kasın fasiası üzerinde yer alan modifiye apokrin bir ter bezidir.

Kızlarda puberte, 10-12 yaşlar arasında hipotalamus kökenli GnRH etkisi ile başlar. GnRH, FSH salınımını sağlar. FSH’da over follikülerinin matüre graf folliküle dönüşmesini ve östrojen salgılamasını sağlar. Östrojenlerden özellikle 17b östradiol memelerin ve genital organların büyümesi ve menstruasyonun başlamasını sağlar.

Östrojen duktal epitelin ve duktusların boyuna büyümesini sağlar.

Progesteron ise lobüler gelişimi sağlar.

Memenin, çocukluk döneminden erişkin dönemine geçişi Tanner sınıflamasına göre 5 evreye ayrılır.

1. Evre 1- (Puberte) Meme dokusu palpasyon ile ele gelmez ve areola pigmentasyonunda artış yoktur.

2. Evre II- (11.1 yaş ± 1.1 yıl) Meme ve meme başı göğüs duvarında tek bir kabarıklık halindedir. Areola altında meme dokusu ele gelir.

3. Evre III- (12.1 yaş ± 1.09 yıl) meme dokusu artar fakat meme ile meme başı halen tek bir kabarıklık halindedir. Areola çapında pigmentasyonda artış vardır.

4. Evre IV- (13.1 ± 1.5 yıl) Meme başı ve areola ikinci bir kabarıklık şeklinde memenin üzerinde belirginleşir. Areola çapı ve pigmentasyonu artar.

5. Evre V- (15.3 yaş ± 1.7 yıl) Areola ve meme başının yaptığı çıkıntının kaybolduğu adölesan tip düzgün biçimli meme dokusu oluşur.

Meme dokusu, 15-20 segmentten oluşur. Segmentleri boşaltan toplayıcı duktuslar (1-2 mm. çapında) subareolar süt sinüslerine ve meme başına açılırlar.

Meme başının çokluğuna (aksesuar) politelia denir. Bazı konjenital hastalıklarla (Turner Send, Fleisher send. Renal agenezi ve kardiovasküler anomaliler) birlikte bulunur.

  Amastia 2 meme yokluğudur. Unilateral amastia: Poland Sendromu.

Meme başı (Nipple) genellikle 4. kosta hizasında bulunur. Meme bazı sinir uçlarından çok zengindir, yağ ve ter bezleri bulunur, ancak kıl follikülü bulunmaz. Areola 15-60 mm çapında olup pigmentedir. Areolanın periferine yakın Montgomery bezlerinin açıldığı Morgagni tüberkülleri bulunur. Montgomery bezleri süt salgılayabilen sebase bezlerdir.

Meme, pektoral fasyanın yüzeyel ve derin katları arasındadır. Bu iki fasya arasına da meme içerisine uzantılar gönderen fibröz bantlar görülür. Bunlar Cooper suspansuar ligamanlarıdır.

Östrojen salgısındaki artış meme kan akımını ve volümünü arttırır. Bu nedenle menst. öncesi memelerin boyutu ve hassasiyeti artar. Mens. ile birlikte seks hormonlarının seviyesi de hızla düşer, epitelin sekretuar aktivitesi ve doku ödemi geriler. Adet görmeden sonraki 5-7 günlerde minimum meme volümü görülür.

Memenin arterleri;

1. İnternal mammarian arterin dalları (%60): 2.3 ve 4. anterior perforan dallardır.

2. İnterkostal arterleri: 3.4 – 5 interkostal arterler

3. Aksiller arterin dalları

-Sup. torasik arter

-Lateral torasik arter (%30)

-Torakoakromial art. Pektoral dalları

  Venler: Memenin süperfisial venleri vena torasika internaya boşalırlar.

Derin venleri ise 3 ana gruba ayrılırlar.

1) En büyük ven grubu V. torasika internanın 1. 2. ve 3. interkostal aralıklardaki dallarıdır. AC metastazlarına yol açan dallardır.

2) Aksiller artere eşlik eden aksiller ven.

3) Vertebral venöz pleksus (Batsmon pleksusu)

Vertebral pleksus, meme kanserinde metastazların sistemik dolaşıma geçmeden vertebralar, pelvis ve kafa kemiklerinde metastazlar oluşmasına neden olur.

  Lenfatikler: Meme lenf akımının % 75’i aksillaya, % 25’i ise internal mammarian lenf nodlarına doğru olur. Memenin her bölümünde lenfatik akım sentrifugaldir.

Aksilladaki lenf nodlarının çoğu mikroskobik ve 30-50 adettir. Elle disseksiyonda 15-25 adet bulunurlar.

  1. Mammaria eksterna lenf nodülleri: 2-6 kostalar arasında arteria torasika lateralis boyunca yer alırlar.

  2. Skapuler lenf nodülleri: V. Subskapularisin V. aksillarise açıldığı yerde bulunan ortalama 8-10 adet lenf nodu grubudur. N. Torakodorsalisi kesmeden bu nodülleri disseke etmek mümkün olmaz.

  3. Santral lenf nodülleri: Aksillanın ortasını oluşturan yağ dokusu içindeki ortalama 18-20 adet nodüllüdür. Aksillada en kolay palpe edilen lenf nodülü bunlardır. En çok sayıda alan ve en belirgin metastazların olduğu nodüllerdir.

  4. İnterpektoral lenf nodülleri (Rotter): Torakoakromial damarların, pektoral dalları boyunca pektarolis major ve minör kasları arasında bulunan 1-4 adet lenf nodülüdür.

  5. Aksiller ven lenf nodüller: Torakoakromial venin aksiller vene katıldığı norta ile latissimus dorsi kasının tendonu arasında kalan aksiller venin lateral bölümünün alt ventral yüzünde bulunan 10-15 adet lenf nodülüdür.

  6. Subklaviküler lenf nodülleri (Apeks aksilla lenf nodülleri): Aksillanın apeksinde ve en medialde bulunan lenf nodülleridir.

Başka bir sınıflamada lenf nodülleri şu şekilde sınıflandırılır:

  1. Düzey I Lenf Nodülleri: Pektorals minör kasının lateral kenarının lateralindeki lenf nodlarıdır.

  2. Düzey II Lenf Nodülleri: Pektoralis minör kasının arkasında bulunan lenf nodülleridir.

  3. Düzey III Lenf Nodları: Pektoralis minör kasının medialindeki lenf nodülleridir.

  Meme Hastalıklarında Tanı:

Meme kitlelerinin % 65’den daha fazlası hasta tarafından farkedilir.

  F.M.: Meme muayenesi için en uygun zaman, mestruasyondan hemen sonrasıdır. Deneyimli bir hekim benign-malign kitle ayırımını büyük bir olasılıkla yapabilir.

  Mammografi: Yaşam beklentisini arttırmıştır. Konvansiyonel mammografi sırasında 0.1 rad’dan daha az radyasyon alınır.

Mammografi şu konularda fayda sağlar:

1) Muayene ile belirlenemeyen ve neoplazm şüphesi olan hastaların ve lezyonların değerlendirilmesi; Nonpalpabl, mammografide şüpheli lezyonlarda % 10-20 malignansi saptanmıştır. Palpabl lezyonlarda % 20 malignite saptanmayabilir.

2) Multipl kist ya da biyopsi endikasyonunun kesin olmadığı kitlelerin değerlendirilmesi.

3) Segmental mastektomi + Radyoterapi uygulanmış hastaların takibinde

4) Segmental ya da total mastektominin yapıldığı hastalarda kontralateral memenin takibinde

5) Semptomatik ancak memesinde palpabl kitlesi olmayan yağlı ve büyük memelerin değerlendirilmesinde

6) Senkron ya da multisentrik lezyonların değerlendirilmesinde kullanılır.

Nonpalpabl meme kanserlerinin 1/2 – 1/3’ünde memede kalsifikasyon görülür. Bu kalsifikasyonların ancak %50’si klasik maligniteyi düşündürür tarzdadır.

Palpabl kitlesi olan hastaların ancak 1/2’sinde klasik malign mammografi görüntüsüne rastlanır.

Genç hastalarda mammografide kalsifikasyon görülmesi daha anlamlıdır. Kalsifikasyonlar ileri yaşlarda daha sık görülür.

Mammografide maligniteye işaret eden durumlar:

-Parankimal distorsiyon

-Kitle lezyonunun sınırlarının iyi tanımlanamaması

-Malign kalsifikasyon (mikrokalsifikasyon)

-Stellat opasiteler (Yıldızlanma)

-Meme yapısının bozulması

Mammografi ile yalancı (+)’lik oranı: % 10

yalancı (-)’lik oranı: % 6-8

Mammografide görülen lezyonların pekçoğu palpasyonda farkedilmeyebilir.

American Cancer Society, 20 yaşından sonra her kadının memesini muayene etmesini ve 35 yaşından sonra da base-line mammografi çektirmesini öneriyor. 40-50 yaş arasında da 2 yılda bir, 50 yaş üzerinde her yıl mammografi çekilmeli.

  Diğer Yöntemler:

-USG

-Kseromammografi; ışınlarıyla elektrikle yüklü selenyumlu levhalarda görüntüleme

-Magnifikasyon mammografisi: Büyütülmüş mammografi

-Doppler flowmetri

-Termografi

-Lenfosintigrafi, sistomamografi

-MRI

-Duktografi; Meme başından olan serosanjinöz ya da hemorajik akıntının değerlendirilmesinde kullanılır.

-Meme başı akıntısından sitolojik tetkik

-Biyopsi

1. Aspirasyon Biyopsisi (iğne ile 20-22 G), Tru-cut biopsi

2. Açık biyopsi (cerrahi)

a. Eksizyonel

-Gros patolojiler için (palpabl)

-Şüpheli lezyonlar için (nonpalpabl)

b. İnsizyonel

-Hookla (Copans, Bramül, Homer) işaretleme; BT, Mammografi, USG yardımıyla

-Karbonla işaretleme

-Tümör Markerleri: CEA, Ca 15-3

-Direk grafiler: (Met. Takibi)

-Kemik Sintigrafisi: (Met. Takibi)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir